Fon soruşturması kapsamında tutuklu Muhammed Yarız’ın 25 Mayıs 2026 tarihinde İsviçre’deki hesabına 14 milyon 500 bin dolar gönderdiği tespit edilen Selim Dağbaşı ile 4 Eylül 2026 tarihinde iki işlemde 970 milyon 360 bin TL gönderen Hamza Kablan gözaltına alındı.

Önce kısa bir bilgi:

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, Yarız’ın, 26 Mayıs 2026’da “Loretta” adlı süper yatı 14.5 milyon dolar karşılığında satın aldığını yazdı. Satıştan bir gün önce, 25 Mayıs’ta aynı tutarın Selim Dağbaşı’nın İsviçre’deki hesabına gönderildiği belirtildi. Yatı satan şirketin Benselo Yatching Ltd, şirket adına işlemi gerçekleştiren kişinin ise Selim Dağbaşı olduğu bildirildi. Dağbaşı, fon soruşturması kapsamında son operasyonda gözaltına alındı.

Gözaltına alınan isimlerden Selim Dağbaşı’yla ilgili ilginç bir FETÖ ayrıntısı ortaya çıktı.

Tarih 26 Aralık 2024.

Sabah Gazetesi’nden Kerim Cingil’in haberinden okuyalım:

“15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’ye yönelik soruşturmalar sırasında, iş adamı Selim Dağbaşı’nın ortak olduğu şirketin örgüte ait vakfa 2011-2014 arasında yüksek bağış yaptığı tespit edilmiş, Dağbaşı ve şirket ortakları hakkında soruşturma başlatılmıştı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinde Selim Dağbaşı ile birlikte şirket ortakları yargılandı. Dağbaşı ‘suçu işlediği sabit olmadığı’ gerekçesiyle beraat etti.” Yine Dağbaşı’yla ilgili “çakarlı aracı” olduğu basına yansıdı. Yargı dünyasını takip edenlerin kafasındaki soru şuydu: “Selim Dağbaşı nasıl beraat etti?”

Dağbaşı’yla ilgili 22 Şubat 2018’de hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianameyi okudum.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan 29 sayfalık iddianamede Selim Dağbaşı’nın 16 Kasım 2017’de gözaltına alındığı belirtilmiş.

Soruşturma konusuna bakalım.

Başsavcılık tarafından Selim Dağbaşı ve şirket ortakları hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak, örgüte finans desteği sağlamak suçlarından soruşturma başlatılmış. Ayrıca şirketin birçok ülkede örgütün okullarının inşaatını yaptıkları ve seçim zamanlarında hükümete yönelik olumsuz propaganda yaptıkları tespit edilmiş.

İddianameye göre; 2000 yılından T.D., Z.D., A.D. ve Selim Dağbaşı, Viko Elektrik isimli firmaya ortak oldu. Bu isimlerden Dağbaşı ve Z.D., 2014 yılında şirketin yönetim kurulundan istifa etti ve hisselerin yüzde 90’ı başka bir holdinge satıldı.

İddianameden okuyalım:

“Viko Elektrik A.ş.’nin yıllık bazda yüksek miktarlı FETÖ/PDY örgütüyle iltisaklı vakıf ve derneklere parasal yardımlarda bulunduğunun tespit edildiği... “... Bu kapsamda kapatılan Türkiye Yüksek Tahsil Gençliği Öğrenim ve İhtisas Vakfına 2011-2014 yılları arasında yüksek miktarlı bağışlarda bulunduğu...

“... Bu kapsamda şirket tarafından söz konusu kapatılan vakfa 2011 yılında toplam 3 milyon 374 bin, 2012 yılında 977 bin 345 TL ve 2013 yılında 716 bin lira olmak üzere toplam 5 milyon 67 bin 345 TL bağışta bulunduğu...

“Vakfın 2011-2013 yıllarında toplam 38 milyon 824 bin 656 lira yardım topladığı dikkate alınırsa şirketin bu vakfa olan yardımlarının tamamının vakfın toplam gelirinin yüzde 13’lük kısmını karşıladığının tespit edildiği...”

Gülen talimat verdi Bank Asya’ya para yatırıldı

Hatırlayın...

Terör örgütü iltisakını gösteren önemli örgütsel talimatlar biri de Fetullah Gülen’in “Bank Asya’ya para yatırın talimatıydı”.

