Galatasaray'ın kafa karıştırıcı hücum istatistikleri, evinde ve deplasmanlarda nasıl farklı performans gösterdiğinin kanıtı. Dün akşamki Konyaspor maçı öncesinde kayıtlara geçmiş rakamlara (küsuratsız) göz atalım: İç sahada biri derbi beş maçtaki ortalama 8/29 şut, rakipler 3/8. Dış sahadaki dört maçta ortalama 4/15 şut, rakipler 4/13.
Okan Buruk’un takımının deplasmanlardaki görüntüsü, dünkü maç öncesi “Aman dikkat” dedirtiyordu. İçeride ve dışarıda hücum etkinliği kadar temposu da farklıydı Galatasaray’ın. Konyaspor’un çok az atarken az yemesi, son 5 haftada kalesinde sadece 1 gol görmesi, maçı daha da ilginç hale getirdi. Ama son 4 sezonun en iyi hücum takımını ve yıldızlarını durduramadılar. Sıklet farkı sahaya ve tabelaya yansıdı.
Maçın temposunu belirleyecek Galatasaray’ın, rakip savunmayı aşmak için sadece Osimhen’e değil, Batrakov ve Sara’nın ekstra üretkenliğine ve duran toplara ihtiyacı vardı. Ne oldu? Sara’dan 2 asist, Batrakov’dan 1 gol 1 asist. Bu lige fazla olan Osimhen yine başrole soyunup perdeyi açarken Yunus’un harika şutu Galatasaray’ı rahatlattı. Uğurcan’ın çizgide yumrukladığı top, Muleka’nın direkten dönen kafası, Konyaspor’un üçüncü bölgede daha çok oynaması, Galatasaray için “Uyarı” niteliğindeydi. Ama ikinci yarının hemen başında Batrakov’u attığı gol sıklet farkının kanıtıydı ve maça noktayı koydu.
Yoğun takvimde rotasyon için, bazı isimlerin dinlenmesi adına da uygundu Konya maçı. Özellikle Singo için test niteliğindeydi. Ama ev sahibinin yakaladığı pozisyonlarda onun pozisyon hataları vardı. 4-0’dan sonra Konyaspor iyice havlu atınca son yarım saat Stuttgart düşünülerek asların kenara alınmasıyla, antrenman modunda geçti G.Saray için.