Uykusuzluk, günlük yaşamın en önemli sorunlarından biri haline gelirken özellikle araç kullanan kişiler açısından ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Gece boyunca yeterince dinlenemeyen bir sürücü, kendisini iyi hissetse bile dikkat ve tepki verme konusunda normal performansının gerisine düşebiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), uykulu araç kullanmanın reaksiyon süresini yavaşlatabildiğini, dikkati ve karar verme becerisini bozabildiğini belirtiyor.

“SÜRÜCÜ FARKINA VARAMIYOR”

Uykusuzluğun en büyük tehlikelerinden biri, sürücünün ne kadar yorgun olduğunun farkına varamaması. Özellikle uzun ve monoton yollarda göz kapaklarının ağırlaşması, sık esneme, şerit çizgisinden uzaklaşma, trafik levhalarını veya çıkışları kaçırma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Her sürücünün korkulu rüyası. Faciaya davet çıkartıyor - Resim : 1

Uyku eksikliği ilerledikçe birkaç saniyelik kısa süreli uyku atakları olarak tanımlanan "mikro uykular" da meydana gelebiliyor. Bu sırada sürücünün gözleri açık görünse bile dikkat ve tepki verme kapasitesi ciddi biçimde azalabiliyor. Bu nedenle uykulu halde araç kullanmak, yalnızca sürücüyü değil araçtaki diğer kişileri ve trafikteki diğer yol kullanıcılarını da tehlikeye atıyor.

UZMANDAN KRİTİK UYARI

İngiliz nörobilimci ve uyku bilimcisi Prof. Dr. Matthew Walker, uykusuzluğun özellikle araç kullanırken oluşturduğu tehlikeye dikkat çeken uzmanlar arasında yer alıyor. Walker, uykusuz sürücülerde ortaya çıkabilen mikro uykuların direksiyon başında ciddi risk oluşturabileceğini belirtiyor. Ayrıca kişi kendisini yeterince iyi hissediyor olsa bile uykusuzluğun performansını objektif olarak düşürebileceğini ifade ediyor.

Walker'ın değerlendirmelerine göre uykusuzluk, özellikle reaksiyon süresini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum ani fren yapılması veya beklenmedik bir trafik olayına tepki verilmesi gereken anlarda büyük önem taşıyor.

YAPILMASI GEREKENLER

Sürekli uyku problemi yaşayan kişilerin öncelikle düzenli bir uyku düzeni oluşturmaya çalışması önem taşıyor. Her gün mümkün olduğunca benzer saatlerde yatıp kalkmak, yatmadan önce zihni ve bedeni dinlendirecek bir ortam oluşturmak ve gece uykusunu bölmeye neden olan alışkanlıkları azaltmak faydalı olabilir.

Bunun yanında uzun süren veya günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen uyku sorunları göz ardı edilmemeli. Gündüz aşırı uyku hali yaşayan, yeterince uyuduğu halde sürekli yorgun hisseden veya gece uykusu sık sık bölünen kişilerin bir sağlık profesyoneline başvurması gerekiyor. Altta yatan uyku bozukluklarının belirlenmesi, sorunun uygun şekilde ele alınmasına yardımcı olabilir.

Her sürücünün korkulu rüyası. Faciaya davet çıkartıyor - Resim : 2

"ARACINI ACİL DURDURMALI"

En önemli kural, uykuyu bastırmaya çalışarak sürüşe devam etmemek. Sürücü esnemeye başladıysa, gözlerini açık tutmakta zorlanıyorsa veya dikkatinin dağıldığını hissediyorsa mümkün olan en kısa sürede güvenli bir yerde durmalı ve dinlenmelidir.

Özellikle uzun yolculuklarda düzenli molalar vermek önem taşıyor. Sleep Foundation, uykululuk hisseden sürücülerin güvenli ve uygun bir noktada araçlarını durdurmasını ve kısa bir uyku molası vermesini öneriyor. Kafein kısa süreli bir uyanıklık sağlayabilse de tek başına yeterli bir çözüm olarak görülmemeli.

Kısacası uykusuzluk, "Biraz daha dayanırım" denilerek hafife alınabilecek bir durum değil. Özellikle direksiyon başında ortaya çıkan uyku hali, sürücünün tepki verme ve karar alma becerisini etkileyebileceğinden, en güvenli tercih sürüşe ara vermek ve yeterince dinlenmektir.