Bugün 14 Mart 2026… Osmanlı İmparatorluğu’nda modern tıp eğitiminin başladığı gün olarak kabul edilir ancak… Bayram olarak kutlanmasının temelinde:

1919 yılında İstanbul İşgali edildiğinde, tıp öğrencilerimin, işgale karşı bir direniş ve protesto eylemi başlattıkları günün de 14 Mart’a rastlatılması yatar…

Bu nedenle Tıp Bayramı, Türkiye’de sadece mesleki bir kutlama değil, aynı zamanda bir vatanseverlik sembolü olarak görülür.

***

Tıp Bayramı aslında sadece bir meslek grubunun değil, insanlığın en kadim ve en kutsal görevlerinden birinin hatırlandığı gündür… Çünkü hekimlik yalnızca bir meslek değil; vicdanla, sabırla ve adanmışlıkla yapılan bir insanlık hizmetidir…

***

Bir doktorun hayatı çoğu zaman dışarıdan göründüğü kadar rahat değildir…

Uykusuz geceler… Kesintisiz nöbetler… Ağır sorumluluklar ve… Çoğu zaman:

İnsanın omuzlarına çöken büyük bir vicdan yükü…

Bir hekimin verdiği karar, bir insanın hayatı ile ölüm arasındaki ince çizgiyi belirleyebilir…

Bu yüzden hekimlik bilgi kadar karakter, bilim kadar merhamet gerektirir…

Sabır sınavı

Bir hastanenin koridorlarında yürürken beyaz önlükler görürüz…

Oysa o beyaz önlüklerin arkasında çoğu zaman yorgun ama vazgeçmeyen insanlar vardır…

Kendi çocuklarının doğum gününe yetişemeyen, bayram sofralarına geciken, gecenin bir yarısında çağrıldığında koşarak hastaneye giden insanlar…

Çünkü onlar bilir ki bir hastanın beklemeye tahammülü yoktur.

***

Hekimler, insanın en kırılgan anlarında yanında olan insanlardır…

Bir ameliyathane kapısının önünde umutla bekleyen bir aile için doktor, sadece bir meslek sahibi değil aynı zamanda umut demektir. Hastanın elini tutan bir doktor bazen bir ilacı değil, yaşama isteğini verir…

***

Türkiye’de hekimlik aynı zamanda büyük bir sabır sınavıdır…

Yoğun hasta yükü, zor çalışma şartları ve zaman zaman karşılaştıkları haksızlıklar…

Buna rağmen hekimlerimiz her sabah yeniden hastanelere gidiyor…

Çünkü onlar: Hipokrat’ın yüzyıllar önce ettiği yeminin ruhunu hâlâ taşıyorlar: “önce, zarar verme…”

İyi ki varsınız

Toplumlar doktorlarına nasıl davranıyorsa aslında kendi geleceğine de öyle davranmış olur çünkü…

Bir toplumun en büyük gücü ne ordusudur ne Milli gelirinin büyüklüğü.

En büyük gücü insan hayatına verdiği değerdir…

Bugün bize düşen görev sadece “Tıp Bayramınız kutlu olsun” demek değildir…

Asıl görevimiz, hekimlerimizin bilim yapabileceği, huzur içinde çalışabileceği ve saygı görebileceği bir sağlık ortamı kurmaktır…

***

Bu vesileyle hayatını insan hayatını kurtarmaya adamış tüm hekimlerimize şükran borçluyuz.

Gece gündüz demeden çalışan, insan sağlığı için kendilerini adayan bütün doktorlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun…

İyi ki varsınız… İyi ki beyaz önlüğün ardında insanlığın vicdanını taşıyorsunuz...