Fakirden faize verdiler!

Bir yıl daha geçti. Takvim değişti ama bazı şeyler değişmedi.

Mesela borç…

Mesela faiz…

Mesela faturanın kime kesildiği…

Her şey rakamlarla başlıyor ama mesele rakam değil.

Mesele yönetim anlayışı...

Geçen yıl devletin topladığı her 100 liralık verginin 18 lira 60 kuruşu faize gitti.

Bu artık bir tahmin değil, bir niyet de değil…

Oldu, bitti.

***

Yani bu ülke 2025’i; okullara sabun koyamayacak kadar eğitimden, sağlıktan, yatırımdan kısarak, faizi ise baş tacı eden bir bütçeyle kapattı.

Sürpriz değildi…

Öyle hedeflendi, bilerek, isteyerek, göz göre göre yapıldı.

Toplam bütçe 14.7 trilyon liraydı, faize ödenen para 2 trilyon 54 milyar lira oldu.

***

Bu ne demek?

Devletin kasasından çıkan her 7 liradan biri, tek bir çivi bile çakmadan, hiçbir yaraya merhem olmadan, sadece alınan borcun faizine gitti.

Bir de bunun aslı var tabii…

Eğitim bütçesi 1.9 trilyon lirada, sağlık bütçesi 1.1 trilyon lirada kaldı.

Bu bir zorunluluk değildi.

Bu, bilinçli bir tercihti.

***

2025’te vergilerin yüzde 62’si dolaylı yollardan cebimizden çıktı.

KDV ve ÖTV tek başına toplam vergi gelirinin yarısını sırtladı.

Bu tablonun meali şu:

Zenginin de yoksulun da aynı oranda KDV ödediği bu sistemde yük asla eşit dağılmadı.

Zengin ödediği vergiyi de, yoksulun ödediği vergiyi de faiz geliri olarak geri aldı.

***

Gelir vergisinin yüzde 93’ü, yine çalışanların maaşından “tık” diye kesildi.

Dev holdinglerin vergileri “istisna”, “muafiyet” denilerek silinirken; senin içtiğin suyun, kullandığın mazotun vergisi faiz borcuna gitti.

Model zaten belli:

Borç stokunun erimesi için “faiz dışı fazla” vereceğiz.

Türkçesi şu:

Daha az tüketeceksin, daha çok vergi vereceksin, devlet daha az hizmet verecek ama borcun faizi tıkır tıkır ödenecek.

***

Ülke o kadar kötü yönetildi ki…

Kahvehaneden Hüsnü Ağabeyi kaldırsan, bu kadarını yapamazdı!

Faiz meselesinin nasıl bir felakete dönüştüğünü görmek için son üç yıla bakmak yeterli.

2024’te devletin faiz gideri 1 trilyon 270 milyar lira oldu.

Bir önceki yıla göre artış yaklaşık yüzde 88.

Yanlış para politikalarının, bozulan güvenin ve pahalı borçlanmanın faturasıydı.

Faiz, bir yılda neredeyse ikiye katlandı.

***

2025 bu tablonun devamı oldu.

Yıl kapandığında faiz gideri 2 trilyon 54 milyar liraya ulaştı.

Artış oranı bu kez yüzde 61.7.

Yani hız kesmedi, sadece şekil değiştirdi.

Ve 2026…

Bütçede faiz için 2 trilyon 742 milyar lira ayrıldı.

Bu, daha şimdiden 2025’in üzerine yüzde 40’lık yeni bir artış demek.

***

Geçmişin hataları kapanmadı, aksine geleceğin bütçesine ipotek kondu.

Faiz artık geçici bir yük değil; kalıcı bir düzen haline geldi.

Hani İstanbul’un dört bir yanına asılan “Senin hayatın gidiyor!” pankartları var ya…

Şimdi o billboardlara bir daha bakın.

Çünkü bu devasa faiz yüküyle, bu adaletsiz vergi sistemiyle ve bu beceriksiz yönetimle giden; muhalefetin değil…

Senin hayatın,

senin geleceğin,

senin çocuklarının rızkı.

SON DAKİKA HABERLERİ

Murat Muratoğlu Diğer Yazıları