The Dorchester, Katarlı kraliyet ailesi mensubu Şeyh Nasser bin Abdullah al-Thani’nin 458 bin sterlinlik (30 milyon TL) borcu için mahkemeye başvurdu. Mahkeme, borcun tahsili için şehre ait sınırlı üretim Fiat 500’ün satışına izin verdi.
Londra’nın dünyaca ünlü lüks otellerinden The Dorchester, Katarlı kraliyet ailesi mensubu Şeyh Nasser bin Abdullah al-Thani’nin ödemeden kaçtığı yüz binlerce sterlinlik borcun peşine düştü. Otelin açtığı dava sonucunda mahkeme, yaklaşık 458 bin sterlinlik (30 milyon TL) borcun tahsili için Şeyh al-Thani’ye ait özel Mayfair’de bulunan beş yıldızlı The Dorchester’ın başvurusunu değerlendiren Central London County Court, otelin alacağı yönündeki talebini kabul etti. Mahkeme belgelerine göre alacak; otel odaları ve oda harcamaları için 198 bin 180 sterlin, buna ilişkin 3 bin 266 sterlin faiz ve ayrıca 256 bin 627 sterlinlik başka bir kalemden oluşuyor. Toplam borç ise yaklaşık 458 bin sterline ulaşıyor.

Mahkemenin verdiği ayrı bir kararla, Şeyh al-Thani’nin sahip olduğu 2011 model Fiat 500 Abarth Tributo Ferrari isimli sınırlı üretim otomobilin satılmasının da önü açıldı.
Turbo motoru, yarış otomobillerini andıran çizgileri ve Ferrari temasıyla dikkat çeken özel modelin ikinci el piyasa değerinin yaklaşık 23 bin 500 sterlin seviyesinde olduğu belirtildi. Bu nedenle otomobilin satılması halinde elde edilecek gelir, Şeyh al-Thani’nin The Dorchester’a olan borcunun yalnızca küçük bir kısmını karşılayabilecek.
Al-Thani’nin sosyal medya paylaşımları ise lüks otomobillere olan ilgisini ortaya koydu. Şeyhin Instagram hesabında, yalnızca 25 adet üretilen Mirage GT ile mor renkli, turuncu detaylara sahip Lamborghini Aventador gibi son derece pahalı otomobillerin fotoğrafları bulunuyor.
Al-Thani, 2015 yılında Lamborghini Aventador’unu The Dorchester’ın önünde park edilmiş halde gösteren bir fotoğraf da paylaşmıştı.
Şeyhin Londra’daki otelde uzun süre konakladığı belirtildi. The Dorchester’da odaların gecelik fiyatları yaklaşık 1.000 sterlinden başlayıp 8 bin sterlinin üzerine çıkabiliyor. Otelin bazı uzun süreli rezervasyonlarda ise kesintisiz konaklamayı 30 günle sınırlandırdığı aktarıldı.
Al-Thani’nin sosyal medya hesabında dünyanın farklı kentlerindeki başka lüks otellerden paylaşımlar da yer alıyor. Bunlar arasında Cenevre’de Mandarin Oriental, Paris’te Shangri-La ve Kuveyt’te Jumeirah Messilah Beach Hotel & Spa bulunuyor.
SORUŞTURMAYLA GÜNDEME GELMİŞTİ
Şeyh Nasser bin Abdullah al-Thani’nin adı daha önce İspanya’daki futbol kulübü Malaga FC ile bağlantılı bir soruşturmayla da gündeme gelmişti. Al-Thani, bir dönem kulübün başkan yardımcılığı görevini yürütmüştü. Ancak Avrupa'da bu yıl hakkında, babası Abdullah ve kardeşleri Nayef ile Rakan ile birlikte bir yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.
İddialara göre dört isim, kulüpteki fonları usulsüz şekilde kullanmakla suçlanıyor. Abdullah al-Thani, Malaga FC'nin çoğunluk hissedarı konumundaydı.
İspanya’da bir hakim, 2020 yılında dört ismin kulüp yönetimindeki görevlerinden alınmasına karar vermişti.
Malaga da finansal kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle geçici olarak Avrupa kupalarından men edilmişti.
İspanyol savcılar, dört kişi için ayrı ayrı yaklaşık 14,5 yıl hapis cezası talep etti. Savcılığa göre kulüpte oluşan zararın büyüklüğü ise 14,3 milyon euro, yani yaklaşık 12,3 milyon sterlin seviyesinde.
Yetkililerin, aile üyelerinin izini Almanya’nın Münih kentinde bulduğu ve daha sonra İngiltere’ye geldiklerinin belirlendiği öne sürülmüştü.
The Dorchester’ın açtığı davada ise Şeyh al-Thani’nin Londra’daki duruşmaya katılmadığı ve kendisini temsil edecek bir avukat da göndermediği belirtildi. Mahkeme belgelerinde kendisinin adresi Doha’daki Al Wajiba Palace olarak gösterildi.
Şeyhin avukatları ise mahkeme kararına itiraz etmeye hazırlanıyor. Avukatlar, al-Thani’nin davadan ancak kısa süre önce haberdar olduğunu, dava belgelerinin kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ve otelin talep ettiği miktarın da tartışmalı olduğunu savundu.
Al-Thani’nin hukuk ekibi, “Şeyh al-Thani bu yargılamalardan ancak yakın zamanda haberdar oldu. Süreç
kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmedi. The Dorchester otelinin talep ettiği miktara itiraz ediliyor ve Şeyh al-Thani kararı iptal ettirmek için gerekli adımları atacaktır” açıklamasını yaptı.
Davada dikkat çeken bir başka ayrıntı ise otelin mülkiyeti. The Dorchester, Brunei hükümetine bağlı Brunei Investment Agency tarafından işletilen bir yatırım portföyünün parçası.
Katarlı Al-Thani ailesinin ise Londra'nın lüks otel sektöründe kendisi de güçlü bağlantıları bulunuyor. Eski Katar Başbakanı Şeyh Hamad bin Jassim bin Jaber al-Thani öncülüğündeki Katarlı yatırımcılar, Maybourne Hotel Group üzerinde kontrol sahibi. Grup, Londra'nın en prestijli otelleri arasında gösterilen Claridge’s, The Connaught ve The Berkeley gibi otelleri işletiyor.
The Dorchester ve otelin hukuk bürosu Gordons Partnership ise dava hakkında yorum yapmayı reddetti