Açılım sürecinin Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak ivme kaybetmesinin ardından bahar aylarında yeni sayfa açılacak. İktidar partisi, topun ayağına geldiğinin farkında. Artık bahane üretmeden söz söylemek zorunda kalacaklar. Hazırlıkların çerçevesi oluşturulurken ‘umut hakkı’ denmeden ‘umut hakkı’ vermekten söz ediliyor!
İktidar partisi kurmayları, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ve cezaevindeki PKK’lıları içine alacak ‘yasa’ konusunda çerçeve çiziyorlar. Net olan tek şey, çalışmanın hiçbir yerinde ‘umut hakkı’ geçmeyecek. Bunun siyasi nedenleri şöyle açıklanıyor;
“Umut hakkı ifadesi hazırlanan taslağın hiçbir yerinde geçmeyecek. Kamuoyu yoklamaları gösterdi ki; toplum umut hakkı ve Öcalan için özel bir düzenleme yapıldığı hissine çok tepkili. Bizim tabanımız bunu kaldırmaz…”
***
Yapılan taslak çalışmada dünya örneklerinden yararlanıldığı ve hazırlığın tecil hakkı üzerine kurulduğu biliniyor. ‘Yeni tecil hakkı’ düzenlemesinin, ‘belirlenen sınırlarda’ cezaevindeki herkesi kapsayacak şekilde planlandığı ifade ediliyor.
‘PKK’lıyı da FETÖ’cüyü de adi suçluyu da kapsasın, ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlardan 20-25 yıl cezasını çekenler (süre konusunda tartışma var), 10 yıllık tecil hakkından yararlansın’ şeklinde uygulanacak’ değerlendirmesi yapılıyor. İddiaya göre yasadaki şartlı salıverme-tecil süreleri yumuşatılacak.
Cumhurbaşkanlığı danışmanlarından Mehmet Uçum’un detaylandırdığı önerinin tam da bunu kapsadığı anlatılıyor. Yani ‘umut hakkı’ demeden umut hakkından yararlandırma formülü.
***
Bu kararın sonuçları tartışma yaratacak tabi. Özellikle adi suçlular, kadın ve çocuk istismarı ve cinayet suçluları dahil olmak üzere kapsama giren herkesi etkileyecek. FETÖ’cüler konusunda da parti içinde tartışma var.
Düzenlemenin mantığını savunanlar, ’Tecil süresinde yapılan değişikliğin, FETÖ’cüleri kapsam dışında tutacağını’ dile getiriyorlar. Bu sistem, daha çok PKK’lılar gibi uzun yıllardan beri hapiste olanlara yarayacak.
AKP’li kaynağın çizdiği çerçeveye göre kesin olan bir şey var ki;
- Metinde umut hakkı geçmeyecek,
- Öcalan için ayrı düzenleme olmayacak.
- Af niteliğinde değil, şartlı salıverme şeklinde uygulanacak.
- Bu şartları taşıyan herkes yararlanacak.
Çalışmalara katılanlar, Öcalan’ın İmralı dışına çıkmadan daha özür yaşamasının alt yapısının sağlanacağını da savunuyorlar.
***
Takvim için ise bahar ayları gösteriliyor. Komisyonun çalışmalarını tamamlamayıp, raporunun TBMM’de görüşülmesinin ardından yasa gündeme gelecek.
Komisyon raporunda, formül olarak ‘umut hakkı’ ifadesi yerine AİHM kararlarının referans gösterileceği, bunun da aynı sonucu doğuracağı yorumları yapılıyor.
CHP’lilerin bu formüle itirazının olmadığı, DEM Partililerin ise ‘umut hakkı’ ifadesinin konulmasında ısrarcı olduğu öne sürülüyor.
***
Bütün bu süreçlerin ardından en geç nisan-mayıs aylarında yasa metninin TBMM Genel Kurul gündemine geleceği savunuluyor. Tabi bu açılım sürecinin cezaevlerinde bulunanlara yönelik adımı. Bu konuda DEM Partililere örgütten çok baskı geldiği de biliniyor.
Ayrıca, ‘suça karışmamış PKK’lıların durumu’, ‘PKK yöneticilerinin durumu’, ‘PKK silahlarının durumu’, ‘Mahmur kampında yaşayan ve kimlikleri bile olmayanların durumu’ gibi birçok başlık bulunuyor. Hepsi masada…