Ne yalan yazayım, son zamanlarda Bilal Erdoğan çok fazla görünür olduğunda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok fazla hedef olduğunda “Seçim zamanında yapılacak, Tayyip Erdoğan aday olamayacak, bu yaşanan tartışmalar da AK Parti’nin aday bulma sancısı” diye düşünüyordum.
Ancak, son zamanlarda bu işlere çok fazla kafa yorulan, adeta kaynayan AK Parti kulislerine kulak verince yanıldığımı gördüm.
Herkes “Tayyip Erdoğan dışında hiçbir adayla kazanamayız” görüşünde birleşmiş.
Bilal Erdoğan için henüz erken olduğu yorumları yapılıyor.
Hakan Fidan’ın muhalefette adı geçen adaylara hiç şansı olmadığı vurgulanıyor.
Hal böyle olunca da Erdoğan’ın aday olacağı bir seçimin senaryoları kurgulanıyor.
***
Malum, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için iki yol var.
- Birincisi Anayasa’nın 101. Maddesini değiştirip Cumhurbaşkanı’nın sadece iki defa seçilebileceğine dair hükmü değiştirmek.
Ancak AK Partililer Anayasa değişikliği konusunda çok umutlu değil. Bu yönde bir değişiklik DEM Parti’nin desteğiyle 360’tan fazla 400’den az bir oyla yapılsa, referandum zorunlu olacak ve referandumdan “hayır” çıkması riski var.
- İkincisi ise TBMM’nin “seçimlerin yenilenmesi” kararı alması.
CHP, 2027 başına kadar erken seçime gidilmesine sıcak bakıyor. Ancak 2027’nin ikinci yarısında bir erken seçim tarihini kabul etmiyor.
Buna karşın AK Parti, Terörsüz Türkiye Sürecinin başarıya ulaşması halinde DEM Parti’den destek alarak seçimleri yenileyebileceğine inanıyor.
AK Parti milletvekili transferlerinden de umutlu. Şimdiden 12 transferle milletvekili sayısını 275’e çıkardılar.
CHP kurmayları da 2027 sonbaharında TBMM’den “erken seçim” kararı çıkmasını ihtimal dahilinde görüyor ve yol haritasını bu ihtimali de dikkate alarak hazırlıyor.
***
İhtimalleri bir kenara koyup daha somut yazayım.
Son zamanlardaki milletvekilli transferlerinin, dışarıdan gelen bazı siyasetçilerin partide yönetici olmasının, AK Parti tabanında yarattığı rahatsızlık giderilmeye çalışılırken bunun seçim hazırlığı olduğu parti kurmaylarınca açıkça ifade ediliyor. Tepkiler yatıştırılmaya çalışılıyor. Şöyle bir senaryo yazılıyor:
“2027 Haziran ayında seçimlerin yenilenmesi kararı TBMM’de gündeme getirilecek. Seçim tarihi olarak da 2027 Ekim ya da Kasım ayı belirlenecek. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeniden aday olacak.”
***
Plan çok net, gerçekleşme ihtimali de yüksek.
Peki Erdoğan aday olursa kazanabilir mi?
AK Partililere göre 2027 sonbaharında her şey planlandığı gibi giderse kazanabilir.
Peki “her şey” diye sözü edilen koşullar nelerdir?
Arz edeyim:
“CHP’nin güçlü adaylarının tamamen saf dışı bırakılması, ekonomik krizin yarattığı yoksulluğun nispeten ortadan kalkması, halkın gelirlerinin artırılması, iş dünyasının finansman ve teşvik imkanlarının artırılması, istihdamın artırılması...”
Bu da şu anlama geliyor:
- 2026’da iyice kemer sıkılacak.
Halk yoksulluğu daha derin bir şekilde yaşayacak.
Emekliler, çalışanlar bekledikleri zamları alamayacaklar.
Bu süre içinde yapılan tasarruf ise 2026’nın sonundan itibaren piyasaya pompalanmaya başlanacak.
Seçimden sonra ekonomide neler yaşanacağına bakılmaksızın tam bir seçim ekonomisi uygulanacak.
- CHP’nin güçlü adayları konusunda olacaklara gelince:
Ekrem İmamoğlu hakkında sürekli yeni davalar açılıyor. Diploma davası zaten Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı önündeki en büyük engele dönüşebilir.
Mansur Yavaş’a yönelik salvolar başladı bile...
***
Olur mu?
Olur!
Her şey planlandığı gibi gider mi?
Gider!
Daha önce de benzerleri yapılmamış mıydı?
Yapılmıştı:
“Seçim kaybetsem de bu düzenlemeyi yapmayacağım” diyen Erdoğan, 2023 seçimleri öncesinde EYT düzenlemesini dahi yasalaştırmıştı.
Piyasaya para basılmıştı. İş dünyasına teşvik üstüne teşvik gelmişti.
Asgari ücrete, emekli maaşlarına, memur maaşlarına AK Parti iktidarında görülmemiş oranlarda zamlar yapılmıştı.
2022 sonuna kadar büyük sıkıntılar yaşayan halkımız da 2023’ün ilk altı ayında yaşadığı “bolluk” sayesinde Erdoğan’a oy vermişti.
Siz söyleyin:
Benzer bir senaryo 2027’de yaşanırsa şaşırır mısınız?