Davanın üçüncü günündeyiz.
Aziz İhsan Aktaş’ın suç örgütü lideri olduğu iddiası ve tutuklu yargılanan CHP’li belediye başkanları.

Duruşmalarda itiraz, “704 yıl hapis cezası istenen ve suç örgütünün lideri olarak değerlendirilen Aktaş neden ve nasıl tutuksuz yargılanıyor?” sorusu oldu. Aktaş’ın 10 korumayla geldiği Silivri’deki duruşmada dün CHP lideri Özgür Özel basın toplantısı yaptı ve dedi ki:
“700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor, ceza alsa yatarı kalmamış olan arkadaşlar Silivri’de yatıyor. Bazı arkadaşlarımız, hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama, 40 kişilik koğuşlarda psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle kalıyorlar, Aziz İhsan Aktaş denilen suç makinesini devletin verdiği 10 koruma koruyor. Olmaz, bunun katlanılabilir bir yanı kalmamıştır, ayıptır.”
22 Ekim 2025’te yazdım ve bugün yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum.
“…Örgütün ekonomik anlamda büyümesi bu firmaların aldığı, birbirini takip eden araç kiralama ve kent temizliği ihaleleri ile başlamıştır. İlk olarak 8 Ağustos 20l4 tarihinde Bilginay Temizlik firmasını uhdesine katmıştır. Örgüt lideri (Aziz İhsan Aktaş), dikkat çekmemesi için firmayı öz yeğeni, örgüt üyesi Hamit Ünal üzerine yapmış, sonrasında kardeşlerinin üzerine devralmıştır.”
578 sayfayı okuyorum.
Yazımın girişindeki “Suç Örgütünün Oluşumu ve Yapısı” bize çok şey anlatıyor. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Kimse yargılanamaz değil kimse dokunulamaz değil! Kamunun, halkın parasını kim çalmışsa sonuna kadar gidilsin. Ancak…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan 578 sayfalık iddianamede örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş hakkında 704 yıl hapis cezası istendi.
Örgüt, 2014’te harekete geçti
Savcılık tespit etmiş: “Suç örgütünün ekonomik anlamda büyümesinde en önlemli etken ise kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı ihaleleri kazanmak olmuştur. Soruşturma kapsamında incelenen bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere bu yapı, zaman içerisinde kendisini ‘ihaleler’ yönünden geliştirmiş, mevzuat ve uygulamadaki yeniliklere ayak uydurmuş, ihale bilgisi yönünden alanında uzman kişileri şirket çalışanı olarak yakınında tutmuştur. Bu kapsamda daha büyük bedelli ihaleleri kazanmayı hedeflemiştir.”
Peki ihalelere hangi firmalar katılmış: Barka Atık, Vekontek Sağlık, Bilginay Temizlik, Turkuaz İsg isimli firmalar.
Savcılık tespit etmiş: “Bu firmaların daha önce farklı şahıslar üzerine kayıtları olduğu, örgütün ekonomik anlamda büyümesi bu firmaların aldığı, birbirini takip eden araç kiralama ve kent temizliği ihaleleri ile başlamıştır.”
Peki “örgüt” ne zaman harekete geçmiş?
Savcılık tespit etmiş: “İlk olarak 8 Ağustos 2014 tarihinde Bilginay Temizlik firmasını uhdesine katmıştır. Örgüt lideri (Aziz İhsan Aktaş), dikkat çekmemesi için firmayı öz yeğeni, örgüt üyesi Hamit Ünal üzerine yapmış, sonrasında kardeşlerinin üzerine devralmıştır.
Peki ne zaman büyümeye başlamışlar:
“Bilginay Şirketi ile 20l5 yılından itibaren, yoğun olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ‘Temizlik, Personel Alımı, Park, Bahçe Çevre Temizliği’ ihalelerini kazanarak ekonomik anlamda büyümeye başlamıştır. Örgüt lideri ihaleleri kazandıkça çehresini, iş kolunu, faaliyet alanı genişletmek için birçok firmayı daha uhdesine katmayı başarmış, grup firmalarını her iş kolunda artırma yoluna gitmiştir. Barka Atık firması, 9 Aralık 2016 tarihinde tıpkı Bilginay firmasında olduğu gibi örgüt uhdesine geçmiş ve örgüt üyesi Hamit İnal adına kaydı yaptırılmıştır.”
Tarih aralıklarına bakalım: Örgüt, ilk olarak 8 Ağustos 2014’ye harekete geçiyor, 2015’te ekonomik alanda büyüyor, sonrasında 9 Aralık 2016’da genişleme devam ediyor.
