Özellikle cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘milliyetçi oylara ihtiyaç yok’ diyen muhalefet hata yapar. Ekrem İmamoğlu da aynı hatayı yapıyor ve Le Monde yazısında listelerine Kürt adaylar koyduğunu ve bunun cesaret olduğunu vurguluyor. Ki bazı çevrelerin (belirleyici seçmen DEM Partisi’dir) söylemi de sayısal olarak mantıksız. Bazı anket şirketlerinin CHP’nin, DEM oylarını alırsa seçimlerin kazanılacağını anlatmaya çalışması da tarihsel bir yanılgı olacaktır. (7 Ekim 2025/NEFES Gazetesi)”

Dört ay önce “Milliyetçi oylar ve İmamoğlu” başlıklı yazımda Ankara koridorlarını yakından takip eden bir dostumun tespitlerini aktarmış ve “milliyetçi oyların” önemine vurgu yapmıştım. İmamoğlu’nun 4 Ekim 2025’te Fransız gazetesi Le Monde için kaleme aldığı yazıya atıfta bulunmuş, “Diplomama haksız şekilde el konulması hakkımdaki tek dava değil; hakkımda başka pek çok Kafkavari dava var: ‘hakaret’, ‘yolsuzluk’, ‘terörizm’ (çünkü 2024’te İstanbul’daki belediye listelerime Kürt adaylar koymaya cesaret ettim.) İşte mücadele ettiğimiz sistem bu” cümlelerine yer vermiştim.

Dün…

GÜNDEMAR’ın 208 sayfalık “Türkiye Gündemi” başlıklı raporunu ve araştırmasını okudum. 60 ilden 2 bin 255 yurttaşla görüşülmüş. Hangi parti ne kadar oy alıyor ya da cumhurbaşkanı adaylarının performansına geleceğim.

Üç parti ayrı ayrı girerse yüzde 16.34 alıyor

İlk önce “Bu Pazar seçim olsa oyunuzu kime verirsiniz? (Kararsızlar dağıtıldıktan sonra)” sorusunun yanıtlarına bakalım.

CHP’nin oy oranı yüzde 33.33, AK Parti yüzde 28.56 ile ikinci sırada. DEM Parti yüzde 9.38, Zafer Partisi yüzde 5.95, Anahtar Parti yüzde 5.82, MHP yüzde 5.35, İYİ Parti yüzde 4.54, Yeniden Refah Partisi yüzde 3.79, diğer partiler toplamda yüzde 2.15, Türkiye İşçi Partisi yüzde 1.13 oy oranında.

Peki “Milliyetçi İttifak Senaryosu” yaşanırsa. Okuyalım:

“Ocak 2025 Türkiye Gündemi araştırmasında olası bir Milliyetçi İttifak senaryosu test edilmiş ve katılımcılara, ‘İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti’nin birlikte milliyetçi bir ittifak kurduğu bir seçimde oyunuzu hangi partiye verirsiniz?’ sorusu yöneltilmiştir. Bu durumda CHP’nin oy oranı yüzde 30,07’ye yükselirken, AK Parti yüzde 25.82 ile ikinci sıradadır. Milliyetçi İttifak yüzde 20.72, MHP yüzde 6.89, DEM Parti yüzde 9.41, Yeniden Refah Partisi yüzde 3.01, TİP yüzde 0.82, Diğer partiler yüzde 2.63 oy oranına sahiptir.”

Bu noktada; Zafer Partisi, İYİ Parti, Anahtar Parti seçime ayrı ayrı girerse oy oranlarının toplamı 16.34. Ancak “Milliyetçi İttifak” kurulursa oy oranları 20.72 oluyor yani yüzde 4.38 artış sağlıyorlar. CHP’nin oyları yüzde 3.26, AKP’nin oyları yüzde 2.74, YRP’nin oyları yüzde 0.78 düşüyor. DEM oylarını koruyor. MHP de yüzde 1.54 oylarını artırıyor.

O zaman 7 Ekim 2025’te yayımlanan yazımdaki şu tespite dönelim:

Ankara’yı yakından takip eden bir dostumla “milliyetçi oyları” konuştuğumda dedi ki: “2028’de milliyetçi partiler toplamı yüzde 25 olur. Cumhurbaşkanlığı seçiminin belirleyicisi milliyetçi seçmen olacaktır.”

O zaman Kürt siyasetinin oylarını almak isteyen partiler ya da adaylar hata mı yapıyor? Bu soruya yanıtı da ilginçti:

“Özellikle cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘milliyetçi oylara ihtiyaç yok’ diyen muhalefet hata yapar. Ekrem İmamoğlu da aynı hatayı yapıyor ve Le Monde yazısında listelerine Kürt adaylar koyduğunu ve bunun cesaret olduğunu vurguluyor. Ki bazı çevrelerin (belirleyici seçmen DEM Partisi’dir) söylemi de sayısal olarak mantıksız. Bazı anket şirketlerinin CHP’nin, DEM oylarını alırsa seçimlerin kazanılacağını anlatmaya çalışması da tarihsel bir yanılgı olacaktır.”

