Hafta sonu üç kitap okudum, ikisi Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘siyasi yolculuğunu’ anlatıyor, ‘tespit’ yapıyor, ‘Hangi Kemal?’ sorusuna yanıt arıyordu. Diğer kitapsa ‘kronolojiyle’ mutlak butlan sürecini anlatıyordu.
Bülent Gürsoy’un ‘Mutlak Butlan/Yüzleşme (İtalik Yayınevi)’ kitabı, 21 Mayıs 2026’da CHP yönetiminin değişmesine neden olan, Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na verilen CHP’yi…
Uluç Gürkan’ın ‘Bay Kemal Nereye Koşuyor? (Kırmızı Kedi Yayınevi)’ ve Nur Serter’in ‘CHP’de Maskeli Yıllar (Kırmızı Kedi Yayınevi)’ kitaplarıysa miladı 10 Mayıs 2010 tarihine çekiyor ve o tarihi “kader” diye tanımlıyordu: CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın FETÖ’nün ‘kaset komplosuyla’ istifa ettiği tarih!

Önce Gürsoy’un kitabında ‘Bay Kemal’in’ bundan sonra izleyeceği yol haritasına ve ‘kritik’ cümlesine bakalım:
“Sonuç itibarıyla, ülkemin ve partimin ihtiyacı doğrultusunda, arınma ve güvenli liman inşasını gerçekleştirmek üzere, CHP Genel Başkanlığı görevini yürüteceğim, CHP’yi kuruluş kodlarına ve genetiğine uygun olarak sürdürebilecek bir kadroya teslim etme anı geldiğinde, görevini tamamlamış olmanın huzuruyla yuvama çekileceğim. (Sayfa 487)”
Tam da bu noktada CHP lideri ‘CHP’yi kuruluş kodlarına çekmeyi’ görev olarak kabul etmiş. Ancak… Uluç Gürkan ve Nur Serter’den anladığımız, ‘CHP’yi kuruluş kodlarından koparan Kılıçdaroğlu.’
Akla gelen soru şu: Bay Kemal, kendi yıktığını yeniden mi inşa edecek? Ya da 13 yıl yönettiği CHP’yle ilgili kurduğu şu cümleden mi vazgeçti: “Bizi hala 1930’ların CHP’si gibi görmeyin. Dünya değişiyor, biz de değişiyoruz. Yeni şeyler söylüyoruz. Demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz. (Bay Kemal Nereye Koşuyor/Sayfa 41)”
Altı Ok vurgulu açıklamalar
Nur Serter-Uluç Gürkan ikilisi, 2010’dan 2023’e kadar süren Kılıçdaroğlu yönetimini ‘Yeni CHP/Y-CHP’ olarak tanımlarken, kendilerini de ‘Yeniden CHP’ çizgisine oturtuyor:
“2011 genel seçimlerine doğru yol alırken artık CHP yoktu, Y-CHP resmen ilan edilmişti. Kılıçdaroğlu, (1930’ların-40’ların CHP’si değiliz) söylemiyle Atatürk ile bağlarını kopardığını sürekli ilan ediyordu. O zaman şunu düşündüm: Kılıçdaroğlu, CHP’yi sevmiyordu. Hatta için için Atatürk’ün CHP’sinden intikam alıyordu. Bu nedenle kendi CHP’sini inşa ediyordu; Y-CHP’yi. (CHP’de Maskeli Yıllar/Sayfa 21)”
Bugün CHP’yi yöneten Kılıçdaroğlu’nun 21 Mayıs 2026’dan sonra ‘Altı Ok vurgulu’ açıklamaları ile “Yeni CHP’den Yeniden CHP’ye geçişi mi bize anlatıyor?” sorusu aklımda gidip geliyor.
‘Yeni CHP’ mi ‘Yeniden CHP’ mi?
Yeniden CHP’ diyenler, 10 Kasım 2015’te bir bildiri yayımlamıştı. Murat Karayalçın, Hasan Fehmi Güneş, Uluç Gürkan, Hurşit Güneş gibi çok sayıda CHP’linin imzasıyla yayımlanan bildiri ‘öze dönüş’ bildirisiydi:
“Bildirinin temel eleştirisi, CHP’nin iktidara gelebilmek amacıyla muhafazakarlaşan toplumsal eğilimlere uyum sağlamaya çalışırken kendi tarihsel kimliğini zayıflatmasıydı. Yeniden CHP girişimi, CHP’nin yeniden devrimci, ilerici, laik, sosyal demokrat ve ulusal bağımsızlıkçı çizgisine dönmesi gerektiğini savunuyordu. (Bay Kemal Nereye Koşuyor/Sayfa 42)”
Hatırlıyorum. 22 Mayıs 2010’daki 33’üncü Olağan Kurultay’da ‘Bay Kemal’ herkesi umutlandıran bir konuşma yapmış ve ‘Halkçı Ecevit’ vurgulu bir süreci başlattığını duyurmuştu.
Sonrasında umudun yerini ‘endişe’ aldı. Gelinen noktayı da Uluç Gürkan şöyle anlatmış:
“Kurultayda halka giden CHP yerine, Batı’daki liberal sol partileri örnek alan yeni bir CHP inşa edilmeye başlandı.
Kurultayda emek vurgusu yapan CHP, kimlik vurgusu yapan CHP’ye dönüştürüldü.
Kurultayda devletçilikten ve kamu yararından söz eden CHP, sosyal etiketli piyasa ekonomisini önceleyen CHP’ye dönüştürüldü.
Kurultayda üretim ekonomisini önce çıkaran CHP, soyut demokrasi ve özgürlük söylemleriyle avunan CHP’ye dönüştürüldü.
Kurultayda iktidarı hedefleyen CHP, muhalefet ittifakları stratejisiyle seçim kazanamayan CHP haline geldi. (Bay Kemal Nereye Koşuyor/Sayfa 39)”
Aslında ‘Yeni Kemalizm’ ya da ‘Kemalizm’den vazgeçin’ önerisi sadece CHP’ye yapılmadı. Bu 1980 sonrasında ‘liberal sol-tarikatçı sağ-dört eğilim’ üzerinden uluslararası bir operasyondu ve iktidara geliş yoluydu: ‘1923’ten vazgeçmek.’
‘Üstü Cumhuriyet/Altı Ergenekon’, ‘1923’te kuruldu/2008’de arınıyor’ değil miydi manşetlerden verilen mesaj da… Kılıçdaroğlu da o rüzgarın kendisini iktidara götüreceğini düşünmüştü. Ama unuttuğu; aslı varken taklidine gerek olmadığıydı.
Evet… Bugün gelinen noktada ‘Bay Kemal’ ‘Yeniden CHP ve Altı OK’ diyor ama ne kadar inandırıcı olacak bilinmiyor.
Evet… Üç kitaptan, YENİ Parti lideri Özgür Özel’e bir söz var mı? Onu da Özel kitapları okuduktan sonra anlarız. Nasıl mı? İzleyeceği politikalarla.