ABD Gizli Servisi, koruma altındaki devlet yetkililerine yönelik tehditlerde "benzeri görülmemiş artış" olduğunu gerekçe göstererek, mevcut güvenlik ortamını "son derece değişken" olarak tanımladı.

Gizli Servis Direktörü Sean Curran, düzenlediği basın toplantısında, ABD içinde oluşabilecek tehditlerle ilgili yükselen risk seviyesinin hem üst düzey federal yetkilileri hem de ülke genelindeki yerel yetkilileri etkilediğini belirtti.

Curran, söz konusu tehdit algısıyla ilgili, "24 yıllık kariyerimde daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim, kelimenin tam anlamıyla rekor seviyede." ifadesini kullanırken, tehditlerdeki benzeri görülmemiş artışı gerekçe göstererek mevcut güvenlik ortamının "son derece değişken" olduğunu vurguladı.

Kurumun, ABD Başkanı'nın bulunduğu yerlere gelişmiş tespit ve önleme sistemlerini de taşıdığını aktaran Curran, bu teknolojilerin bazılarının ülke topraklarında ilk kez kullanıldığını söyledi.

Basın toplantısında konuşan Gizli Servis Direktör Yardımcısı Matthew Quinn de İran'ın, ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef alma niyetini açıkça dile getirmesinin bir "sır olmadığını" belirtti.

Quinn, geçmiş dönemde "eski bir başkanın potansiyel olarak alması gereken finansmanı alamadığını" kabul ederek, kurumun artık kaynak tahsisindeki sorunları bu dönemde düzelttiğini ifade etti.

İnsansız Hava Aracı Sistemlerini (İHA) acil ve en yüksek öncelikli tehdit olarak tanımlayan Quinn, istihbarat verilerine ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi çatışmalardan elde edilen gözlemlere dayanarak, ABD'de de İHA taktiklerinin kullanılmasının "an meselesi" olduğunu kaydetti.

Ulusal Tehdit Değerlendirme Merkezi (NTAC) Başkanı Lina Alathari ise son 25 yılda yapılan araştırmaların, potansiyel saldırganlar için "tek bir belirli profil" bulunmadığını gösterdiğini dile getirdi.

Alathari, en yaygın motivasyonun bir bireye, fikre veya ideolojiye yöneltilmiş bir "hoşnutsuzluk" veya "şikayet" olduğunu kaydetti.