ANALİZ

Pazar günü Macaristan’da halk sandık başına gitti.

Peter Magyar liderliğindeki ana muhalefet partisi Tisza, Başbakan Orban’ın 16 yıllık iktidarına son vererek seçimi kazandı.

Her ülkede seçim yapılır, iktidarlar kazanır ya da kaybeder.

Ama Macaristan’ın durumu bizim açımızdan farklı.

Çünkü Macar Başbakanı Orban tam 16 yıldır iktidarda ve söylemleriyle; uygulamalarıyla, siyasetiyle bizdeki yönetimi çok andırıyor.

Macaristan’da da muhalefete ağır baskılar uygulandı.

Macaristan’da da medya tamamen kontrol altına alındı.

Macaristan’da da hukukun üstünlüğü ilkesine uyulmadı.

Macaristan’da da yargı tamamen iktidarın kontrolüne geçti.

Macaristan’da da muhalefet bir önceki seçimde tıpkı 6’lı masa gibi bir ittifak kurdu ve kaybetti.

Ancak aynı ittifak beş yıl sonra Orban’ı yenmeyi başardı.

Macaristan’da da kamuoyunda “Orban ne yapar ne eder gitmez” görüşü hakimdi.

Ne oldu, Macaristan’da tarihin en yüksek katılımlı seçimi yapıldı ve Orban iktidarına son verildi.

Demek medyayı esir almak, yargıyı sopa gibi kullanmak, her türlü eleştiriyi adeta vatan hainliği saymak, halka dünya lideri olduğunu söylemek, algılar yaratıp “asla gitmeyecekmiş” havası basmak yeterli olmuyormuş.

Halkın “Burasına gelince” bir bakmışsınız gereğini yapıvermiş.

İktidar ve medyası Macaristan seçimleri ile ilgili pek suskun.

Belli ki bu örnek panik yaratıyor.

GÜNÜN SÖZÜ:

“Denenmişi denememek gerekir” diye bir söz var...
SZC’de denendiği gibi...
Geliyor, olmuyor...
Tekrar geliyor, yine olmuyor...
24 yıllık iktidarımız gibi...
Her halde akıllanmıyoruz...
Sürpriz... Macaristan halkı 16 yıl sonra akıllandı!..
Sıra bizde mi?..
Ahmet ÜSTÜN

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

İsrail bunu yaparsa!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün ekranlardaydı.

Bana sanki biraz süngüsü düşmüş gibi göründü.

Türkiye’nin son İran-Amerika görüşmesinde hiç yer almamasının psikolojik etkisi altındaydı sanki Hakan Fidan, iri sözler söylemedi “Ateşkes bizim sayemizde oldu” falan gibi şişirmeler de yapmadı.

Daha sakin, olayları daha soğukkanlı izler tavırdaydı.

Yunanistan ile ilgili ilginç sözler söyledi.

“Yunanistan-Kıbrıs Rum Kesimi-İsrail yaptıkları iş birlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor” dedi örneğin.

İsrail ile ilgili de çok ciddi bir söz sarf etti.

Şöyle dedi; “İran’dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz. Netanyahu’nun Türkiye’yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz.”

Peki İsrail Türkiye’yi düşman ilan ederse ne olur?

İşte bunu söylemedi.

Çünkü sanıyorum bu konunun önce Amerika ile Trump ile konuşulması gerekiyor.

BUNU YAZMAK GEREK

Anlaşmazlık Amerika’nın lehine

Herkes büyük umutlar bağlamıştı ama Pakistan’dan olumlu bir sonuç çıkmadı, her şey sil baştan yeniden başlıyor.

Görüşmelerin tıkanması, Amerika’nın Hürmüz’e abluka kararı alması, İran’ın sert çıkışını değerlendirince şunu görüyorum;

Bu krizin uzaması en çok Amerika’nın işine gelecektir.

İran sert açıklamalar yapsa da gücünün sınırlı olduğunu biliyoruz.

Amerika ise tek başına başlattığı bu operasyona destek arayışlarında bulundu, bunu sağlamadı ama sürecin uzaması nedeniyle destek bulacaktır.

Çünkü Hürmüz’ün kapanması, İran’ın sağa sola füze atması dünyayı giderek tedirgin ediyor.

Bugün İran’a karşı olan ama fiziken Amerika’nın yanında yer almayan NATO ülkeleri kendi çıkarları gereği taşın altına ellerini koymaya başlayacaklardır.

Çünkü batı ülkelerinin enerji kesintisine ve tedarik zincirinin kırılmasına dayanacak güçleri yok.

BUNU YAZMAK GEREK

Üsküdar meydanı çekilmez halde

İstanbul’un en önemli merkezlerinden Üsküdar her gün biraz daha kalabalıklaşıyor.

Anadolu yakasının Kadıköy’den sonraki en büyük ulaşım merkezi olan Üsküdar’da meydan artık çekilmez hale geldi.

Çare nasıl bulunacak elbette bilemiyorum ama meydandaki toplu ulaşım araçlarına (otobüs, vapur ve motor, Marmaray) ulaşmak için her gün yüzbinlerce insan çile çekiyor.

Trafik durmuş, vapur ya da motor kalkmak üzere ama yetişemiyorsunuz, göz göre göre bir sonrakine kalıyorsunuz.

Belediye Üsküdar’ı daha güzelleştirmek; ulaşımı rahatlatmak amacıyla pek çok özel çalışma yaptı ama yetmiyor.

Çaba çok ama bir çare de bulmak gerekiyor.