İnternette bu konuda “yeniden ısıtılan çay zehirler”, “kanser yapar” veya “toksin oluşturur” gibi çok sayıda iddia bulunuyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, yeniden ısıtılmış çayın tek başına zehirli hale geldiğini göstermiyor. Asıl dikkat edilmesi gereken noktalar ise çayın ne kadar süre bekletildiği, nasıl saklandığı ve hangi sıcaklıkta tüketildiği oluyor.
ÇAYI YENİDEN ISITMAK ZARARLI MI?
Soğuyan çayın yeniden ısıtılması, tek başına çayı tehlikeli bir içeceğe dönüştürmez. Ancak çay uzun süre oda sıcaklığında bekletilmişse durum değişebilir.
Özellikle süt eklenmiş çaylarda bekleme koşulları daha fazla önem kazanır. Mikroorganizmaların çoğalması için uygun sıcaklık ve zaman oluştuğunda gıda güvenliği açısından risk ortaya çıkabilir. Bu nedenle saatlerce mutfak tezgâhında beklemiş çayı yalnızca yeniden kaynatmanın güvenliği garanti edeceği düşünülmemelidir.
ABD Tarım Bakanlığı (USDA), bozulabilir gıdaların oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakılmamasını, ortam sıcaklığının 32,2 dereceyi aştığı durumlarda ise bu sürenin bir saate indirilmesini öneriyor. Kurum ayrıca bazı bakterilerin ürettiği toksinlerin yeniden ısıtmayla ortadan kaldırılamayabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle mesele yalnızca “çayı yeniden ısıtmak” değil, çayın ısıtılmadan önce ne kadar süre ve hangi koşullarda beklediğidir.

SAATLERCE BEKLEYEN ÇAYDA BAKTERİ RİSKİ OLUŞABİLİR
Çayın kendisi steril bir içecek değildir. Çay yapraklarında veya kullanılan su, kap ve ekipmanlarda mikroorganizmalar bulunabilir. Uygun koşullar oluştuğunda bazı mikroorganizmalar çoğalabilir.
Çay üzerinde yapılan bilimsel araştırmalarda da bu konu incelenmiştir. Bir çalışmada farklı kuru çaylara Salmonella bulaştırılarak çeşitli sıcaklık ve demleme koşullarında mikroorganizmanın hayatta kalma durumu araştırıldı. Araştırmacılar, uygun olmayan koşullarda bazı bakterilerin çayda canlılığını koruyabildiğini ve yalnızca evde uygulanan her türlü ısıtmanın mikroorganizmaları tamamen ortadan kaldırmayabileceğini bildirdi.
Burada önemli nokta, söz konusu araştırmaların kontrollü olarak bakterilerle kontamine edilmiş çaylar üzerinde gerçekleştirildiğidir. Bu sonuçlar, normal şartlarda demlenen her çayın bakterilerle kontamine olduğu anlamına gelmez. Ancak çayın uzun süre oda sıcaklığında bırakılmasının neden önerilmediğini anlamaya yardımcı olur.
ASIL DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTA: ÇOK SICAK ÇAY
Çayla ilgili sağlık tartışmalarında yeniden ısıtmaktan çok, çok sıcak çay tüketilmesi konusunda daha güçlü bilimsel veriler bulunuyor.
2019 yılında yayımlanan geniş kapsamlı bir derleme, 96 meta-analizi ve 40 farklı sağlık sonucunu değerlendirdi. Çalışmada genel olarak çay tüketiminin sağlık açısından olumlu veya nötr sonuçlarla ilişkili olduğu, ancak çok sıcak tüketilen çayın farklı bir tablo oluşturabileceği belirtildi. Araştırmacılar, 55-60 derece ve üzerindeki sıcaklıklarda tüketilen çay ile yemek borusu ve mide kanseri riski arasında ilişki bildiren çalışmalar bulunduğunu aktardı.
İran'da 50 bin kişinin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirilen prospektif bir araştırmada da çay içme sıcaklığı ile yemek borusu skuamöz hücreli kanseri arasındaki ilişki incelendi. Araştırmada 60 derece ve üzerindeki çay tüketimi, daha düşük sıcaklıklardaki çaya kıyasla daha yüksek riskle ilişkilendirildi. Ancak bu tür gözlemsel bulgular, tek başına kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamaz.
Bu nedenle çayın yeniden ısıtılmasından çok, ağzı ve yemek borusunu yakacak kadar sıcak tüketilmemesi önem taşıyor.

YENİDEN ISITMA ÇAYIN İÇERİĞİNİ DEĞİŞTİREBİLİR
Çayın içerisinde polifenoller, kafein, amino asitler ve çeşitli uçucu bileşikler bulunuyor. Bu maddelerin bir bölümü çayın tadını, aromasını ve potansiyel biyolojik özelliklerini etkiliyor.
Yakın tarihli deneysel bir araştırmada termal işlemin çaydaki bazı polifenollerin miktarını değiştirebildiği bildirildi. Çalışmada ısıtmanın belirli çay bileşenleri üzerinde değişiklik oluşturduğu görülürken, bazı bileşiklerin ısıya karşı daha dayanıklı olduğu belirlendi. Ancak bu çalışma insanlarda “yeniden ısıtılan çay zararlıdır” sonucunu ortaya koymuyor.
Dolayısıyla çayı birkaç dakika yeniden ısıtmakla, çayı uzun süre yüksek sıcaklığa maruz bırakmak aynı durum değildir.
ÇAYI EN DOĞRU NASIL TÜKETMELİ?
Uzmanların ve gıda güvenliği kuruluşlarının önerileri birlikte değerlendirildiğinde birkaç basit noktaya dikkat etmek yeterli olabilir. Taze demlenen çayın mümkün olduğunca kısa sürede tüketilmesi tercih edilebilir. Artan çayın uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi yerine uygun şekilde soğutulup buzdolabında saklanması daha güvenli bir yaklaşım olacaktır.
Çay yeniden ısıtılacaksa, defalarca kaynatmak yerine yalnızca içilecek miktarın ısıtılması hem lezzetin korunmasına hem de gereksiz ısıl işlemin azaltılmasına yardımcı olabilir. En önemlisi ise çayın kaynar halde içilmemesidir. Bardağa doldurulduktan sonra bir süre beklemek, içme sıcaklığının düşmesini sağlayacaktır.

“YENİDEN ISITILAN ÇAY KANSER YAPAR” İDDİASINA DİKKAT
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan “çay tekrar ısıtıldığında kanserojen hale gelir” iddiasını destekleyen güçlü klinik kanıt bulunmuyor. Bilimsel çalışmalar daha çok çok sıcak içecek tüketimi ile yemek borusu kanseri arasındaki ilişkiye ve uzun süre uygun olmayan koşullarda bekletilen içeceklerde oluşabilecek mikrobiyolojik risklere odaklanıyor.
Kısacası, soğuyan çayı bir kez yeniden ısıtmak otomatik olarak sağlığa zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Ancak saatlerce oda sıcaklığında beklemiş, özellikle süt içeren çayın yeniden ısıtılarak tüketilmesi güvenli bir tercih olmayabilir. Taze hazırlanmış çayı makul bir sıcaklığa düşürdükten sonra içmek ise en basit yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Çay sevenlerin merak ettiği soruya bilimsel yanıt. Sıcak mı soğuk mu?Hayat