Eski Türkiye güzeli Fatoş Seğmen, kısa süre içinde yaşadığı iki büyük kayıpla sarsıldı. Geçen yıl ağustos ayında iş insanı eşi Bülent Erdoğan'ı kaybeden Seğmen, bu kez 4,5 yaşındaki kızı Alya Erdoğan'ın vefatıyla evlat acısı yaşadı. Ünlü isim, kızının ardından yaptığı açıklamada hem yaşadıkları zorlu tedavi sürecini hem de minik Alya'yla son anlarını anlattı.
"24 SAAT YANINDAYDIM"
44 yaşındaki Fatoş Seğmen, kızının kronik hastalığı nedeniyle uzun yıllar mücadele ettiğini belirtti. Alya'nın 8 aylıkken kronik bir rahatsızlıkla karşı karşıya kaldığını anlatan Seğmen, en ufak bir soğuk algınlığında bile kızının durumunun ağırlaştığını söyledi.
Kızının iki kez entübe edildiğini belirten Seğmen, tüm zorluklara rağmen Alya'nın güçlü bir şekilde iyileştiğini ve birlikte güzel günler geçirdiklerini ifade etti.
Seğmen, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Evlat acısı hiçbir acıya benzemiyor. Kızım minik bedeniyle çok büyük acılara karşı savaş verdi. 24 saat yanındaydım. 4,5 yılı üçle çarpın. 8 aylıktan itibaren kronik hastalığı vardı. En ufak bir soğuk algınlığında ya da Almanya'ya gidip geldiğimizde fenalaşıyordu. 2 kez entübe edildi. Bütün bu rahatsızlıklardan çok güçlü bir şekilde çıktı. Geçen 21 Şubat'ta girdiğimiz hastaneden 25 Mayıs'ta alkışlarla çıktık. Beraber Çeşme'de çok güzel bir yaz geçirdik."

"GÖZÜMÜN İÇİNE ÖYLE BİR BAKTI Kİ"
Kızının rutin kontrol sırasında kaptığı virüs nedeniyle yeniden ağırlaştığını anlatan Seğmen, Alya'nın sol akciğerinin tamamen kapandığını ve ventilatör desteğiyle yaşatılmaya çalışıldığını söyledi.
Tedavi sürecinde özel hastanelerin kızını kabul etmediğini belirten Seğmen, Alya'nın İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi gördüğünü aktardı. Küçük kızın yaşadığı zorlu süreçten çok yorulduğunu dile getiren anne, son anlarını ise şu sözlerle anlattı:
"Ancak rutin kontrolde bir virüs kaptığı anlaşıldı. Sol akciğeri tamamen kapandı. Ventilatör desteğiyle yaşatılıyordu. Hiçbir özel hastane Alya'yı almadı. İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi gördü. O iğneleri olmaktan, aynı süreçleri tekrar tekrar yaşamaktan çok yoruldu. Gözümün içine öyle bir baktı ki, o yorgunluğu gördüm. Yoğun bakım odasından çıktım, bir adım attım, haberi geldi. Evladımın kalbi durmuş. Buraya kadarmış."
Alya'nın yaşadığı acılara ve tedavi sürecine değinen Seğmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Alya yaşamak istemedi. Ondan o bencilliği de isteyemezdim. Bazen ne kadar savaşırsan savaş sonucu değiştiremiyorsun…"
"MÜMKÜN OLSA ONA KALBİMİ VERİRDİM"
Kızının kaybının ardından büyük bir acı yaşadığını belirten Fatoş Seğmen, Alya'nın anılarıyla hayata tutunmaya çalıştığını söyledi. Ağlama krizleri geçirdiğini anlatan anne, kızının kendisini üzgün görmek istemediğini de dile getirdi.
Seğmen, yaşadığı acıya rağmen yaşamaktan vazgeçmeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Acım çok yeni, ağlama krizleri geçiriyorum. Alya ağlamamı hiç istemezdi, gözyaşlarımı kendisi silerdi. Bu nedenle yaşamaktan vazgeçmeyeceğim. O benim için ölümsüz. Çok akıllıydı benim evladım. Mutlaka bir gün kavuşacağız. Bana annelik gibi muhteşem bir duyguyu yaşattı. Mümkün olsa ona kalbimi verirdim ama olmadı işte…"

KIZINA VEDA ETMİŞTİ
Fatoş Seğmen, kızının vefatının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla da duygularını dile getirmişti. Annelik duygusunun hayatındaki en güzel his olduğunu belirten Seğmen, Alya'ya şu sözlerle veda etmişti:
"Canım kızım, sen bana annelik duygusunun hayatımdaki en güzel duygu olduğunu öğrettin. Mekânın cennet olsun. Seni çok ama çok seviyorum, her zaman kalbimde yaşayacaksın meleğim."
Alya Erdoğan'ın cenazesinin, Narlıdere Merkez Camii'nde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Narlıdere Yukarı Mezarlığı'nda toprağa verileceği duyurulmuştu.