Sürekli okuyucularım, izleyicilerim bilir. Youtube’da bir kanalım var ve orada günlük haberleri aktarıp yorum yapıyorum.
Yeni yıla girerken 11 ayı geride bırakmıştım.
O 11 ayda en çok kullandığım sözcüklere baktım. Doğrusunu isterseniz Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in isminin üst sıralarda çıkacağını tahmin etmiştim ama yanılmışım. Mehmet Şimşek 10. sırada çıktı.
Demek ki az çınlatmışım kulaklarını.
***
O nedenle de 1 Ocak 2026 günü yazdığım, 2 Ocak 2026 günü okuduğunuz bu yazıyı Mehmet Şimşek’i anmadan yazamazdım.
Zira kendisine şapka çıkarıyorum.
Nedenini arz edeyim:
Adam koca Türkiye’nin bütçesini sadece vatandaşlardan topladığı vergi, harç ve cezalarla oluşturdu. Topladığı vergi, ceza ve harçlar yetmiyormuş gibi, bir de kamu hizmetlerine zam yağdırdı. Kamuda zerre tasarruf yapamadı. Kamu ihalelerinde 21B maddesi uygulandığından ve ihaleler yüksek fiyatlara yandaşlara gittiğinden kamu kayıpları hız kesmedi. Türkiye’nin dişinin kovuğunu dolduracak kadar dahi doğrudan yabancı sermaye getirmedi. Tersine, Türk sermayesini ülke dışına kaçırdı.
Bunun yanında millet yüksek faiz, yüksek kur, yüksek enflasyon üçlüsünün karşısında alım gücü dibe vurmuş, aldığı ücretler yoksulluk seviyesinin altında kalmış bir vaziyette perişanken o sağda solda “başarı hikayeleri” yazdı.
İşte böyle bir durumda bize de şapka çıkarmak düşer.
***
Yılın son gününde başıma geleni de aktarayım da Mehmet Şimşek’in neden şapka çıkarılacak biri olduğunu biraz daha anlayın.
2024 Kasım ayına kadar SÖZCÜ Gazetesi’nde çalıştım.
2024 Aralık ayında ise NEFES’e geçtim. Yılın ilk 11 ayının maaşını Sözcü’den, son ayının maaşını ise NEFES’ten aldım.
3 Aralık 2025 günü Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan bir yazı aldım.
Bir sürü kanun maddesi sıralamışlar ve yaptığım hatadan dolayı hakkımda cezai işlem uygulanacağını bildirmişler.
Vergi uzmanı değilim. O nedenle ne hata yaptığımı vergi uzmanı sevgili Ozan Bingöl’e sordum. O da anlattı.
***
Bakın cezayı neden almışım?
Kanuna göre 2024 yılında birden fazla işyerinde çalışmışım (aynı anda ikisinde birlikte çalışmadığım, biri bittikten sonra diğerine başladığım halde öyle sayılıyormuş).
11 ay boyunca ilk iş yerim belli vergi dilimlerini dikkate alarak ödenmesi gereken vergiyi ödemiş. Son bir ay, ikinci iş yerimin de yıl sonu vergi oranıyla ödemeye devam etmesi gerekiyormuş.
Daha açık yazmak gerekirse, ilk iş yerim en son yüzde 27 vergi dilimine göre vergi ödemişse, ikinci iş yerimin de 12 ay aldığım toplam ücreti dikkate alarak yüzde 27 ve üzeri bir dilimden vergi ödemesi gerekiyormuş. Ben de iş değiştirdiğimi Gelir İdare Başkanlığı’na beyan etmeliymişim.
Ancak yeni iş yerim, sıfırdan başlamış gibi vergi dilimini yüzde 20 tutmuş.
Gelir Vergisi Kanunu Madde 86/1-b şöyle diyormuş:
“Birden fazla işverenden ücret alan ve birden sonraki iş verenden aldıkları ücretlerin toplamı, tarifede belirtilen tutarı aşanlar yıllık beyanname vermek zorundadır.”
***
“Benim bu detayları bilme şansım var mıdır sizce? Vergi uzmanı mıyım ben?
Üstelik 30 yıldır dört ayrı iş yerinde bordrolu çalışmışım ve başıma böyle bir şey gelmemiş. En son 2018’de Hürriyet’ten ayrılıp aynı yıl SÖZCÜ’ye geçtim. Böyle bir şey istemediler. Bu nasıl olur?”
Bu soruyu da Ozan Bingöl’e sordum.
“Bilemezsin abi, bu kadar detayı işin uzmanları ancak bilir. 2018’de böyle bir düzenleme yoktu zaten. Yeni getirdikleri bir düzenleme bu...” karşılığını verdi.
Biz bordrolu çalışanların bütün işlerini çalıştığımız kurumlar yapar.
Bizim sektörde, maaşlar vergi dilimine göre düşmez. Yıl ilerledikçe, yeni vergi dilimine girdikçe, artan vergiyi kurum karşılar ve çalışanına yansıtmaz.
Hal böyleyken, vergi dairesinin benim bunu bilmem gerektiği düşüncesiyle hareket edip bana o bir ay için maaşımın yarısı kadar vergi çıkarması, üzerine de 70 bin lira ceza kesmesi akıl alır gibi değil.
***
“Peki ne olacak?”
Mali Müşavir, Vergi Dairesi’ne başvurup uzlaşma talep etmemi önerdi. Hatta Ozan Bingöl pişmanlık içeren bir dilekçe vermemin daha doğru olacağını söyledi.
“Vay arkadaş!” dedim.
Şu başıma gelene bak!
Gider o vergiyi de cezayı da anamın ak sütü kadar helal olan kazancımla öderim. Farkında bile olmadığım bir hatadan dolayı da pişmanlık duymam.
Ancak ödediğim halde tekrar ödemek zorunda bırakıldığım motorlu taşıtlar vergisi gibi, ödeyeceğim bu parayı da helal etmem.
Dünyada vergiyi ilk ortaya atan Mısır krallarının dahi aklına gelmeyecek bu cinlikleri bulup karşımıza çıkardığı için Mehmet Şimşek’e de şapka çıkarırım.
Helal olsun Mehmet Şimşek!
Ekonomiden anlamadığın için ekonomiyi düzeltemiyorsun ama vergi yoluyla millete yolunacak kaz muamelesi yapmakta üstüne yok.
Helal olsun Mehmet Şimşek!
(Son bir not: Bu cezanın, aylık 30 bin liralık zammı alamamalarının faturasını bana çıkaran vergi müfettişlerinin araştırması sonucu olmadığını umuyorum. Eğer onların hediyesiyse, kendilerine bir defa daha hatırlatıyorum: Düşük ücretlerinizin de özlük haklarınızın da sorumlusu ben değilim. İnanmıyorsanız gidin hakkınızdaki kararları bizzat veren Mehmet Şimşek’e ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sorun.)