Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Çin hükümetinin Avrupalı uçak üreticisi Airbus’a yaklaşık 120 uçaklık bir sipariş vermeye hazırlandığını açıkladı.
Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği yemekli görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Merz, "Çin yönetiminin Airbus firmasından çok sayıda uçak sipariş edeceği bilgisini az önce aldık. Toplamda 120 adede kadar ek uçağın sipariş edilmesi öngörülüyor.” diye konuştu.
Uçakların satın alma fiyatı veya anlaşmanın ne zaman sonuçlanacağına ilişkin ayrıntı vermeyen Merz, bu iş birliğinin büyük bir sinerji yarattığını vurguladı.
Airbus örneğinin bu tür üst düzey diplomatik ziyaretlerin önemini kanıtladığını belirten Merz, diğer Alman şirketleri için de benzer anlaşmaların yolda olduğunu ifade etti.
Merz, "Sonuçlanacak daha fazla sözleşmemiz var." dedi
Başbakanlık düzeyindeki ilk resmi ziyaretinde mevkidaşı Li Çiang ve Devlet Başkanı Cinping ile bir araya gelen Merz, ziyaret kapsamında ekonomi ve tarım alanlarını kapsayan beş farklı hükümetlerarası anlaşmaya da imza attıklarını kaydetti.
Öte yandan, Airbus için stratejik bir öneme sahip olan Çin, Tianjin kentindeki montaj hattıyla özellikle A320 tipi uçakların üretimini yerelleştirmiş durumda.
Pekin yönetimi, geleneksel olarak Airbus ve ABD'li Boeing arasındaki dengeyi koruyarak toplu siparişler veriyor ve bu uçakları devlet hava yolu şirketlerine dağıtıyor.
Analistler, Merz’in bu duyurusunun ABD Başkanı Donald Trump’ın beklenen Çin ziyaretinin hemen öncesinde gelmesine dikkati çekiyor.
ABD'li üretici Boeing’in Trump dönemindeki ticari diplomasiden faydalanma beklentisine karşın, Airbus’ın bu hamlesi Avrupa’nın pazardaki yerini sağlamlaştırma girişimi olarak yorumlanıyor.
İŞBİRLİĞİ MESAJI
Öte yandan Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Şi, görüşmede, uluslararası durumun, İkinci Dünya Savaşı'nın bitişinden bu yana görülen en derin dönüşümden geçtiğini belirterek, "Dünya ne kadar çalkantılı ve karmaşık hale gelirse, Çin ve Almanya'nın stratejik iletişimi güçlendirmesi, karşılıklı stratejik güveni artırması ve çok boyutlu stratejik ortaklığın gelişimini desteklemesi o kadar gerekli hale geliyor." ifadesini kullandı.
Dünyanın en büyük ikinci ve üçüncü ekonomileri Çin ve Almanya arasındaki ilişkilerin yalnızca iki ülkenin çıkarlarıyla sınırlı olmadığını, Avrupa ve dünyaya yayılan bir etkisi olduğunu vurgulayan Şi, iki ülkenin Birleşmiş Milletlerin (BM) merkezi konumunu koruması, çok taraflılığın, uluslararası hukukun, serbest ticaretin, uluslararası dayanışmanın ve işbirliğinin önde gelen savunucuları olması gerektiğini bildirdi.
Şi, Çin'in, Avrupa'nın öz yeterlilik ve güç kazanma çabalarını desteklediğini, Avrupa'nın da Çin ile aynı doğrultuda çalışmasıyla, stratejik ortaklığı sürdürmeyi, açıklık, kapsayıcılık ve kazan kazan ilkelerine bağlı kalarak dünya barışına ve kalkınmasına daha fazla katkı sağlamayı umduklarını ifade etti.
Liderler, 4 yılı geride bırakan Rusya-Ukrayna Savaşı hakkında da görüş alışverişinde bulundu.
Çin lideri, soruna diyalog ve müzakere yoluyla çözüm aranmasının anahtar nitelikte olduğunu, barışın temelinin güçlendirilmesi için tüm tarafların eşit katılımının şart olduğunu, barış iradesinin güçlendirilmesi için tüm tarafların meşru kaygılarına yanıt verilmesi ve kalıcı bir barış mimarisinin inşası için ortak güvenliğin sağlanması gerektiğini vurguladı.