Gülen, 25 Aralık 2013 tarihinde kimliği tespit edilemeyen ancak FETÖ mensubu olduğu belirlenen bir kişiyle telefon konuşması gerçekleştirmiş ve görüşmede, 2001’de yaptıkları gibi Bank Asya’ya para yatırılmasını konuşmuşlardı. Görüşmenin sonunda Gülen, “Yapın, yapın... Hiç ahesteler hissetmeden çarçabuk hemen yapın” demişti.

İşte 25 Aralık 2013’te yapılan bu görüşmenin ardından örgüt elemanları harekete geçmişti.

İddianameden okuyalım:

“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun Asya Katılım Bankası A.Ş. ilgili Mali Durum Tespit Raporu incelendiğinde; 1 Aralık 2013 ila 30 Haziran 2014 tarihleri arasındaki dönemde banka nezdinde 334 bin 123 hesap açıldığı...”

Peki bu “talimatın” Selim Dağbaşı’nın ortağı olduğu Viko Elektrik’le ilgisi var mı? İddianameye göre durum şöyle:

“27 Aralık 2013 tarihinde firmanın Yapı Kredi Bankası hesabından 1 milyon 600 bin lira ile Garanti Bankası hesabından 1 milyon 400 bin liranın eft ile Bank Asya hesaplarına...

“10 Ocak 2014 tarihinde firmanın Akbank hesabından Bank Asya’daki hesabına 1 milyon lira eft yapıldığı...”

“22 Ocak 2014 tarihinden firmanın Yapı Kredi Bankası hesabından Bank Asya’daki hesabına 6.5 milyon lira eft yapıldığı...”

Bilirkişi raporundaki sonuç ve kanaate göre:

“Her ne kadar kısa süreli de olsa önceki dönemlerde hesaba benzer para girişlerinin olmaması, gelen paranın katılma hesabına aktarılması ve örgüt tarafından bankaya para yatırma çağrısı ile aynı zamana denk gelmesi hususları göz önüne alındığında para girişinin örgüt çağrısı nezdinde gerçekleştiği kanaati oluşmuştur.”

Selim Dağbaşı ifadesinde bu iddiaları reddetti.

İddianamede, Dağbaşı’nın ortak olduğu şirketin terörizme finans sağladığı, Bank Asya’ya örgüt talimatıyla para yatırdığı... değerlendirmesi yapıldı. Şirketin yüzde 50’sinin Dağbaşı’nın ailesinin ortak olduğunun ve imza yetkisi bulunan şirket yönetim kurulu üyesi C.D.’nin de o dönemde arandığı için dosyasının ayrıldığının altını çizelim.

İsviçre merkezli şirketi var

Fon soruşturmasında tutuklanan Muhammed Yarız’ın 14.5 milyon dolara aldığı belirtilen Loretta adlı süper yatın satışında adı geçen ve soruşturma kapsamında gözaltına alınan Selim Dağbaşı’yla ilgili deneyimli gazeteci-yazar Toygun Atilla da Patronlar Dünyası’nda şu bilgileri verdi:

“Dağbaşı’nın ikinci önemli şirket bağlantısı İsviçre’de ortaya çıktı. İsviçre ticaret sicili kayıtlarında DBI Group AG adlı şirket Temmuz 2019’da Luzern’de kuruldu. Şirketin sermayesi: 1 milyon İsviçre Frangı. Kuruluş kayıtlarında Selim Dağbaşı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak yer aldı. Şirketin faaliyet konusu ise fon soruşturmasının İsviçre ayağı düşünüldüğünde dikkat çekici. Kayıtlara göre şirket; iştiraklere ve hissedarlara finansman sağlayabiliyor, kredi verebiliyor, üçüncü kişiler lehine teminat oluşturabiliyor, şirketlere iştirak edebiliyor ve gayrimenkul işlemleri gerçekleştirebiliyor.”

Ancak...

15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişiminin ardından FETÖ’ye yönelik soruşturmalar sırasında, Selim Dağbaşı’nın ortak olduğu şirketin örgüte ait vakfa 2011-2014 arasında bağış yaptığı tespit edilmiş, Dağbaşı ve şirket ortakları hakkında soruşturma başlatılmıştı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Selim Dağbaşı ile birlikte şirket ortaklarını yargılamış, Dağbaşı “suçu işlediği sabit olmadığı” gerekçesiyle beraat etmişti.

SORU ŞU: Bu “beraat” nasıl gerçekleşti?