Önce çarşamba, sonra da perşembe günü sokaklar ıssız olurdu.

Kahvelerde oyunlar biter, çıt çıkmazdı.

Herkesin saati dizinin başlayacağı saate kuruluydu.

Ölen bir kahramanın arkasından cenaze namazı bile kılındı.

Evet; Kurtlar Vadisi’nden bahsediyorum.

15 Ocak 2003’te yayınlanan ilk bölümüyle herkesi ekran başına kilitledi.

Yurt dışında istihbarat adına birçok başarılı operasyonda bulunan Ali Candan; en son Kosova’da iken emrinde olduğu Aslan Akbey tarafından yurda çağrılmış ve kendisine en kritik görev olan Kurtlar Vadisi Operasyonu görevi verilmiştir. Bu görevdeki amaç; mafyanın en tepesindeki güç olan ve Mehmet Karahanlı’nın baron olduğu Kurtlar Konseyi’nin çökertilmesiydi. Konseyin, Türkiye’nin yıllık millî gelirinin yarısı kadar bir paraya hükmettiği dizide işleniyordu. Dizinin ilk 97 bölümü, Büyük Ortadoğu Projesi’nden 1 Mart Tezkeresi’ne, “Büyük Kürdistan” planından Irak’ın işgaline kadar güncel konuları masaya yatırıyor, ABD-İsrail ortaklığına karşı Ankara merkezli bir çizgi izliyordu. Siz bakmayın “mafya” operasyonlarına ya da “şiddet” görüntülerine. O işin başka bir tartışma konusu. Özde dizi; Türkiye’nin içeride ve dışarıda nasıl kuşatıldığını anlatıyor, bir karakter üzerinden Kamu Güvenliği Teşkilatı’nın (KGT) yöneticisi Aslan Akbey karakteriyle de devlet içindeki “kavgayı” dışa vuruyordu. O günlerde dizinin yönetmeni Osman Sınav, senaristleri Bahadır Özdener, Raci Şaşmaz gibi isimlerdi. Konsept danışman da ‘MİT yöneticisi Hiram Abas’, ‘Behçet Cantürk’, ‘Yüzbaşı Cem Ersever’, ‘Teşkilatın İki Silahşoru’ kitaplarının yazarı Soner Yalçın’dı. Ki Kaşif Kozinoğlu’nun bilgi “sızdırdığı” ismin diziden yıllar sonra Odatv ve Soner Yalçın olduğu iddia edildi, iki isim de tutuklandı ancak tutuklamaya neden olan “sızdırmanın” Fetullahçıların operasyonu olduğu ortaya çıktı ve beraat ettiler.

Bir ayrıntı: Bugün Kaşif Kozinoğlu’nun (Bosna’da görev yaptı bir süre) şüpheli ölümüyle gündemden düşmeyen Kurtlar Vadisi’nin ana karakteri Ali Candan da Kosova’da görevliydi ve daha çok Ali Candan olduğu biliniyordu! Dizi, 29 Aralık 2005 tarihinde son bölümünü yayınladı. Peki ilk 97 bölümden sonra ne oldu?

Kurtlar Vadisi Pusu’daki “TESADÜF”lere bakın! - Resim : 1
Kaşif Kozinoğlu

İlk 97 bölümle ikinci dönem farklı

İki yıl aradan sonra 19 Nisan 2007’de bu kez Kurtlar Vadisi Pusu ismiyle başladı serüven ve 16 Haziran 2016’ya kadar 10 sezon çekildi, 300’üncü bölümle sonlandı. “Pusu”nun başlangıç tarihinin 19 Nisan 2007 olduğunun altını çizelim ve iki ay sonra 12 Haziran 2007’de, Ümraniye’de bir evde bulunan el bombalarıyla başlayan “Ergenekon” kumpasının hayata geçtiğini not olarak düşelim. Dizinin iki döneminde de “değişim” yaşanmıştı.

İlk 97 bölümün ardından Kurtlar Vadisi Pusu “Fetullahçı polis ve yargının” hakim olduğu bir çizgiye evrildi. Ki tartışma da burada başladı.

Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de şüpheli ölümünden iki gün önce 10 Kasım 2011’de dizideki karakter olan Kazım Kaşifoğlu’nun ölüm emrinin verilmesi (136’ncı bölüm) savcılık tarafından masaya yatırıldı.

Ayrıca savcılığın diğer bölümleri de radarına aldığı, dizinin bölümlerinde verilen mesajları ve operasyonları inceledikleri öğrenildi.

Kurtlar Vadisi Pusu’daki “TESADÜF”lere bakın! - Resim : 2

Bu arada önceki gün ifadeye çağrılan dizinin senaristlerinden Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın savcılık ifadeleri de gündemde. Dizideki Kaşifoğlu karakterinin istihbarat içi çatışmaları anlatmak için kurgulandığını dile getiren senarist Raci Şaşmaz, karakterin ölümüyle hikayesinin tamamlandığını ve bunun gerçek hayatla bir ilgisinin bulunmadığını iddia etti. Yani her şey tesadüf! Ancak… Tanık ifadesinde anlıyoruz ki o dönemin polis şefleriyle ilgili iddialar da sorulmuş. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünü araştırmanın savcılık makamının işi olduğunu belirten Şaşmaz, “Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur. Ayrıca sosyal medyada FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in (Dönemin Emniyet İstihbarat C Şube Müdürü) senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar tamamen iftiradır, Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır” ifadelerini kullandı.