Yavaş da İmamoğlu da Özel de kazanıyor

Şimdi gelelim olası cumhurbaşkanı adaylarının oy oranlarına.

Mansur Yavaş yüzde 58.64 ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın (yüzde 41,36) 17.28 puan önünde.

Ekrem İmamoğlu yüzde 58.07 ile Erdoğan’ın (yüzde 41,93) 16.14 puan önünde.

Özgür Özel yüzde 54.39 ile Erdoğan’ın (yüzde 45,61) 8.78 puan önünde.

Ümit Özdağ yüzde 46,70 ile Erdoğan’ın (yüzde 53,30) 6.60 puan gerisinde.

Yavuz Ağıralioğlu yüzde 43.57 ile Erdoğan’ın (yüzde 56,43) 12.86 puan gerisinde.

Müsavat Dervişoğlu yüzde 41,72 ile Erdoğan’ın (yüzde 58,28) 16.56 puan gerisinde.

Fatih Erbakan yüzde 41.24 ile Erdoğan’ın (yüzde 58,76) 17,52 puan gerisinde.

Haziran-Ocak arası ortalamalara da bakalım.

Haziran-Ocak dönemi birlikte değerlendirildiğinde, Mansur Yavaş’ın oy oranının son ay itibariyle yüzde 58.64, Tayyip Erdoğan’ın oy oranının ise yüzde 41.36 düzeyinde olduğu görülmekte. İki aday arasındaki oy farkı, haziran ayında 11.22 puan seviyesindeyken, ocak itibarıyla 17.28 puana ulaşmış. Son üç ay ortalamasına göre oy dağılımı Yavaş için yüzde 61.41; Erdoğan için yüzde 38.59.

Haziran-Ocak dönemi birlikte değerlendirildiğinde, Ekrem İmamoğlu’nun oy oranının son ay itibariyle yüzde 58.07, Tayyip Erdoğan’ın oy oranının ise yüzde 41.93 düzeyinde olduğu görülmekte. İki aday arasındaki oy farkı, haziran ayında 7.36 puan seviyesindeyken, ocak itibarıyla 16.14 puana ulaşmış. Son üç ay ortalamasına göre oy dağılımı İmamoğlu için yüzde 58.68; Erdoğan için yüzde 41.32.

Bu tabloda Özgür Özel’in durumu da çarpıcı.

Haziran-Ocak dönemi birlikte değerlendirildiğinde, Özgür Özel’in oy oranının son ay itibariyle yüzde 54.39, Tayyip Erdoğan’ın oy oranının ise yüzde 45.61 düzeyinde olduğu görülmekte. İki aday arasındaki oy farkı, haziran ayında 4.74 puan seviyesindeyken, ocak itibarıyla 8.78 puana ulaşmış. Son üç ay ortalamasına göre oy dağılımı Özel için yüzde 54.95; Erdoğan için yüzde 45.05.

Öcalan’ın rolü yanlış diyenler yüzde 67

Katılımcılara, “Abdullah Öcalan’ın ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde siyasi bir aktör olarak rol üstlenmesi sizce doğru mudur, yanlış mıdır?” sorusu yöneltildi.

‘Doğrudur’ diyenler yüzde 23, ‘Yanlıştır’ diyenler yüzde 67, ‘Fikrim yok’ diyenler yüzde 10 oranında. ‘Doğrudur’ diyenler; AKP seçmeninde yüzde 31; MHP seçmeninde yüzde 14; CHP seçmeninde yüzde 6; İYİ Parti seçmeninde yüzde 15; DEM Parti seçmeninde yüzde 95; diğer partilerin seçmenlerinde yüzde 10 oranında.

‘Yanlıştır’ diyenler; AK Parti seçmeninde yüzde 53; MHP seçmeninde yüzde 75; CHP seçmeninde yüzde 86; İYİ Parti seçmeninde yüzde 79; DEM Parti seçmeninde yüzde 1; diğer partilerin seçmenlerinde yüzde 86 oranında.

Ağustos 2025 ve Ocak 2026 dönemi bir arada değerlendirildiğinde; Abdullah Öcalan’ın ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde siyasi bir aktör olarak rol üstlenmesi doğrudur diyenlerin oranı ocak ayında yüzde 23 düzeyinde ölçülmüş. Bir önceki aya göre 2 puanlık artış kaydedilmiş, ağustos ayına göre ise 1 puanlık artış söz konusudur. Son üç ay ortalaması yüzde 22 düzeyinde. Abdullah Öcalan’ın ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde siyasi bir aktör olarak rol üstlenmesi yanlıştır diyenlerin oranı ocak ayında yüzde 67 düzeyinde. Bir önceki aya göre 2 puanlık azalış var. Ağustos ayına göre ise 7 puanlık artış söz konusu. Son üç ay ortalaması yüzde 67.67 düzeyinde.