Galatasaray sezona kaldığı yerden başladı mı? Bence hayır.
Sezonun ilk maçı... Rakip Çorum, ligin en yenisi, en acemisi... Kadrosu, koşan ve mücadele eden bir takım...
Galatasaray'ın kadrosu geçen yıl Şampiyonlar Ligi gören, hatta bu 11 ile çıkan takım...
Yani ağır favori... Sahada da öyle oynadılar.
Gel gör ki Galatasaray üretkenlik adına tatmin edici değildi. Rakip çok adamla savunma yapsa da daha sıkı savunma yapan çok takım gördük... Çorum onlardan değildi. Galatasaray’ın ilk yarıdaki baskılı futbolu sonuç alıcı değildi, olmadı da...
Genel olarak konsantrasyon eksikliği vardı. Atılan golden sonraki boş vermişlik iki gol yedirdi.
Sonraki gol arayışları aceleci ve dikkatsizdi. Bir an önce sonuç almak adına savruk hamleler yapıldı. Konsantrasyon eksikliği burada da kendisini gösterdi.
Kulübeden yapılan hamleler Galatasaray’ın oyununa da kalitesine de katkı vermedi.
Takımın en isteklisi Yunus idi. Atılgan, saldırgan, pres yapan... 10 numara pozisyondaydı ama takımın ataklarına yön veren, takımı oynatan, yöneten bir 10 numara değildi. Sara da beklenen oyun kurucu, takımı yöneten görüntüsünde değildi.
Sane saklanarak başladı. Oynamaya karar verdiği anlarda kalitesini de gösterdi, Galatasaray’ın oyun kalitesini de yükseltti. Devamlılık göremedim.
Osimhen'in kafası karışık sanki. Topla net buluşması azdı. Bu onun eksiği miydi, arkadaşlarının onu topla buluşturma eksiği miydi, karışık... Top almaya pek istekli de görmedim. Yine de attığı iki golle “Bu takımın golcüsü kurtarıcısı benim” dedi.
Bence Galatasaray’ın saha içinde bir generale ihtiyacı var. Ve tabii ki konsantrasyona ve motivasyona ihtiyacı var...