Cebinde hiç parası olmayanların yatırım yapamayacağı düşüncesi, finans dünyasındaki en yaygın yanılgılardan biri. Yatırımın yalnızca yüksek gelirlilere özgü olduğu algısının aksine, doğru finansal planlama ve düzenli birikim alışkanlığı sayesinde küçük miktarlar dahi uzun vadede ciddi bir servete dönüşebiliyor.

Parayı yalnızca geleneksel tasarruf hesaplarında bekletmek yerine, büyüme potansiyeli daha yüksek yatırım araçlarına yönlendirmek finansal özgürlüğe ulaşma sürecini hızlandırabiliyor. Örneğin 20 yıl boyunca her ay 100 sterlin (6 bin 563 TL) yatırım yapan bir kişi, yıllık ortalama yüzde 7 getiri varsayımıyla yaklaşık 52 bin sterlinlik (3 milyon 412 bin 900 TL) birikime ulaşabiliyor. Günlük yalnızca 1 sterlinlik (65 TL) yatırım ise 20 yılın sonunda yaklaşık 15 bin sterlin (984.490 TL) değerine ulaşabiliyor.

YATIRIMA BAŞLAMADAN ÖNCE ACİL DURUM FONU OLUŞTURUN

Yatırım sürecine girerken atılması gereken ilk adım, beklenmedik harcamalara karşı 3 ila 6 aylık yaşam giderlerini karşılayabilecek bir acil durum fonu oluşturmak. Bu finansal güvence sağlandıktan sonra Trading 212, Monzo ve Moneybox gibi mikro yatırım uygulamaları üzerinden 1 sterlin gibi küçük tutarlarla veya günlük harcamalardan kalan bozuk paralarla yatırım dünyasına giriş yapılabiliyor.

OTOMATİK BİRİKİMLE BÜTÇEYİ ZORLAMADAN YATIRIM YAPIN

Maaşın hesaba geçtiği gün yatırım hesabına otomatik transfer talimatı vermek, para harcanmadan önce birikim için ayrılmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra ikinci el eşyaların satışından elde edilen gelirleri veya günlük hayatta yapılan küçük tasarruflardan kalan paraları doğrudan yatırım hesabına aktarmak, mevcut bütçeyi zorlamadan birikimin düzenli şekilde büyümesine yardımcı oluyor.

RİSKİ DAĞITIN, DÜŞÜK MALİYETLİ FONLARI DEĞERLENDİRİN

Sınırlı bir bütçeyle yalnızca tek bir hisse senedine yatırım yapmak önemli riskler barındırıyor. Bunun yerine düşük maliyetli Borsa Yatırım Fonları tercih edilebilir. Bu fonlar, yatırımı dünya genelindeki yüzlerce şirkete dağıtarak tek bir şirkete bağlı riskin azaltılmasına yardımcı oluyor. Yatırım hesabı ve işlemler için yüksek ücret ödememek de getirilerin masraflar nedeniyle azalmasını önlüyor. Vergi avantajı sunan hesaplar veya devlet katkılı emeklilik sistemlerinden yararlanmak ise uzun vadeli birikimi daha da güçlendirebiliyor. Kısa vadeli piyasa hareketleri yerine en az 5 yıllık bir yatırım perspektifiyle hareket etmek, bileşik getirinin zaman içindeki etkisini ortaya çıkarıyor.