HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Hani ‘nevi şahsına münhasır’ denir ya, yani ‘herkes gibi olmayan, kendine has bir kişiliğe, tarza ve davranış biçimine sahip, bu özellikleriyle başkalarından farklı ve eşi benzeri bulunmayan’
İYİ Parti milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba bu tanıma tam uyuyor.
Refah Partisi kökenli Fakıbaba, AKP kendini öteleyince Şanlıurfa’da belediye seçimlerine bağımsız olarak katılmış ve açık ara kazanmıştı.
Dürüst ve ahlaklı biri olarak tanınan Fakıbaba daha sonra milletvekili oldu, son seçimde ise İYİ Parti’den Meclis’e girdi.
Ancak partisi ile uyum sorunu yaşadığını söylüyordu son zamanlarda.
Çerçeve yasa konusunda partisinin ‘hayır’ kararını içine sindiremediğini ama parti disiplinini bozmamak için hayır oyu verdiğini söylemişti.
Ayrılmayı düşünüyordu partiden.
Ayrıldı da dün.
Ama dedi ki “İYİ Parti’den istifa ettiğim gibi milletvekilliğinden de istifa ediyorum.”
Dedim ya dürüst ve ahlaklı olarak tanınıyor Fakıbaba.
Yeni bir seçim olmadan parti değiştirmenin seçmene hakaret olduğuna, ayrıca bunun ahlaklı bir davranış olmadığına inanıyor.
Pat diye ilke ve görüşlerinden vazgeçip AKP’ye koşanların kulağı çınlasın.
NOT: Fakıbaba milletvekilliğinden istifa ettiğini söylüyor ama buna Meclis onay verecek. Şahsi görüşüm Meclisin bu oylamayı yapmayacağı yönünde. Ama Fakıbaba, aldığı karar gereği istifası onaylanmasa bile meclise gelmeyecektir.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Bakın bir de böyle milletvekili var
İşe bakın. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın İYİ Parti’den de milletvekilliğinden istifa ettiği gün, bir süre önce Yeni Yol’dan istifa edip “Yoluma bağımsız olarak devam edeceğim” diyen Bursa milletvekili Kani Torun’un haberi geldi. AKP’ye katıldığı.
Bir tarafta partisinden istifa ettiği gibi milletvekilliğinden de istifa eden milletvekili, öte tarafta kapağı iktidar partisine atan milletvekili.
Bir de komik bir şey var.
Kani Torun “Neden AKP’ye geçtiniz” sorusuna “Yorum yok” diye cevap veriyor.
Niye konuşmadı acaba?
Belki de “Şimdi ben bunu seçmene nasıl anlatacağım?” telaşındadır.
Kani Torun sadece bir örnek.
Bu yasama yılında CHP’den ayrılıp Yeni Parti’yi kuran 91 milletvekili hariç 40’ı aşkın milletvekili partilerinden istifa etti, bunların 18’i AKP’ye geçti.
50’ye yakın belediye başkanı da partilerinden istifa edip iktidar partisi saflarına katıldı.
Bunun adına siyaset diyorlar öyle mi?
BUNU YAZMAK GEREK
Kayyıma kayyım, ya seçilmiş olan?
Muhalefete yönelik ilk belediye operasyonu Esenyurt ile başlamıştı. Üstelik başkana “teröre destek” suçlaması yapılmış, Ahmet Özer tutuklanırken yerine AKP’li kayyım atanmıştı.
Bu kayyım da belediyedeki tüm CHP’lileri bir kenara bırakıp kadrosunu AKP’den oluşturmuştu.
Kayyım, rantın çok yüksek olduğu Esenyurt’ta güle oynaya istediğini yaparken beklenmedik bir şey oldu ve kayyımın başkan yardımcısı yaptığı kişinin büyük yolsuzluğa karıştığı ortaya çıktı.
Bu kişinin evinde yapılan aramada, deste deste milyonlarca dolar ve euro, kilolarca altın, ziynet eşyası ele geçirildi.
İddiaya göre bu kişi Esenyurt’taki her ruhsat işleminden rüşvet alıyormuş.
Başkan yardımcısı bunu yapıyorsa, asıl başkanın bundan haberi olmaz mı?
İktidar ‘onun böyle yapacağına inanmadığını’ düşündü ve her soruşturma açmadı ama kayyımı da görevden alıp, vali yardımcısı başka kayyım atadı.
Niye?
Bu yolsuzlukta dahli varsa soruşturma açılmalıydı, görevden almak da aslında suçlu olduğuna inanmak değil mi?
Ama söz konusu kişi AKP’li olunca hukuk değil AKP hukuku geçerli oluyor.
Görev yerini değiştirmek ve yukarının gözünden düşmüş olmak yeterli ceza kabul ediliyor anlaşılan.
İyi de bu büyük ilçenin seçilmiş belediye başkanı, hiçbir yasal engel olmamasına rağmen görevine iade edilmiyor.
Dedim ya, eğer AKP’den değilseniz hukuk değil, AKP hukuku geçerli sayılıyor.
ŞAKA GİBİ
Yap ihbarı, tutuklat, kap ihaleleri
Adamın adı Atilla Aydıner.
Bayrampaşa Belediyesi AKP’deyken buradan ihaleler almış.
2024 yerel seçiminden önce hak edişlerinin seçim sonrası ödeneceği söylenmiş.
Ama seçimi CHP kazandı.
Bu kişi ve ortakları da bu hak edişlerin yeni belediye tarafından ödenmediğini, kendilerinden rüşvet istendiğini ileri sürerek şikâyetçi olmuşlar.
Bu şikâyetten iki ay sonra da Bayrampaşa’ya operasyon yapıldı ve başkan tutuklandı.
Vekil seçimi, tartışmalı oylamalar ve hileyle geçti ve sonunda Bayrampaşa AKP’ye geçti.
Şimdi sıkı durun, Atilla Aydıner’in şirketi bu operasyona katkı sağladıktan sonra AKP’li belediyelerin gözdesi hâline gelmiş.
Önce Esenler, sonra Kocaeli, ardından Sultanbeyli’nin AKP’li belediyelerinden toplam 80 milyon liralık ihale almış.
Güzel iş, değil mi?
AKP kendine hizmet eden hiç kimseyi unutmuyor.