Örgütün sıçraması 2016’da
Peki örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş’ın sıçraması ne zaman oluyor?
Savcılık tespit etmiş:
“Baki Nugay 20l6 yılında her ne kadar bu firmayı (Barka Atık) resmiyette devretmiş olsa arkada planda Aziz İhsan Aktaş ile birlikte firmayı yönetmeye devam etmiş ve ihale süreçlerinde etkin rol oynamıştır. Baki Nugay’ın sonraki yıllarda Kırlangıç ve Temarob isimli firmaları alarak, ürettiği araçları kendi firmaları ve bazı grup firmaları dışında kimseye satmayıp suç örgütünün katılacağı ihalelerin teknik şartnamelerinde yer almasını sağlayarak örgüte ait firmaların ihalelerde rakipsiz olmasını sağlamıştır. Aziz İhsan Aktaş, 2016 yılında sıçrayışa geçerek grup firmalarına yenilerini katmaya başlamıştır.”
Büyüdükçe siyasetle ilişkisi başladı
Aziz İhsan Aktaş örgütünün büyümesi devam ediyor.
Savcılık, “Faaliyet alanını genişleten örgüt lideri, kısa sürede ihale sayısını artırmış ve hızlı ekonomik büyüme sağlamıştır. Örgüt lideri ihaleler yönünden araç kiralama hizmetlerinin dışında bu araçların yakıtlarının da kendi uhdesinde karşılanması için petrol istasyonları kurarak kiralamış olduğu araçların yakıtlarını örgüte ait firmalar tarafından karşılanmasını sağlamıştır” tespiti yapıyor.
Geliyoruz Aktaş’ın “siyasete” girişine!
Savcılık tespit etmiş: “Örgüt lideri bir yandan firmalarının ekonomik büyümesini sağlarken bir yandan da siyasi karakterle ikili, ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır. İhale aldığı kurumlarda yetkili kişilere ihale sözleşme bedelleri üzerinden ödemeler yaparak, kapsam dışı araçlar tahsis ederek ilişkilerini ve siyasi bağlantılarını güçlendirmiş, bu sayede daha fazla ihale almayı, kazancını artırmayı hedeflemiştir.”
Ve 2014’ten bu yana “ihale” alan ve “büyüyen” örgütün rotası 2019’da değişiyor.
Savcılık diyor ki: “Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra yönetim değişikliğini fırsat bilen örgüt lideri, rotasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine çevirmiş ve 2020 yılından itibaren İETT, İsfalt, İgdaş, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi ve Esenyurt Belediyesi’ nde ihaleler alarak örgüte altın çağını yaşatmıştır.”
Peki soru şu: Aziz İhsan Aktaş’ın 2014-2019 arası aldığı ihaleler yani altın çağı başlamadan önce büyümesine neden olan ihaleler neden masaya yatırılmamış?
600 klasör dosya da gündeme gelmeli
Aziz İhsan Aktaş’la ilgili süreci takip ederken savcılık kaynaklarına şu soruyu yöneltmiştim: Aktaş’ın 2019 öncesinde aldığı ihalelerle ilgili çalışma var mı? “Aziz İhsan Aktaş’ın 2019 öncesinde aldığı ihalelerle ilgili mercek altında” yanıtını verdiler.
Bunun üzerine üst düzey CHP’lilerle bazı görüşmeler yaptım.
Dediler ki:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul’un belediyelerine ve belediye şirketlerine yazı yazar. Bana bu kişinin ihalelerini yollayın. Belediyeler iki oda dolusu 600 klasör dosya yollar. Zaman aşımına uğramamış ihale dosyaları. Başsavcılık ‘Bize 2019 sonrasını yollayın’ der. Bu bizzat yaşanan İBB’ye sorabileceğiniz, İsfalt A.Ş.’ye sorabileceğiniz bir olay. Dosyaları yollayın deyince zaman aşımını geçmeyen dosyalar iletilmiş. Bunlar yollandığı halde 2019 öncesinden öncekini istemiyoruz yanıtı alınmış. Biz ısrarla yolluyoruz, bizim dönemimizde bu kadar almış bizden önce bu kadar almış. 2019 öncesinin tamamını geri yolluyorlar. 2019 öncesini mercek altına alacaklarsa 10.5 aydır beklenir ki!”
SONUÇ: Gerçekten adaletli bir yargılama olacaksa Aziz İhsan Aktaş’la ilgili 600 klasör dosya da masaya yatırılsın ve temiz belediyeciliğe iktidar-muhalefet demeden geçilsin!