Hatırlayın: 18 Ekim 2005’te FETÖ elebaşı Fetullah Gülen Aktüel’e bir röportaj vermişti. Gülen şöyle konuşmuştu: “Şimdi önümüzde daha geniş, kapsamlı ve kompleks bir süreç var. Dolayısıyla direnç noktaları daha sancı oluşturabilir. AB sürecinde son günlerde yaşanan tartışmalara bakın. Ölseler bir araya gelemeyecek kimseler ulusal cephe adı altında suni bir kitlesel dalga oluşturmaya çalışıyor. Her açıdan manipülatif bir organizasyon. Bunlar aşılacaktır.” Bu açıklamadan tam 22 gün sonra 9 Kasım 2005’te TSK’ya ilk kumpas kuruldu ve Şemdinli’de patlayan bombayla 2006’da Genelkurmay Başkanı olacak Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt örgütün hedefi oldu. İlk 97 bölüm yani Kurtlar Vadisi de o örgüte ve yapıya göre “ulusalcıydı”. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden hemen önce dizide ölüm emrinin verilmesini magazin olarak değil “ideolojik” olarak okumakta fayda var.

Cumhuriyet’e atılan molotofu bilmişler

Tarih 16 Aralık 2011.

Kozinoğlu’nun ölümünden bir ay dört gün sonra.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon kumpasında sanık avukatlarından Burak Bekiroğlu söz aldı. Bekiroğlu dedi ki:

“Bu Kurtlar Vadisi isimli dizide olan bazı şeylerin ilerleyen safhalarda gerçeğe döndüğünü gördük. Özellikle Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle alakalı dizide ölümünde 3 gün önce bir ölüm talimatının verilmesinden yola çıkarak ‘acaba bu dosya içerisinde bir araştırma yaparsak hangi sonuca çıkarız’a geldik. Efendim maalesef … eylemi gerçekleştirmiş olduğu 29 Mart 2008’den iki gün önce 27 Mart 2008’de dizide ve diziden hemen sonraki Siyaset Meydanı’nda çok önemli noktaları yakaladık.”

Burada araya gireyim. Burak Bekiroğlu’nun kastettiği dizinin 31’inci bölümü ve orada devlet içinde “gladio”nun önemli ayağı İskender Büyük karakteri –ki Veli Küçük’ü oynadığı biliniyor- emrindekilere “İstanbul’u yakın” diyor ve o kişiler de sağa sola molotof atmaya başlıyorlar. Avukat Bekiroğlu, Kurtlar Vadisi Pusu’da yaşanan “Molotof” olayının 29 Mart 2008’de Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof atılması olayıyla aynı olduğunu iddia ediyor. Gazeteye molotof atanlar eylem talimatını Veli Küçük’ten aldıklarını ifadelerinde söylemişti. Dizide de iki eylemlerinden iki gün önce bu sahne gerçekleşiyor.

Dönelim Ergenekon kumpası mahkemesine ve Burak Bekiroğlu’nun savunmasına. Bekiroğlu mahkemede dizinin o bölümünü izlettirdikten sonra diyor ki: “Bakın efendim izleyelim. Sayın Veli Küçük’ü temsil eden şahıs talimat sonucu molotoflu eylem gerçekleştiriyor. Olaydan iki gün önce…”

Yani sadece Kaşif Kozinoğlu değil. Veli Küçük-İskender Büyük karakterinin benzerliği, o dönem ifadeye “Veli Küçük’ten talimat aldım” cümlesinin yazdırılması.

Yani “tesadüf” yok.

Kurtlar Vadisi Pusu’daki “TESADÜF”lere bakın! - Resim : 3

Ergenekon kumpasında yazılanları bildiler

Bir röportaj okudum arşivi karıştırırken... Sanem Altan o dönem Vatan Gazetesi’nde dizinin senaristleriyle görüşmüş ve 1 Mart 2009’daki röportajın sonuna şunları eklemiş:

Kurtlar Vadisi neleri bildi?

- Türkiye’yi bir çetenin idare ettiğini.

- Kaotik eylemlere girişmek için kolları sıvadığını.

- Uğur Mumcu cinayetini. (İskender Küçük başta PKK olmak üzere tüm bağlantıları çözen gazeteciyi İslami örgüt tarafından aracı havaya uçurularak öldürüyor.)

- Hrant Dink suikastını.

- Danıştay saldırısını. (İskender Küçük İslamcı vatansever gruplarca yaptırılmış gibi gösteriyor.)

- Gazi Mahallesi olaylarını. (İskender Küçük Muro’ya kenar mahallelerde bombalı eylemler yaptırmak istiyor, ateş açtırıyor.)

- Ergenekon PKK bağlantısını.

- Rahip Santoro cinayetini.

- Kahramanmaraş katliamını.

- Malatya’daki kitabevi suikastını.

- Ordunun Amerika’dan vazgeçip yüzünü Rusya’ya döndüğünü. (İskender, Polat’la konuşurken “Önceden ABD dost idi, şimdi onlar düşman Rusya dost” der...) Bakalım yeni bölümlerde neler olacak...

***

Yani; Kurtlar Vadisi Pusu, Ergenekon kumpaslarını örgütleyen örgütün iddianamesindeki her “faili meçhulü” öncesinden bilmiş. Şimdi anladınız mı; 97 bölümlük ilk Kurtlar Vadisi’yle, 300 bölümlük ikinci Kurtlar Vadisi Pusu arasındaki ayrımı. Uğur Mumcu suikastından Ergenekon-PKK bağlantısına, Dink’ten Danıştay’a kadar her eylemi, cinayeti Fetullahçıların dediği gibi “ulusalcılar” yapmış. Gülen demişti ya: “Ulusalcı dalgayı aşacağız.”

Bir not: 2007’den sonra başlayan Kurtlar Vadisi Pusu adlı dizinin o dönem “kumpas” operasyonlarında büyük rolü olan Taraf Gazetesi’yle ilişkisi de masaya yatırılmalı.