YÖK Başkanı Erol Özvar, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, Yükseköğretim Kanunu teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz aldı.

"KAPASİTE İHTİYACI 2020'LERDE TAMAMLANDI, SIRA NİTELİKTE"

Türkiye'de üniversite sayısının 208'i bulduğunu ve Türkiye'nin 2000'li yıllardan sonraki büyük kapasite artışına vaktinde cevap veren ülkelerden biri olduğunu ifade eden Özvar, kalite tartışmalarına değindi.

Özvar, "Elbette bütün dünyada üniversite kapasitesi genişledikçe kalite ve nicelik tartışmaları beraberinde geldi. Türkiye yükseköğretimde kapasite ihtiyacını büyük ölçüde 2020'li yıllarda tamamlamış vaziyettedir. Bundan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, Mecliste bütün partilerimizin dile getirdiği gibi üniversitelerimizin niteliğine yönelik çalışmaların hız ve ağırlık kazanması gerekmektedir" diye konuştu.

ÜNİVERSİTELERİN DÜNYA SIRALAMASI

Üniversitelerin kurumsal kimliklerine zarar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, üniversitelerin uluslararası bağımsız kuruluşların yayınladığı listelerde daha görünür hale geldiğini aktararak, "'Üniversitelerimizin efendim dünya sıralamaları düştü.' Artık yani biz bunu düzelte düzelte emin ol yoğunlukta yani. Sürekli yayınlıyoruz. Kendi listelerimiz değil. Uluslararası listeleri yayınlıyoruz" dedi.

Bugün Türkiye'nin, Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk binde en fazla üniversite temsil eden ülke olduğunu hatırlatan Özvar, "Hepimizin bununla gurur duyması lazım. İlk 500'de tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz sıralamaya girmiş vaziyette. Bunlar üniversitemizin değil ülkemizin milletimizin başarısıdır. Ama biz bunların yeterli olduğunu kesinlikle ifade etmiyoruz. Elbette sorunlarımız var. Üzerine gitmemiz gereken meseleler var" ifadelerini kullandı.

"YURT DIŞINDAN GRUP GELSE, 'NİYE BURADA EĞİTİM VEREBİLİYORSUN' DİYEMİYORDUK"

Komisyona getirilen teklifin monolitik bir reform tasarısı olmadığını, yükseköğretim kurumlarını işleyişteki sorunlara karşı güçlendirmeyi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının getirdiği zaruretleri gidermeyi amaçladığını aktaran Özvar, Sağlık Bakanlığı ile afiliye olan devlet üniversitelerinin döner sermayeden aldıkları payla ilgili düzenlemenin, köklü devlet üniversitelerinin araştırma bütçelerine ciddi kaynak teşkil edeceğini belirtti. İntörnlük aşamasına gelmiş öğrencilerin durumuna da değinen Özvar, bu öğrencilerin uygulamalar kısmını azami süre sınırına takılmadan bitirebilmelerinin önünün açıldığını ifade etti.

Yurt dışı menşeli kurumlara yönelik düzenlemeyi de değerlendiren Özvar, "Şu madde gelene kadar Türkiye'de yurt dışında özel bir grup gelse üniversite eğitimi verse, biz buna 'Sen buna niye burada eğitim verebiliyorsun' diyemiyor idik. İlk defa şimdi bu sizlerin katkısıyla 'Bir dakika diyeceğiz. Durun. Siz bunu yapamazsınız' diyeceğiz" dedi.

Yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencileri aracı kuruluşlara karşı uyaran YÖK Başkanı Özvar, Yükseköğretim Kurulunun ilanlarına rağmen öğrencilerin tanınmayan veya denkliği kabul edilmeyen üniversitelere götürüldüğünü belirterek, "Bu çocuklar sonra maalesef orada eğer tanınmıyor ve denkliği kabul edilmiyor bir üniversiteden buraya geldiğinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya geliyor" dedi. Özvar, e-Devlet üzerinden devletin tanıdığı üniversitelerin teyit edilebileceğini hatırlattı.

ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış hakkındaki iddialara tepki gösteren ve rektörün defaatle basına açıklama yapıp 4 kez savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Özvar, şu ifadeleri kullandı:

- "Kendi adına kul hakkına hayatım boyunca dikkat etmeye çalışmış bir insan olmak istiyorum. Diyor ki (Rektör), 'Üç tane akrabam Şırnak'ta... Ben rektör değilken memur, ben yokken üniversiteye girmiş.' Benden sonra ise iki tane akraba becayiş usulüyle üniversiteye gelmiş vaziyette. Bunu açıkça kamuoyunda deklare ediyor.

- O gazeteci diyor ki 'Facebook'unda bunlar yazılı.' Ya 5 bin tane takipçisi var. Beş bin kişi göremiyor da bir adam mı görüyor Facebook'ta? Yazıktır günahtır. Yani şu kul hakkı meselesine dikkat etmek lazım. Bu arkadaşımız 50-55 yaşlarında, çocuğu olan, ailesi olan, karısı olan bir insan. Siyasal tartışmalar olur da bir de insanların hakları var. Varsa bir şüpheniz YÖK'e bekliyorum. Varsa söyleyin bana. İlk soruşturmayı açacağım ve ilk cezayı vereceğim, şüpheniz olmasın."