Hakkında şarkılar, şiirler yazılan İstanbul, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin gözbebeği oldu. Stratejik konumu ve kültürel zenginliğiyle tarihin akışını değiştiren şehir, 3 dönüm noktasıyla hafızalara kazındı.
29 MAYIS 1453 – FATİH İSTANBUL’U FETHETTİ
Fatih Sultan Mehmet, o dönemde Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan ve güçlü surlarıyla “alınamaz” denilen “Konstantinapolis’i” yani İstanbul’u, haftalar süren kuşatmanın ardından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethetti.

Çağ kapatıp çağ açan bu fetihle, Bizans İmparatorluğu sona ererken tarihin akışı değişti.

İstanbul, zamanla Osmanlı Devleti’nin başlıca siyasi, ekonomik ve kültürel merkezlerinden biri haline gelirken şehir, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir merkez oldu.
13 KASIM 1918: İŞGAL GEMİLERİ İSTANBUL’DA
İstanbul’un fethinden seneler sonra, Birinci Dünya Savaşı’ndan ağır bir mağlubiyetle ayrılan Osmanlı Devleti, işgal günlerini yaşadı.

13 Kasım 1918 tarihinde, İtilaf Devletleri’ne bağlı savaş gemileri İstanbul Boğazı’na demirledi.

İngiliz gemilerinin de bulunduğu savaş gemilerini İstanbul Boğazı’nda gören Mustafa Kemal Atatürk, o tarihi cümleyi söyleyecekti: Geldikleri gibi giderler.
6 EKİM 1923: ATATÜRK İSTANBUL’U YENİDEN FETHETTİ
Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk milleti tarafından verilen Milli Mücadele, 30 Ağustos 1922 tarihinde kazanılan Büyük Taarruz Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin ardından zaferle sonuçlandı.

11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan Mudanya Mütarekesi ve 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, İstanbul’un işgalden kurtuluşunun önünü açtı.

İşgal kuvvetleri, 2 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılırken 6 Ekim 1923 tarihinde, Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri İstanbul’a girdi.

Böylece İstanbul’da işgal dönemi sona erdi. Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’u işgalden kurtararak şehri yeniden fethetti.
