Benim bu toplantıda toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız ya seve seve vereceksiniz ya da ….. vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylemeyecek kadar bilgiye sahibim.”

2 Mart’ta tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan savcılık ifadesinde bu cümleleri kurdu. Peki “seve seve…” ifadesi ne zaman gündeme geldi?

Tarih 17 Kasım 2025.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın talebi üzerine iki müfettiş “Ön İnceleme Raporu” hazırladı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’la birlikte toplam dokuz kişi hakkında ön inceleme yapıldı.

Şikayetçi, Yeni Mağazacılık A.Ş. (A101) adına firma yetkilisi A.K.

Şikayetin tarihi 9 Ağustos 2024.

Şikayetin konusuna gelince.

Tarih 24 Mayıs 2024: Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan makam odasında aralarında A101, BİM, ŞOK, Carrefoursa, Bolmar Nuhmar, Artı Marketler, Avantaj Market ve Özkan Market’in bulunduğu yöneticilerle toplantı yapar. Toplantıda Başkan Özcan, belediyelerinin bu sene vakıf kurduğunu, vakıf tarafından öğrencilere burs verileceğini ve kimsesizlere yardım edeceğini söyledi. Devamında da marketlerden belediyeye “reklam desteği” istedi ve bu desteğin her ay yapılması gerektiğini ifade etti.

Ön İnceleme Raporu’ndan okuyalım:

“… Bolu Belediyesi şirketi olan Bolu Bel A.Ş. ile reklam anlaşması yapmayan mağazalara görevli göndererek tutanak tutturulduğu ve sonrasında Encümen kararıyla para cezası ve kapatma cezası uyguladığı, tüm bu işlemlerin toplantı tarihinden (24 Mayıs 2024) sonraki zamanlarda işlenmesinden ‘bağış görünümlü para ödemesine toplantıya katılanların zorlandığı, bir kısmının BİM şirketi gibi aylık belirli bedellerle yazılı taahhütle bunu kabul ettiği, bir kısmınınsa direndiğinin’ belirtildiği, ayrıca yerel basında yer alan haberlerde ŞOK Market Zincirleri için de kapatma cezası uygulandığı… Bazı banka müdürlerinden zoraki reklam anlaşması adı altında para talebinde bulunulduğu, akabinde de mühürleme işlemlerinin yapıldığı iddia edilmektedir.”

Şikayetçi A.K., müfettişlere verdiği ifadede, Tanju Özcan’ın kendileriyle yaptığı toplantıda “Sizlere bir hafta süre veriyorum” diyerek toplantıdan ayrıldığını söyledi.

TOPLANTIYA KATILAN MARKET YÖNETİCİSİ S.K.:
Belediye Başkanı genel bir konuşma yaptı

Bilgisine başvurulan NUHMAR marketlerin sahibi İ.E. de müfettişlere şu cümleleri kurdu: “Reklam konusunda yerel firma olarak bizlere herhangi bir baskı olmadı. Ancak kurumsal firmalara böyle bir baskının yapıldığını duyduk.”

Yine bilgisine başvurulan BİM A.Ş. yöneticisi S.K. da şunları kaydetti:

“Belediye Başkanı toplantıda genel bir konuşma yaptı… Bizler de reklam fiyat teklifini içeren bir zarfı açıp söz konusu teklife baktık. Fiyatın çok yüksek olduğunu belediye başkanına söyledik. Başkan da ‘sizlere bir hafta süre veriyorum. Üst yönetimlerinize konuyu iletin bize dönüş yapın’ dedi. Bolu Belediyesi’nin reklam sözleşmesi yapılması talebiyle Bolu Belediyesi tarafından düzenlenen tutanakların, mağaza kapatmalarının veya mühürleme işlemlerinin birbiriyle mutlak bağlantılı olduğu kanaatindeyim.”

75 sayfalık “Ön İnceleme Raporu”nun son sayfasında yapılan değerlendirmeye de bakalım:

“… Şikayetçi firmanın başvurusunda yer alan iddiaların müfettişliğimizce görevlendirilen bilirkişilerin tespitleri ve bilgisine başvurulan kişilerin ifadeleriyle doğrulanmadığı…

“… Belediye görevlilerinin takdir yetkilerinin kötüye kullanıldığını ortaya koyacak iddia sahibinin iddiasından başka da dosya kapsamında herhangi bir somut bilgi ve belgeye ulaşılamadığı…

“… Firma aleyhine düzenlenen mühürleme işlemi ve idari para cezalarının nihayetinde idari işlem olduğu, şikayetçi firma tarafından söz konusu idari işlemelere karşı da yargı makamlarına başvuru yapıldığı…

“… Hakkı zedelenen kimselerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı oldukları iddiasıyla iptal davası açarak idari işlemin ortadan kaldırılmasını sağlayabileceği…

“… Söz konusu somut olayda da benzer bir durumun olduğu ve yargı yoluna başvurulduğu, iptal edilebilecek her hatalı idari işlem için kamu görevlilerini görevi kötüye kullanma suçuyla sorumlu tutmanın suç ve ceza siyasetinin esaslarıyla bağdaşmayacağı ve sorumluluk hukuku ruhuna uygun düşmeyeceği değerlendirildiğinden…

“… İlgili belediye görevlilerinin ceza hukuku bakımından sorumluluklarının olmadığı ve haklarında herhangi bir işlem yapılmaması gerektiği…

SONUÇ: “Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan (ve diğer sekiz isim hakkında) ‘soruşturma izni verilmemesi’ kararı verilmesi gerektiği görüş ve sonucuna ulaşılmıştır.”

Toplantıdan üç ay sonra alınan ifadeler

Peki şu ana kadar okuduklarınızda ya da 75 sayfalık raporda “Bu parayı ya seve seve ya da …. …. vereceksiniz” ifadesi gördünüz mü? Yok!

Peki müfettişler bu ifadeleri ne zaman almaya başlıyor?

29 Ağustos 2024’te.

Yani 25 Mayıs 2024’te belediyede Tanju Özcan’ın makamında yapılan ve o toplantıda kurulduğu iddia edilen “Seve seve” ifadesinden üç ay sonra. Toplantıda yaşananları üç ay sonra hatırlamamaları mümkün mü? Ancak… 2 Şubat 2026’da o toplantıya katılan isimlerden bazıları “Seve seve” ifadesinin kurulduğunu hatırlıyor.

Bir not daha…

2 Aralık 2025’te, Özcan ve arkadaşları lehine rapor veren müfettişlere hitaben Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndan bir yazı gönderildi. Yazıda; Tanju Özcan’ın irtikap suçunu işlediği ve müfettişlerden yeni rapor hazırlamalarının istendiği dikkat çekti. O raporda ne yazıldı acaba?