CHP lideri Özgür Özel’in dün TBMM grup toplantısında konuştuğu anlarda AK Parti Genel Merkezi’nde de “Türkiye’nin Dış Politika Perspektifi” başlıklı bir toplantı vardı.
Toplantıyı AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar organize etmişti.
Arka tarafa projektörle Orta Doğu Siyasi Haritasının yansıtıldığı toplantının konuşmacısı ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dı.
Ortama baksanız çok ciddi bir toplantı. Görkemli bir U masa. Çevresinde onlarca medya yöneticisi. İstanbul’dan gelen Genel Yayın Yönetmenleri, Ankara Temsilcileri...
Sanırsınız Türkiye’nin çok önemli gelişmeleri masaya yatırılmış, farklı fikirler, eleştiriler eşliğinde Türkiye’nin dış politika perspektifi konuşuluyor.
Ancak fotoğrafta göze batan ilginç detaylar var.
- Birinci detay: Masanın etrafında oturanlar “sen, ben, bizim oğlan”.
Yani tamamı iktidar medyasının temsilcileri. Konu Türkiye’nin dış politika perspektifi ama sadece yandaşlara anlatılıyor. Keşke Faruk Acar arkadaki panoya “AK Parti’nin Dış Politika Perspektifi” yazdırsaymış.
Hakan Fidan hararetli hararetli bir şeyler anlatırken masanın etrafındakiler angarya bir göreve gelmiş gibi duruyor. Bazıları telefonuna bakıyor, bazıları sıkıntıdan olsa gerek yüzünü iki elinin arasına almış.
- İkinci detay: Ortama bakınca sanıyorsunuz ki vakit kaybetmeden Türkiye kamuoyuyla paylaşılması gereken olağanüstü bilgiler anlatılıyor. Medya mensupları koşa koşa gidip yazacakları son dakika haberlerle Türkiye’nin gündemini değiştirecekler. Hayır öyle değil. Koskoca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan “Off The Record” yani “kayıt dışı” konuşuyor.
Anlamı şu: Konuşulanları yazmak yasak. Yazılsa dahi Hakan Fidan’ın açıklamaları olarak yazmak yasak. Madem açıklama olarak yazılmayacak o halde o kadar organizasyona ne gerek var ki?
- Üçüncü detay: O masada bir başarı hikayesi anlatılıyor ama ortada “Türkiye’nin savaşa sokulmaması” dışında olağanüstü bir başarı yok. Belki anlatılanlar AK Parti Dış Politika Perspektifi açısından gerçekten başarıdır ama Türkiye’nin dış politika başarısı açısından durum öyle değil.
***
Neden böyle düşündüğümü Fidan’la aynı dakikalarda konuşan Özgür Özel’in vurguladığı dört konuya dikkat çekerek göstereceğim:
1) Türkiye’nin büyük destekler verdiği Suriye Devlet Başkanı El Şara, gözümüzün içine baka baka Kıbrıs Rum Kesimi’yle flört ediyor. (Fidan’a sorsanız El Şara kendilerinin sözünden çıkmaz ama) El Şara Türkiye’nin tanımadığı Rum Kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak fiilen tanıdı, KKTC’yi ise görmezden geldi.
2) AK Parti iktidarı, Türkiye’deki bütün itirazlara rağmen ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurdurtulan Gazze Barış Kurulu’na katılmıştı. (Fidan’a sorsanız Türkiye o kurulda yer alarak önemli süreçlere katkıda bulunuyor ama) Bakın o Barış Kurulu, İsrail’in korsan gibi Türkiye’nin burnunun dibinde baskın yaptığı Sumud Filosu konusunda nasıl bir açıklama yaptı:
“Gazze’ye giden filo, Gazze halkının durumundan haberi olmayan ve umursamayan insanların gösteriş amaçlı ‘Aşk Gemisi’ aktivizmidir. Sosyal medya profillerinizi oluşturmak için insanların sefaletini kullanmanız iğrenç bir durumdur.
Gazze’ye gerçekten yardım etmek isteyenler için bir öneri: Elinizdeki tüm nüfuzu kullanarak Hamas üzerinde baskı kurun, böylece yok ettikleri topluluklar için ileriye giden yolu açma yükümlülüklerini yerine getirsinler.”
3) Trump bölgeyi cehenneme çeviriyor. İran konusunda yarattığı belirsizlik, dünya ekonomisini bir vuruyorsa Türkiye ekonomisini üç vuruyor. (Fidan’a sorarsanız Türkiye, Trump’la iyi ilişkileri sayesinde herkesin ilgi odağı oldu, gelişmelerin merkezine oturdu ama) Araplar ve Avrupalılar Türkiye’yi “Trump’ı memnun etme siyaseti” izlemekle suçluyor. Ankara ise Trump’ın hiçbir çılgınlığına kamuoyu önünde açık bir şekilde itiraz edemiyor.
4) Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler de Özel’in deyişiyle “sarkaç” gibi sallanıyor. AB bir gün “düşman”, başka gün “amaç” haline getiriliyor. (Fidan’a göre AB liderleri Trump’tan bütün isteklerini Türkiye üzerinden dillendiriyorlar ve Türkiye Avrupa’nın güvenliği için vazgeçilmez hale geliyor ama) Avrupalılar (başta Almanlar, Fransızlar) güvenlik konularında Yunanistan’a yatırım yapıyor ve Atina’yla Kıbrıs Rum Kesimine destek yağdırıyor.
***
Belli ki toplantı bahane.
Belli ki Faruk Acar, Fahrettin Altun döneminde gölgede kalmaktan sıkılmış ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın geri planda olmasından da faydalanarak kendisini öne çıkarmaya çalışıyor. Öyle anlaşılıyor ki dün Hakan Fidan için AK Parti’ye topladığı iktidar medyasının en üst düzey yöneticilerini iki üç haftada bir başka bakanlar için toplamayı sürdürecek.
Bakalım Duran bu çabaya vize verecek mi?
Bakalım bakanlar Acar’la Duran arasında çıkabilecek bir çekişmede kimi tercih edecek?
Bugün 6 Mayıs
1972’de Türkiye’nin en önemli gençlik liderlerinden, devrimci üç fiadan intikam hırsıyla idam edilmişti.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı saygıyla
anıyorum.
İsimleri, Bağımsız Türkiye mücadeleleri ve güzel günlere olan inançları milyonlarca insanda yaşıyor, yaşamaya devam edecek.
Ruhları şad olsun!