Bilişsel sağlığa katkı sağlayacağı düşüncesiyle kullanılan balık yağı takviyeleri, yeni bir araştırmayla yeniden mercek altına alındı. ABD’de yaklaşık 19 milyon yetişkinin kullandığı balık yağı, özellikle 60 yaş üzerindeki kişilerin yaklaşık beşte biri tarafından tercih ediliyor.

ABD’de en çok kullanılan beş takviyeden biri olan balık yağının küresel pazarının değeri ise 3,4 milyar dolara ulaşıyor. Ancak yeni araştırma, takviyenin özellikle Alzheimer hastalığını önlemedeki rolü konusunda soru işaretlerini artırdı.

University of Southern California (USC) Center for Personalized Brain Health Direktörü ve araştırmanın başındaki isim Dr. Hussein Naji Yassine, Alzheimer’ı önleyecek tek bir çözüm bulunmasının herkesin isteği olduğunu belirterek, araştırma sonuçlarının balık yağı takviyelerinin beyin sağlığını koruyor gibi görünmediğini ortaya koyduğunu söyledi.

Herkesin kullandığı takviyeyle ilgili ezber bozan araştırma. Bir faydası olmadığı ortaya çıktı - Resim : 1

BALIK YAĞI NEDEN BU KADAR POPÜLER?

İnsanların yaşlanmayla birlikte bilişsel gerilemeye karşı daha kolay ve etkili yöntemler araması, balık yağı takviyelerine olan ilgiyi artırıyor. ABD’de yaklaşık her 9 kişiden 1’ini etkileyen bilişsel gerileme riski nedeniyle, beyin sağlığını korumaya yönelik ürünlere ilgi giderek önem kazanıyor.

Balık tüketen insanların genel olarak sağlıklı olduğu düşüncesinden hareketle, balığın yoğunlaştırılmış bir formunun da benzer faydalar sağlayabileceği fikri uzun süredir varlığını sürdürüyor. Bu düşüncenin köklerinin antik döneme kadar uzandığı, zamanla özellikle kuşaklar boyunca evlerde yaygınlaştığı belirtiliyor.

Balık yağı, EPA ve DHA gibi omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarından biri. Omega-3 yağ asitlerinin hücre fonksiyonlarının yanı sıra göz, kalp ve eklem sağlığını desteklediği biliniyor.

Dr. Yassine ise omega-3 yağ asitlerinin bilişsel işlevler açısından gerekli olan beyin hücreleri arasındaki bağlantıların oluşumunda önemli rol oynadığını, ancak araştırma sonuçlarının Alzheimer’ı önlemek amacıyla balık yağı takviyesi kullanılmasını desteklemediğini belirtti.

Herkesin kullandığı takviyeyle ilgili ezber bozan araştırma. Bir faydası olmadığı ortaya çıktı - Resim : 2

İKİ YILLIK ÇALIŞMADA BİLİŞSEL FAYDA GÖRÜLMEDİ

USC araştırmacıları, 55 ila 80 yaş arasındaki 365 kişiyi araştırmaya dahil etti. Balık tüketmeyen ve Alzheimer açısından yüksek risk taşıyan katılımcılara iki yıl boyunca her gün balık yağı verildi.

Takviyenin katılımcıların merkezi sinir sistemine ulaştığı tespit edildi. Ancak buna rağmen balık yağı kullanan kişilerin bilişsel testlerde daha iyi performans göstermediği görüldü. Ayrıca hafızaların oluşması ve depolanmasında önemli rol oynayan beynin bir bölümündeki küçülmenin de yavaşlamadığı belirlendi.

Araştırmacılar katılımcıların hafıza, dikkat ve dil becerileri gibi bilişsel işlevlerini değerlendirdi. Balık yağı kullananlarla plasebo alanlar arasında performans açısından anlamlı bir fark tespit edilmedi.

Çalışmada ayrıca hipokampus bölgesine de odaklanıldı. Alzheimer gelişirken doku kaybının erken görüldüğü bölgelerden biri olan hipokampusta, iki grup arasında beyin dokusu kaybı bakımından herhangi bir farklılık bulunmadı.

Herkesin kullandığı takviyeyle ilgili ezber bozan araştırma. Bir faydası olmadığı ortaya çıktı - Resim : 3

ÖNCEKİ ARAŞTIRMALAR DA BALIK YAĞIYLA İLGİLİ SORU İŞARETLERİ YARATMIŞTI

Daha önce yapılan bazı çalışmalar da balık yağı takviyelerinin yaşam süresini uzatma veya kalp sağlığını koruma açısından fayda sağlamadığını ortaya koymuştu.

Bazı araştırmalarda balık yağı kullanımının düzensiz kalp ritmi ve felç riskini artırabileceği ve beyin hasarı sonrasında iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceği öne sürülmüştü.

Yeni araştırmanın sonuçları eBioMedicine dergisinde yayımlandı.

ALZHEIMER RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN BAŞKA YOLLAR ÖNERİLİYOR

Vücudun omega-3 yağ asitlerini kendisinin üretememesi nedeniyle bu yağların besinler veya takviyeler yoluyla alınması gerekiyor. Ancak araştırmanın yazarları, Alzheimer riskine karşı yalnızca balık yağı takviyelerine güvenmek yerine farklı yaklaşımlara yönelmenin daha doğru olabileceğini belirtiyor.

Yassine, sağlıklı yaşam tarzını beynin düzenli bakımına benzetti. Vücudun diğer bölgelerindeki sağlık sorunlarının kontrol altına alınmamasının beynin işlevlerini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Bu kapsamda yeterli egzersiz yapmak, tansiyonu kontrol altında tutmak ve bilişsel egzersizlere yönelmek öneriliyor.

Araştırmada yer verilen bilgilere göre, günde yalnızca 3 bin 800 adım yürümek demans riskini yüzde 25 azaltabiliyor. Tansiyonun kontrol altında tutulmasının ise kişinin demans geçirmeden yaşayabileceği süreyi 13 yıla kadar uzatabileceği belirtiliyor.

Araştırmacılar ayrıca balığı kapsül şeklinde almak yerine, balığın Akdeniz tipi beslenmenin bir parçası olarak tüketilmesini öneriyor. Bu beslenme modelinde balığın yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kuruyemişler ve zeytinyağı da öne çıkıyor.