"HER İKİ ÜLKE DE BÜYÜK FAYDA SAĞLAR"
Almanya Başbakanı Merz de uluslararası durumun derin değişimlerden geçtiğini, iki ülkenin küresel zorluklara yanıt vermek üzere önemli sorumluluk yüklenmesi gerektiğini ifade etti.
Almanya'nın Çin ile eş güdümü güçlendirerek serbest ticareti savunmaya ve korumacılığa karşı çıkmaya hazır olduğunu vurgulayan Merz, şunları kaydetti:
"Almanya ile Çin arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Dünyanın en büyük üç ekonomisinden ikisi olan Almanya ve Çin'in ikili işbirliği, ekonomik refahın motoru olma potansiyeline sahip. Bu potansiyel, dengeli ve güvenilir işbirliğiyle değerlendirilebilirse, bundan her iki ülke de büyük fayda sağlayacaktır."
Merz, Çin ile Avrupa Birliği (AB) arasında güvenilir ve tutarlı ekonomik ve ticari ilişkilerin hem iki tarafın da çıkarına olacağını hem de küresel istikrara ve refaha katkı sağlayacağını kaydetti.
"YENİ BÜYÜME MOTORLARI" ÇAĞRISI
Friedrich Merz, Devlet Başkanı Şi ile görüşmesi öncesinde Başbakan Li Çiang ile bir araya geldi.
Başbakan Li, görüşmede Çin'in Almanya ile hükümetler arası istişare gibi mekanizmaları kullanarak kalkınma stratejileri arasındaki uyumu güçlendirmeye, iki ülke arasındaki ticaret bağlarını genişletmeye ve iyileştirmeye hazır olduğunu belirtti.
Li, iki ülkenin otomobiller ve kimyasallar gibi geleneksel işbirliği alanlarının yanı sıra yapay zeka ve biyoilaç gibi yükselen sektörlerde işbirliğini genişletmesi ve ekonomi için yeni büyüme motorları oluşturması çağrısında bulundu.
Çin'in Almanya'dan daha fazla yüksek kaliteli ürün satın alacağını ve Çin şirketlerini Almanya'da yatırım yapmaya teşvik edeceğini belirten Li, Berlin yönetiminden adil, istikrarlı ve öngörülebilir iş ortamı sağlamasını istedi.
Başbakanların görüşmesinin ardından iki ülke arasında, yeşil dönüşüm, gümrükler, spor ve medya gibi alanlarda işbirliği protokolleri imzalandı.
Li ve Merz, Alman ve Çinli iş insanlarının yer aldığı Çin-Almanya Ekonomik Danışma Komitesi toplantısına da birlikte katıldı.
MERZ'İN İLK ÇİN ZİYARETİ
Almanya Başbakanı Merz, Mayıs 2025'te göreve geldiğinden bu yana Çin'e ilk ziyaretini yapıyor.
3 günlük ziyaret için bugün Pekin'e gelen Merz, Çin'in eski imparatorluk sarayı Yasak Şehir'i ve Alman otomotiv devi Mercedes Benz'in merkezini ziyaret edecek.
Pekin'in ardından Hangcou şehrinde temaslarda bulunacak Merz, burada Çinli robotik firması Unitree ile Alman rüzgar türbini üreticisi Siemens Energy'nin merkezlerini gezecek.
Alman Başbakan'a geniş katılımlı bir iş heyetinin de eşlik ettiği ziyaretin gündemini, temelde ekonomik konular oluşturuyor.
ABD'nin tarife politikalarının yol açtığı belirsizlikler, Çin ile istikrarlı ekonomik ilişkiler kurmayı Almanya için giderek daha önemli hale getiriyor.
Öte yandan, Trump'ın Avrupa müttefiklerini savunma konusunda daha fazla sorumluluk almaya zorlayan ve onları Rusya-Ukrayna Savaşı'nın çözüm sürecinde dışlayan tavırlarının transatlantik ittifakında yol açtığı çatlaklar da ziyareti jeopolitik açıdan önemli kılıyor.
BATI YÜZÜNÜ ÇİN'E ÇEVİRDİ
Başbakan Merz, ABD Başkanı Trump'ın tarife politikası ve tek taraflı siyasi adımlarıyla Batılı müttefiklerini yabancılaştırdığı bir dönemde, Çin’i ziyaret eden Batılı liderler kervanına katıldı.
İspanya Kralı 6. Felipe'nin Kasım 2025, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Aralık 2025'teki ziyaretlerinin ardından bu yıl İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer Pekin'i ziyaret etmişti.
Trump’ın eleştirdiği anlaşma askıya alındıDünya