BUNU YAZMAK GEREK
Pek çok kentin sokaklarında rastlamışsınızdır.
Genellikle banttan ses yayını yapılan küçük stantlarda SMA’lı çocuklar için yardım toplanır.
Çünkü bu hastalığın tedavisi neredeyse mümkün değil ama fiyatı dolar bazında bile çok pahalı olan bir ilaçla bu hastalık tedavi edilmeye çalışılır.
Ben de dahil milyonlarca kişi de bu yardım taleplerini üzüntü ile izlerken devletin bu konuda gereken yardımı yapmadığından yakınırız.
Ancak geçen hafta tanıştığım Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin SMA’nın bir hastalık değil çok sinsi ve fark edilmeyen LYME’in taklit ettiği bir hastalık olduğunu anlatınca çok şaşırdım.
Prof. Dr. Çetin uzun yıllardır hem Türkiye’de hem de uluslararası tıp dünyasında LYME’in çok ciddi bir sorun olduğunu anlatmaya çalıştığını ancak özellikle dev ilaç firmalarının baskısı ile LYME’in hep reddedildiğini anlattı.
Buna karşı sonunda Avrupalı ve Amerikalı bir avuç tıp uzmanının da ortak çalışması ile LYME’in bir hastalık olduğunu ve 365 hastalığı taklit ettiğini literatürde kabul ettirmiş.
Anladığım kadarıyla sorun da burada.
LYME hastalıkları taklit ettiği için teşhis ve tedavide çoğu kez yanlış yapılıyor.
Başta SMA olmak üzere birçok hastalık ya tedavisi mümkün olmayanlar sınıfına sokuluyor ya da çok pahalı ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılıyor.
LYME başta kene olmak üzere kan emici tüm canlılardan geçiyor.
Özellikle evde beslenen hayvanların üzerindeki bit, pire ve kene LYME’e neden olan bakteriyi taşıyor.
Prof. Dr. Barbaros Çetin’e göre şu anda Türkiye’de 7 ile 10 milyon arasında LYME hastası var ancak bu hastaların büyük çoğunluğu başka hastalıklar üzerinden tedavi edilmeye çalışılıyor.
Çetin bu nedenle özellikle anne adayları başta olmak üzere herkesin LYME testi yaptırması gerektiğini belirterek “LYMY’ye neden olan Borreliaburgdoferi bakterisinin olup olmadığı mutlaka saptanmalı” dedi.
ÇOK GÜLDÜM
İki pazar fıkramız var
Bu hafta Yıldırım Tuna’dan iki fıkra geldi.
***
HARABEDE CANAVARLAR
Dede, kan-ter içinde koşarak salona gelip torunlarını etrafına toplamış, “Şehrin tam ortasında bir ejderha ile savaştım çocuklar. demiş nefes nefese, “Yolda dolaşırken birdenbire terk edilmiş, yıkılmış, harap olmuş bir yerde buldum kendimi, başı ve kuyruğu kertenkeleye benzeyen ejderha gibi bir sürü şey karşıma çıkınca ister istemez aralarından birinin üzerine atladım.. Saldırdığım şey bir heykel gibi soğuk ve duygusuzdu. Pas içindeki sırtı ikiye yarılmış içinde iskeleti görünüyordu ve kuyruğunun ucu yoktu. Elime geçirdiğim bir demir çubukla yaptığım sert darbelerim bile sanki derisi betonmuş gibi sekip durdu.
“E sonra ne oldu dede?” diye sormuş çocuklar merakla irileşmiş gözleriyle.
“Artık Anka Park’a girmem yasaklandı.”
***
FUTBOL MAÇI
Din adamı tuttuğu takımın şampiyonluk maçına gitmiş, maçın artık sonuna geliniyor, mutlaka maçı kazanmaları da lazım, durum berabere, tam yanındaki adam “Kuruttunuz lan bizi kuruttunuz ulaaannn..!” diye bağırmış, “Bütün maç boyu yattınız, bir sağa, bir sola, bir geriye pas, şimdi oldu 90+7, maç bitmek üzere, kıçınız tutuştu, kaleye şişirme toplarla son saniyede gol atıp şampiyon olacaksınız ha? Nah olursunuz..! YUUUHH..!”
“Sizi çok iyi anlıyorum” demiş din adamı, “Benim işimdeki insanlar da hep aynı!”
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Gerçekten de çok sesliyiz
Bu hafta iğnelemelerinin tiryakisi olduğunuz gazeteci Erdem Beliğ Zaman yine harikalar yaratmış.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin 64. kuruluş yıldönümünde konuşmuş: “Anayasa yargısı, demokrasinin vazgeçilmezidir” demiş… O hâlde AKP-MHP iktidarını ilgilendiren bir durum yok ortada!
***
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye çok seslidir...” demişti.. 1 Mayıs günü gördük ki hakikaten öyle… Polis düdüğü, biber gazı fısfısı ve postal sesinden!
Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü, kukla gösterisini, dişi ve erkek kuklaların birbirleriyle yakınlaşma sahnesi bulunduğu gerekçesiyle yasaklamış!... Cansız kuklalar arasındaki yakınlaşmayı uygunsuz bulan müdürlük, keşke aynı hassasiyeti canlı çocuklarımıza uygunsuzca yaklaşan bazı tarikat kursları için de gösterse!
***
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kendisine bakanlığı döneminde vuku bulan Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now TV muhabirine, kendisine yönelttiği kamerayı iterek cevap vermiş!... Sorsanız hoşgörülüdür ama bu soruyu cevaplaması için de soruyu soranın yandaş bir kanal muhabiri olması gerekir!