Evde bozulan bir eşya, artık yalnızca teknik bir arıza olarak görülmüyor; vatandaş tamir kararı vermeden önce maliyet hesabı yapıyor. Özellikle elektronik ürünlerde, küçük ev aletlerinde ve beyaz eşyalarda servis ücreti, yedek parça bedeli ve işçilik masrafı birlikte değerlendiriliyor. Ortaya çıkan rakam yeni bir ürünün fiyatına yaklaştığında ise tüketicinin tercihi değişebiliyor.

Daha önce birkaç yıllık bir ürünü tamir ettirerek uzun süre kullanmayı tercih eden vatandaşlar, şimdi “Tamir masrafına değer mi?” sorusuna yanıt arıyor. Ürünün yaşı, arızanın türü ve daha önce kaç kez servis gördüğü de karar sürecinde etkili oluyor. Özellikle sık kullanılan ürünlerde küçük bir arızanın ileride yeni masraflara yol açabileceği düşüncesi, bazı tüketicileri yenisini almaya yöneltiyor.

Buna karşılık her arızada yeni ürün almak da tercih edilmiyor. Daha kaliteli ve yüksek fiyatlı ürünlerde küçük bir parça değişimiyle sorunun giderilebilmesi, tamiri hâlâ cazip bir seçenek haline getiriyor. Bazı tüketiciler ise yetkili servis fiyatlarını yüksek bulduğu için bağımsız tamircilere yöneliyor.

Tamir mi, çöpe mi? Bozulan eşyalar için vatandaşın hesabı değişti - Resim : 1Tamirciler açısından bakıldığında ise arızanın niteliği belirleyici oluyor. Basit bir parça değişimiyle yeniden kullanılabilecek ürünlerin çöpe gönderilmesinin ekonomik bir kayıp olduğu belirtilirken, yüksek maliyetli onarımlarda tüketicinin yeni ürün seçeneğini değerlendirmesi anlaşılır bulunuyor.

Sonuçta bozulan bir eşya için verilen karar, yalnızca bugünkü fiyat üzerinden şekillenmiyor. Vatandaş; tamir ücretini, ürünün kalan kullanım ömrünü, yeni ürünün fiyatını ve garanti imkanlarını birlikte değerlendiriyor. Böylece evlerde yıllardır kullanılan “Bozulduysa tamir ettir” anlayışı, yerini giderek daha hesaplı ve sorgulayıcı bir tüketici davranışına bırakıyor.