Leicester Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen ve Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, basit fiziksel ölçümlerin sağlık risklerini tahmin etmedeki rolü incelendi.
Araştırma kapsamında UK Biobank verileri kullanılarak Birleşik Krallık’ta yaşayan 400 binden fazla yetişkinin sağlık bilgileri analiz edildi. Bilim insanları, erken ölüm riskini öngörmede geleneksel olarak kullanılan yaş, cinsiyet, tansiyon ve kolesterol gibi faktörlerin yanı sıra, günlük hayatta kolayca ölçülebilen bazı fiziksel göstergelerin etkisini değerlendirdi.
Çalışmada yürüme hızı, el kavrama gücü, dinlenme kalp atış hızı, uyku süresi ve boş zamanlarda yapılan fiziksel aktivite olmak üzere beş temel faktör ele alındı. Araştırmacılar, bu göstergeler arasında en güçlü tahmin aracının yürüme hızı olduğunu belirledi.
Bulgular, daha yavaş yürüyen bireylerin erken ölüm riskinin daha yüksek olduğunu, daha hızlı yürüyenlerin ise daha düşük risk taşıdığını gösterdi.
Araştırma özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerde dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Bu grupta yürüme hızının, tansiyon ve kolesterol gibi geleneksel ölçütlerin yerine kullanıldığında bile risk tahmininde daha başarılı olduğu görüldü.
Bilim insanları, yürüme hızının bu kadar güçlü bir gösterge olmasının nedenini, yürüyüşün vücuttaki birçok sistemi aynı anda kullanmasına bağlıyor. Kalp, akciğerler, kaslar ve sinir sistemi birlikte çalıştığı için bu sistemlerden herhangi birindeki sorun, yürüyüş temposunu yavaşlatabiliyor. Bu nedenle yürüme hızı, genel sağlık durumunun bir özeti olarak değerlendiriliyor.