ANALİZ

Amerika dünyanın en büyük ekonomik gücü.

Amerika dünyanın en güçlü ordusuna sahip.

Amerika dünyanın en gelişmiş teknoloji ülkesi.

Amerika bilim ve buluşların merkezi.

Amerika dünyanın en gelişmiş istihbaratına sahip.

Amerika dünyanın en etkili ülkesi.

Amerika dünyanın en yetkin beyinleriyle çalışıyor.

Ama Amerika’nın bir türlü öğrenemediği bir gerçek var.

Kendileri dışındaki toplumların özellikle Doğu ülkelerinin halklarının psikolojisini hiç bilmiyor.

Hele kendilerinden başka ülkelerdeki siyasi akımların, dini inançların ve inanç çatışmalarının hiç farkında değiller.

28 Şubat’ta başlayan ve başta Hameney olmak üzere İranlı en önemli liderlerin öldürülmesinden sonra Molla rejiminin ayakta durması pek mümkün değildi.

Ama Trump Hamaney’in ölümüyle birlikte “Ey İran halkı” diye bir çağrı yaptı ve devam etti “Evlerinizden çıkmayın, şimdilik oturun, operasyonu bitirdiğimizde sokaklara çıkıp yönetimi ele geçirin.”

İşte o an tarihi değişim yaşandı.

Kendileri dışındaki halkların psikolojisinden hiç anlamayan Amerika “devirdiğini” sandığı Molla rejimine taze kan pompaladı.

Muhalifler dahil İran halkı bir anda tek vücut oldu.

Bu İran yönetimine güç ve cesaret verdi, savaşa yok olma pahasına devam ettiler.

Üstelik Trump’ın bu akılsız hamlesi, İran’da yönetimi devralabilecek kadar güçlü olan muhalefeti de zora soktu.

Şu andan itibaren İran’da yönetim değişirse bu “Amerikancı” olarak nitelenecek ve İran iç çatışmalardan uzun süre kurtulamayacaktır.

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Numan Bey soru vermemiş

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş geçen hafta bazı gazetecilerle buluştu.

Hem açılım hem İran konusunda konuşan Numan Kurtulmuş AKP’deki bir geleneği de yıktı bana göre.

Çünkü Kurtulmuş belli ki hiçbir gazeteciye önceden soru vermemiş cevapları da ellerine tutuşturmamış.

Nereden anlaşılıyor?

Çünkü toplantıya katılan tüm gazeteciler hem toplu hem de tek tek fotoğraf çektirdi Meclis Başkanıyla.

Ve tüm gazeteciler kendi çalıştıkları kurumda Numan Kurtulmuş’la yaptıkları görüşmeyi üstelik hangi soruları da sorduklarını belirterek yazdılar veya tv ekranlarından anlattılar.

Bu gözlediğim kadarıyla bir ilk.

“Darısı Erdoğan’ın seçerek uçağına aldığı gazetecilere” diyorum.

Umarım ve dilerim onlar da bir gün Erdoğan’a hangi soruyu sorduklarını ve aldıkları cevabı açıklayabilirler.

Yandaş medyamız için de bir devrim olur bu.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Bu bakan tadını kaçırıyor

Erdoğan kabinesinin en militan bakanı kuşkusuz Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin.

Bu bakan Cihannüma Derneği adlı hayli tutucu bir yapıdan getirildi milli eğitimin başına.

Eğitimi sil baştan değiştiren ve dini taassubu sokan Tekin söz ve davranışlarıyla da bir bakana yakışmayacak işler yapıyor.

Tekin son olarak kendisini “İstanbul’da yapılan iyi işleri yok etmekle görevli” sözleriyle eleştiren CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e “Anlama özürlü herhalde bu arkadaş” dedi.

“O lafı neresinden anlıyor anlamıyorum” diyen bakan Tekin belediyenin açtığı kreşlere karşı olmadıklarını buralarda kanunlara uygun davranılmadığını LBGT’liler tarafından eğitim verildiğini ileri sürdü.

Kreşlerde kim LGBT’li, bu konuda nasıl bir eğitim verilebilir konusu ise bir muamma elbette.

GÜNÜN SÖZÜ

Cumhur İttifakı’nın iki büyük lideri, “Asrın davası TRT’den canlı yayınlanabilir” diyor da...

CHP’nin önergesi, AKP ve MHP oylarıyla, 2. defa reddedildi...

Demek ki, Cumhur İttifakı liderlerinin sözleri dikkate alınmıyor!..

Ben lider olsaydım, sözümü dinlemeyen milletvekillerimi derhal İHRAÇ ederdim!..

Ahmet ÜSTÜN

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Bu iş artık zulme dönüştü

Silivri’deki İBB davasının dünkü duruşması başlamadan bitti.

Çünkü hakimler bir CHP milletvekilinin avukat sıfatıyla şüpheli avukatlarının yanında oturmasına karşı çıktı.

Medya mensuplarının da atıldıkları köşeden duruşmayı izleyemediklerini söylemeleri üzerine “Salonda düzen sağlanamıyor” gerekçesi ile duruşmayı başlamadan bugüne erteledi.

İyi de Silivri İstanbul’a 70 kilometre uzakta.

Şüpheli yakınları, avukatlar, siyasetçiler ve halk zaten bin bir zorlukla buraya geliyor, sonra 6 dakika içinde erteleme kararı veriliyor.

Bu iş artık bir yargılamadan çıktı zulme dönüştü.