Küresel finans piyasalarında yaz aylarında azalan işlem hacmi, para politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik risklerin sert fiyat hareketlerine yol açabileceği değerlendiriliyor.
İngiliz Financial Times gazetesinde Katie Martin imzasıyla yayımlanan yazıda, kuzey yarımkürede yaz döneminde kıdemli yatırımcı ve işlemcilerin piyasalardan uzaklaşmasıyla işlem hacimlerinin gerilediği, bunun da hisse senedi, tahvil ve döviz piyasalarında oynaklığı artırdığı belirtildi.
Düşen likidite nedeniyle sınırlı haber akışının dahi varlık fiyatlarında olağan dışı hareketlere neden olabileceği ifade edilen yazıda, 2024 yazında ABD enflasyon verilerinin ardından doların sert gerilediği, yenin hızla değerlendiği ve Japonya borsasının bir günde yüzde 12 düştüğü hatırlatıldı.
Barclays Stratejisti Emmanuel Cau’nun küresel hisse senedi piyasalarının "tehlikeli bir yaz dönemine" girdiği yönündeki değerlendirmesine yer verilen yazıda, ikinci çeyrek bilanço sezonunun da fiyatlamalar açısından kritik olacağı vurgulandı.
FED’İN YENİ İLETİŞİM TARZI BELİRSİZLİK YARATIYOR
Piyasalar açısından ilk önemli risk başlığını ABD Merkez Bankasının (Fed) izleyeceği para politikası oluşturuyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın, bankanın gelecekte atacağı adımlara ilişkin daha sınırlı yönlendirme yapmayı amaçlayan iletişim yaklaşımının yatırımcıların para politikasını öngörmesini zorlaştırdığı kaydedildi.
Warsh’ın reform gündemi ile İran çevresindeki jeopolitik risklerin aynı döneme denk gelmesinin, petrol fiyatları ve enflasyon görünümü üzerinden Fed’in kararlarını daha karmaşık hale getirebileceği belirtildi.
ABD tahvillerinde hafta içinde görülen satışlarda da yatırımcıların, petrol fiyatlarındaki yükselişin Fed politikası üzerindeki etkisini kestirememesinin rol oynadığı aktarıldı.
State Street Investment Management Üst Yöneticisi Yie-Hsin Hung, Fed’in bundan sonraki adımlarının okunmasının daha zor hale geleceğini, bunun da piyasalarda oynaklık ve belirsizlik yaratacağını ifade etti.
İran’daki çatışmaların yeniden tırmanmasının enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki baskıyı artırarak söz konusu belirsizliği daha görünür hale getirebileceği bildirildi.
JAPON YENİNDE MÜDAHALE VE CARRY TRADE RİSKİ
Bir diğer risk alanı olarak Japon yeni öne çıktı.
Doların yen karşısında 162 seviyesini aşmasıyla Japon para biriminin yaklaşık 40 yılın en düşük düzeyine gerilediği belirtilirken, yatırımcıların Japonya Merkez Bankasının faiz artırımlarında temkinli davranacağı beklentisini fiyatladığı aktarıldı.
Yendeki değer kaybının sürmesi halinde Japon makamlarının döviz piyasasına müdahale edebileceğine işaret edilen yazıda, böyle bir adım kapsamında dolar cinsi varlıkların, özellikle de ABD tahvillerinin satılmasının küresel borçlanma piyasalarında dalgalanma yaratabileceği ifade edildi.
Düşük faizli yen üzerinden borçlanarak farklı varlıklara yatırım yapılmasına dayanan "carry trade" işlemleri de piyasalardaki önemli kırılganlıklardan biri olarak gösterildi.
Yenin hızlı şekilde değer kazanması halinde bu işlemlerin çözülmesinin, farklı varlık sınıflarında satış baskısını artırabileceği ve etkisinin önceden tahmin edilmesi güç piyasalara yayılabileceği kaydedildi.
İngiltere Merkez Bankasının da son aylarda hisse senedi piyasalarındaki yükselişte borçlanarak yapılan yatırımların etkisinin arttığına dikkati çektiği bildirildi.
ALTIN, PETROL VE TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE SERT YÖN DEĞİŞİMİ
Küresel ekonominin görünümüne ilişkin yatırımcı güveninin zayıflaması da yaz dönemindeki riskleri artıran unsurlar arasında gösterildi.
Yılın başında öne çıkan bazı yatırım eğilimlerinin kısa sürede tersine döndüğü belirtilen yazıda, jeopolitik risklere rağmen petrol fiyatlarının gerilediği, 2026’nın ilk aylarında güçlü yükseliş kaydeden altının ise yüzde 11’i aşan düşüşle 2008’den bu yana en kötü aylık performansını sergilediği aktarıldı.
Uzun süredir küresel borsalara öncülük eden büyük teknoloji şirketlerinde de sert değer kayıpları yaşandığına işaret edildi.
Barclays hesaplamalarına göre Apple, Meta, Amazon, Alphabet, Microsoft ve Nvidia’nın toplam piyasa değeri geçen yılın ekim ayından bu yana yaklaşık 2 trilyon dolar azaldı.
Yarı iletken hisselerinde ise sert dalgalanmalara rağmen güçlü yükselişlerin sürdüğü belirtilirken, Nvidia hisseleri yıl başından bu yana değer kazanmasına karşın yatırımcıların şirkete yönelik beklentilerinin önceki döneme göre daha temkinli hale geldiği ifade edildi.
Piyasalardaki son fiyat düzeltmelerinin ardından hem yukarı hem de aşağı yönlü sert hareketlerin görülebileceği, bazı varlıkların temel göstergelerden bağımsız biçimde aşırı fiyatlanabileceği değerlendirildi.
YATIRIMCILARA RİSKLERİ DAĞITMA ÇAĞRISI
Amundi Baş Yatırım Sorumlusu Vincent Mortier, yaz dönemindeki belirsizliklere karşı yatırımcıların portföylerini farklı varlık sınıflarına dağıtması ve olası dalgalanmalara karşı korunma stratejileri uygulaması gerektiğini belirtti.
Yazıda, düşük yatırımcı güveni, artan kaldıraçlı işlemler, İran kaynaklı jeopolitik riskler, Fed politikalarındaki belirsizlik ve Japon yenindeki kırılganlığın küresel piyasalarda sert hareketlere zemin hazırlayabileceği ifade edildi.
Paradan para kazanmada 25 yılın en iyi dönemiFinans