ANALİZ
Yine yüreğimiz yandı.
Bir F-16 savaş jetimiz Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üssü’nden havalandıktan sonra düştü, pilot binbaşı İbrahim Bolat şehit oldu.
İlk kez bir askeri uçağımız düşmüyor.
Ancak askeri uçakların düşmesi ister istemez kuşku yaratır, herkes bunun sebebini öğrenmeye çalışır.
Bu durumlarda medya hemen harekete geçer, olayla ilgili bilgi toplamak için çalışır.
Oysa bizde durum çok farklı.
F-16’mız düştükten sonra bütün medya organları sadece kaza haberini vermekle yetindi uzun bir süre.
Neden?
Çünkü resmî açıklama beklendi.
Televizyonlar, gazetelerin internet siteleri ayrıntı veremedi bir türlü.
Çünkü iktidar bu tür durumlarda “Bizden bilgi almadıkça hiçbir öğrendiğinizi yazmayacaksınız” diye öyle bir korku salmış durumda ki medya da ne yapacağını bilemiyor.
Sabah bir kanalın olay yerindeki muhabiri “Elimde bazı bilgiler var ama resmi açıklama yapılmadan bunları açıklamak doğru olmaz” deyiverdi.
Çünkü korkuyor.
Korku temelsiz değil, CİMER ve Dezenformasyon Merkezi anında devreye giriyor ve iş “yalan haber yaymaktan” yargıya kadar gidiyor.
Böylece birçok olay iktidarın baskısı ile kamuoyuna net biçimde yansımadan unutulup gidiyor.
Sadece bir örnek vereyim; Azerbaycan’dan gelirken düşen kargo uçağını unutmadık mı?
Anladığım şu; İktidar bir şekilde aleyhine kullanılabilecek veya kendini zora sokabilecek her olayı korku salarak önlemeye çalışıyor.
BUNU YAZMAK GEREK
Yine gizemli bir kaza
Balıkesir’de F-16 uçağımız neden düştü?
Teknik hata mı?
Yedek parça eksikliği mi?
Pilot hatası mı?
Bilmiyoruz.
Uçak otoyola düştü.
O sırada trafik akıyordu, peki o sırada ne oldu, uçağın düşmesinden sonra araçlar zarar gördü mü, başka kayıplar var mı?
Saatler sonra kaza anında olay yerinden geçmekte olan üç TIR’ın çarpıştığını öğrendik ama can kaybı oldu mu, hasar ne kadar yine bilmiyoruz.
Şunu biliyoruz ama; İktidar yıllardır Amerika’dan yeni F-16’lar alma ısrarının yanı sıra mevcut F-16’lar için (250’nin üzerinde) modernizasyon ve yedek parça talebinde bulunuyor. Elimizdeki F-16’ların çoğu hayli eski.
Bunların açıklanması gerek.
Bazı gerçeklerin saklanmasının hiçbir anlamı yok.
GÜNÜN SÖZÜ:
2024 ne yılıydı?..
Emekliler yılıydı…
Emekliler hâlâ sürünüyor!..
2025 ne yılıydı?..
Aile yılıydı…
Aileler parasızlıktan boşanıyor!..
2026 ne yılı?..
Ekonomi yılı…
İflaslar, icralar daha 2. ayda rekorlar kırıyor!..
Herhalde 2027 “Ayakta Kalanlara Aferin Yılı”
olacak!.. Ahmet ÜSTÜN
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Emekliye reva mı bu?
Konya’dan okurum ve izleyicim olan bir yurttaştan aldığım bilgiler açıkçası içimi paraladı.
Konu emekli maaşlarıyla ilgili.
Okurum diyor ki “2008 yılından sonra memur olanlar 5510 sayılı kanuna göre emekli oluyor, 2008’den öncekiler 5434’e göre, yeni sistemde maaşlar 12-13 bin lira düşük çıkıyor.”
Şu anda 2008’den sonra memur olan ama emekli olan yok.
Mühendis olan okurumun durumu ise farklı.
Engelli olduğu için 18 yılını doldurunca emekli edilmiş.
Ancak yeni yasa gereği aldığı ilk emekli maaşı ile şoke olmuş.
Çünkü çalıştığı sırada bazı yan ödemelerle 100 bin liraya yaklaşan maaşı bir anda 26 bin liraya düşmüş.
“Her gün panik atak geçiriyorum” diyor ve ekliyor “Teknisyen abim eski sisteme göre 35 bin lira emekli maaşı alırken mühendis olan ben yeni sisteme göre 26 bin lira alıyorum. Ev kiram 20 bin, doğalgaz 4 bin 500 lira… Nasıl geçineceğim bundan sonra?”
2033’ten sonra emeklinin hali çok daha fena yani.
ÖNERİ
Ölümlü kazaya karışan otobüsler
Fahri Trafik Müfettişleri Derneğinin yöneticisi Halis Kahraman zaman zaman arayıp trafikle ilgili bilgiler verir öneriler getirir.
Son aramasında “Can Bey, bir önerimiz var” dedi ve devam etti;
“Eskiden ölümlü trafik kazasına karışan otobüslerin bağlı oldukları firmalar emniyet genel müdürlüğünün bütenlerinde yayınlanırdı, ama bu sonra kaldırıldı bu çok yanlış oldu.”
Nedenini sorunca anlattı;
“Bazı firmalar hem araç bakımlarını tam yapmıyor hem de şoförlerini normal çalışma saatinin üzerinde çalıştırıyor. Kazalarda firmaların adı gizlenince işin sahipleri daha rahat hareket ediyor. Oysa ölümlü kazaya yol açan otobüs firmaları açıklansa eskisi gibi, firma sahipleri müşteri kaybetmemek için daha dikkatli olacaklar, kurallara uyacaklar şoförlerini normal sürenin üzerinde çalıştırmayacaklar.”