Girne Limanı ile Mersin’deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan “Filo Jet” isimli yüksek hızlı deniz otobüsü önceki gün öğle saatlerinde Girne’den hareket ettikten kısa bir süre sonra ön kısmından su almaya başladı. Ardından da alabora oldu.

259 yolcu 8 mürettebatın bulunduğu gemi 514 metre derinliğe gömüldü.

239 kişi sağ kurtarıldı, 8 kişi hayatını kaybetti. 20 kişi aranıyor.

Kazanın ardından mahkemeye çıkarılan kaptan ve sekiz mürettebat tutuklandı.

Yolcuların iddiasına göre geminin kaptanı ve mürettebatı gemiden ilk ayrılanlar oldu. Kaptan ve mürettebatın verdiği ifadeye göre de dalgalar sonucunda geminin ön tarafı koptu.

Bu kopmanın ardından gemi alabora oldu.

Meteoroloji verilerine göre çıkışta bir sorun olmadığı, gemi sertifikasyonunda da hem seyir hem idari açıdan izinlerinin bulunduğunu söylediler.

Mahkemede, KKTC polisinin verdiği bilgilere göre aynı geminin 12,5 yıl önce bir kazaya karıştığı ifade edildi.

Yine mahkemeye sunulan belgelere göre; geminin son kontrolü 2 Haziran 2026’da gerçekleştirildi. Geminin Türk Loydu (denizcilik, endüstri ve sürdürülebilirlik alanlarında klaslama, muayene ve sertifikasyon hizmetleri sunan uluslararası tanınmış bir uygunluk değerlendirme kuruluşu) sertifikalarının bulunduğu ve 3 metreye kadar dalga yüksekliğinde seyir yapabileceğine dair geçerli belgesinin olduğu aktarıldı.

Kazayla ilgili çok soru var:

Geminin son teknik muayeneleri ne zaman yapıldı?

Yükleme ve ağırlık dağılımı yapıldı mı?

Stabilite hesapları, balast durumu nedir?

Limandan çıkış işlemleri ve denetimler nasıl yapıldı?

Kritik cihaz VDR!

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın olaydan sonra yaptığı açıklamaya bakalım.

Geminin denetim ve sefer izinlerine ilişkin belgelerin incelendiğini belirten Arıklı, Filo Jet’in denize elverişlilik belgesi, klas kayıtları ve kaptanın ehliyetinin bulunduğunu söyledi. Burada bir parantez açalım: Kaptan Mustafa Öz, iki yıl önce kaptanlık ehliyetini Honduras’tan almış.

Geminin yüzde 60 kapasiteyle sefere çıktığını ve tüm yolculara yetecek sayıda can yeleğinin bulunduğunu belirten Arıklı, geminin güzergahındaki deniz durumuna ilişkin Meteoroloji Dairesi raporunun yanı sıra Yüksek Hızlı Tekne İşletme İzni, Klas Sertifikası, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından yapılan kontroller sonrasında verilen belgeler ile kaptanın Uygunluk Sertifikası gibi belgelerin de mevcut olduğunu ifade etti.

Burada araya girelim: Bakan Arıklı, yolcuların “yeterli sayıda can yeleği yoktu ve gemiyi önce kaptan mürettebat terk etti” iddiasını neden görmezden geldi ve “Bütün belgeler mevcut, tüm yolculara yetecek kadar can yeleği mevcut” dedi?

Ancak Arıklı konuşmasının devamında, soruşturmanın yalnızca geminin neden alabora olduğuyla sınırlı kalmayacağını belirterek, gemi su almaya başladığında alarm sisteminin çalışıp çalışmadığı, yolcuların zamanında bilgilendirilip bilgilendirilmediği, can yeleklerinin yeterli olup olmadığı ve tahliye prosedürünün doğru uygulanıp uygulanmadığı gibi soruların da araştırılacağını söyledi.

Arıklı hem mahkeme sürecinin hem de teknik incelemelerin devam ettiğini dile getirerek, “Asıl sorulara cevabı, VDR cihazını bulduktan sonra verebileceğiz. Ondan sonra gereken neyse siyasi sorumluluk da gerekiyorsa onu da yerine getiririz” dedi.

Evet burada kritik cihaz VDR? Voyage Data Recorder, gemilerde kullanılan ve uçaklardaki kara kutuya benzeyen sefer verileri kaydedici bir cihaz.

Tümamiral Bağcıoğlu: Kaptanın yeterlilik belgesi araştırılmalı

Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu’yla konuştum. O da özetle şu bilgileri verdi ve şu sorulara yanıt istedi:

n Kazanın kesin nedeni ve sorumlular konusunda tahkikat ve soruşturma sonuçlarını beklemek gerekir. Ancak kurtarılan kazazedelerin ilk ifadeleri bazı ciddi soru işaretleri ortaya çıkarmaktadır. Kaptan dahil gemi mürettebatı tutuklandı. 8 mürettebatın tamamının kurtulmuş olması, mürettebatın önceliği yolcuların tahliyesinden ziyade kendi can güvenliğine verdiğini göstermektedir.

- Geminin genel materyal ve bakım durumu ile denize elverişliliği incelenmeli.

- Gemiye ait sertifika ve diğer emniyet belgelerinin geçerliliği ve geminin fiilî durumuyla uyumlu olup olmadığına bakılmalı.

- Can kurtarma malzemelerinin sayısı, durumu ve yeterliliği konusu netlik kazanmalı.

- Mürettebatın genel denizcilik eğitimi ve mesleki yeterliliği; acil durum, yangın, tahliye ve gemiyi terk eğitimlerinin yeterliliği nedir?

- Mürettebatın kaptan dahil yeterli sertifikasyon ve belgeye sahip olup olmadığı araştırılmalı.

- Yolcuların seyirden önce acil durumlara ve gemiyi terke yönelik bilgilendirilip bilgilendirilmediği ortaya çıkarılmalı.

- Yolcuların acil durumlarda yönlendirilmesine ilişkin usullerin kaza anında uygulanıp uygulanmadığı tespit edilmeli.

- Bu elim olaydan çıkarılması gereken önemli bir ders de arama-kurtarma kapasitemizle ilgili. Sahilden uzak ve açık denizde icra edilecek görevler için Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın deniz üzerinde arama-kurtarmaya uygun genel maksat helikopterine ihtiyacı bulunmakta. 2014-2015 yıllarında akamete uğratılan arama-kurtarma helikopteri tedarik projesi süratle yeniden başlatılmalı.

BİR NOT: Olayın yaşandığı ilk andan itibaren YENİ Parti Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve heyet Girne’deydi. Heyet, hastanedeki yaralıları ziyaret ettikten sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ve Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler ile bir araya geldi. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Ali Mahir Başarır şu ifadeleri kullandı:

“Tüm mürettebat tutuklanmış. Mahkeme yargılamanın genişletilmesini istemiş. Firma sahipleri, geminin geçmişi, daha önce bir kazaya karışıp karışmadığı. Başka yerlerde sefer yapmak isteyip izin alamadığı konuşuluyor. Bunların hepsini takip edeceğiz.”