Hepimiz hasta olduğumuzda doktorun yazdığı o sihirli hapı yuttuğumuz an kendimizi daha iyi hissetmeye başlarız. Peki ya o hapın içinde iyileştirici hiçbir madde yoksa? Sadece biraz şeker veya nişastadan ibaretse?

Modern tıp, yüzyıllardır "plasebo etkisi" dediğimiz bu akıl almaz durumu çözmeye çalışıyor. Bazen sadece iyileşeceğinize inanmanız, beyninizin vücuda iyileşme sinyalleri göndermesi için yetiyor.

İşte bilim insanlarını bile hayrete düşüren, insan zihninin bedene nasıl hükmettiğini kanıtlayan en çarpıcı olaylar...

HİÇ YAPILMAYAN “SAHTE” DİZ AMELİYATI

2002 yılında Dr. Bruce Moseley, şiddetli diz kireçlenmesi olan hastalarla sınırları zorlayan bir deneye imza attı. Hastaların bir kısmına gerçek ameliyat yapıldı, diğerlerine ise sadece "yapılıyormuş gibi" davranıldı. Sahte ameliyat grubuna anestezi verildi, dizlerine üç küçük çizik atıldı ve ameliyathane sesleri (su sıçratma, neşter sesleri vb.) dinletildi.

Sonuç? Sahte ameliyat olanlar da gerçek ameliyat olanlar kadar acılarından kurtuldu. Hatta yıllar sonra bile sahte operasyon geçiren bazı hastalar merdivenleri koşarak çıkabiliyordu.

İÇMEDEN SARHOŞ OLANLARIN PARTİSİ

Modern tıbbı şaşkına çeviren olaylar: Sahte ilaçlar nasıl gerçek hastalıkları iyileştirdi? - Resim : 1

Psikologların kurduğu sahte bir bara davet edilen katılımcılara, "alkollü" olduğu söylenen ama içinde tek damla alkol bulunmayan, sadece kokusu benzesin diye bardağın kenarına biraz içki sürülmüş meyve suları ikram edildi.

Dakikalar içinde ortam ısındı. İnsanlar yüksek sesle gülmeye, yalpalamaya ve tıpkı sarhoşlar gibi davranmaya başladı. Hatta koordinasyon testlerinde bile başarısız oldular. İşin sırrı beyindeydi: Alkol aldıklarına inandıkları için beyinleri o sosyal ortama uygun tepkiler veriyordu.

KANSERİ “İNANÇLA” YENEN ADAM

1950'lerde lenf kanseri son aşamada olan ve her yeri tümörlerle kaplı Bay Wright'ın hikayesi tıp tarihine geçti. Kendisine yeni ve mucizevi bir ilaç olan "Krebiozen"in iyi geleceğine o kadar inanmıştı ki, doktoru sadece onu kırmamak için ilacı verdi. İnanılmaz bir şekilde tümörleri küçüldü ve adam ayaklandı.

Ancak Wright, ilacın aslında işe yaramadığını yazan haberleri okuyunca tümörler tekrar büyüdü. Doktoru bu kez ona "ilacın daha iyi bir versiyonu" diyerek sadece su (salin) enjekte etti. Wright tekrar iyileşti! Ta ki ilacın tamamen fiyasko olduğu kesinleşene kadar…

RENGİN PSİKOLOJİSİ: MAVİ Mİ KIRMIZI MI?

Modern tıbbı şaşkına çeviren olaylar: Sahte ilaçlar nasıl gerçek hastalıkları iyileştirdi? - Resim : 2

İlaç şirketlerinin hapların renklerini tesadüfen seçtiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Araştırmalar, hiçbir etken maddesi olmayan hapların bile rengine göre etki ettiğini gösteriyor. Hastalara verilen sahte "mavi" haplar, sakinleştirici etkisi yaratarak anksiyeteyi ve uykusuzluğu çözüyor. Çünkü beyin maviyi huzurla eşleştiriyor. Kırmızı veya sarı haplar ise kişiye enerji verip uyanık hissettiriyor.

AÇIK AÇIK SÖYLENSE BİLE İŞE YARIYOR

Plasebonun en garip tarafı şu: Hastaya "Bu hapın içinde hiçbir şey yok, bu bir plasebo" deseniz bile işe yarıyor. 2010'larda yapılan araştırmalarda kronik sırt ağrısı veya bağırsak sendromu çeken hastalara sahte oldukları açıkça söylenen haplar verildi. Sadece doktora gitme, reçete alma ve düzenli hap yutma "ritüeli" bile beyni tetikledi ve hastaların şikayetleri ciddi oranda azaldı.

VÜCUDUN DOĞAL AĞRI KESİCİSİ: MORFİN YANILGISI

Modern tıbbı şaşkına çeviren olaylar: Sahte ilaçlar nasıl gerçek hastalıkları iyileştirdi? - Resim : 3

Ameliyat sonrası şiddetli ağrı çeken hastalara sürekli morfin verilir. Bir süre sonra doktorlar, hastaya söylemeden morfin yerine sadece tuzlu su (salin) enjekte eder. Ancak hastalar ağrılarının yine tamamen geçtiğini söyler. Çünkü beyin, iğnenin battığı anı "ağrı kesilecek" beklentisiyle eşleştirmiştir ve kendi doğal ağrı kesicilerini (endorfin) anında salgılar. Yani şifa, dışarıdan gelen bir kimyasaldan çok, insanın kendi beyninin içindedir.