“Finansal İstikrar” falan diye ortalıkta dolaşıyorlar ama milletin anasını ağlatıyorlar her aldıkları kararda… Kime bu istikrar Allah aşkına!
Arkadaş 2026 yılı itibarıyla vatandaşın bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu tam 6.1 trilyon lirayı aşmış durumda…
***
Yanlış duymadınız, trilyon! Böyle yazınca okuyup geçiyorsun ama... Bakalım mı bir daha bu rakama?
Bir milyon liranız olduğunu düşünün... İyi para değil mi? Şimdi o bir milyonun yanına bin tane daha koy. Ne etti? Bir milyar lira! Çok büyük para değil mi? Hayal etmesi bile zor.
Şimdi o bir milyar liradan da bin tane koy yan yana… İşte o bir trilyon lira! Yuh be kardeşim o ne para!
***
Yani bankalara ve finans kuruluşlarına tam 6.1 trilyon lira borçluyuz! Yani 6 milyon tane bir milyon lira borçluyuz! Küsurat diye hesaba katmadığım miktar da 100 milyar lira!
Her bir milyon lirayı bir tuğla saysan, buradan Ay’a merdiven kurarsın.
Bunun 2.9 trilyon lirası sadece kredi kartı borcu… Yani millet artık ekmeği, makarnayı, ay sonunu getirebilmek için geleceğini rehine vermiş. Biz hâlâ “Borç yönetimi” masalları dinliyoruz.
***
Bu durum hesabını bilmemekle, ayağını yorganına göre uzatmamakla açıklanamaz! Nitekim icra takibine alınmış kişi sayısı 4 milyonu geçti!
İcra dairelerindeki derdest dosya sayısı 24 milyona ulaştı… Memlekette neredeyse her haneye bir icra dosyası düşüyor! Herkes mi har vurup harman savuruyor?
24 milyon dosyanın olduğu bir memlekette istikrardan değil ancak toplumsal iflastan bahsedebilirsiniz.
***
Şimdi bu devasa enkazın ortasında kalkmışlar, çıkıp “Finansal İstikrar ve Hanehalkı Borç Yönetimi” falan diyorlar. Yahu neyin istikrarı? Neyin yönetimi? Kafayı yemişler!
Aldıkları karar ile kredi kartlarının limitlerini düşürüyorlar! Üstüne “Kolaylık sağlıyoruz borçlarınızı da yapılandırın” diyorlar.
***
Getirdikleri kıyağa bakın… Mesela 100 bin liralık bir kredi kartı borcunuz var. Ödeyemediniz, tıkandınız. Gittiniz bankaya, 48 ay yapılandırdınız. Bu 48 ayın sonunda toplam geri ödemeniz yaklaşık 190 bin lira!
Borcunu ödeyemeyenin, ödesin diye önüne koydukları fatura! Hakikaten uçmuşlar bunlar! Kafaları iyi…
***
Üstelik bir de şart koşmuşlar; “Yapılandırdığın borcun en az yarısını ödeyene kadar kredi kartı limitin artırılamaz.”
Bu ne demek biliyor musunuz? Vatandaşın can simidini elinden alıp, “Hadi şimdi kıyıya kadar yüz, yüzebilirsen” demek... Acil bir ihtiyacı olsa, çocuğu hastalansa, musluğu patlasa kartta limit yok!
Ya bir gidin ya… Ayıp valla!