Mehmet Şimşek çıktı, o her zamanki sakin, “Biz işi biliyoruz, siz anlamazsınız” tavrıyla noktayı koydu. Neydi?

“Altına yönelik kota uygulamasına gittik, çıkar çevreleri memnun değil, kusura bakmasınlar. Ülkede olmayan metali ithal edeceksiniz, bir köşede atıl olarak duracak...”

***

Cümledeki özgüvene bakar mısınız? “Kusura bakmasınlar...”

Ben kusura bakıyorum Sayın Bakan! Hem de öyle bir bakıyorum ki, gözlerimdeki hayret ifadesini görseniz, o “Rasyonel” politikalarınızdan şüphe edersiniz.

Hele ekonominin nasıl yönetilemediğini, “Tasarruf” adı altında ülkenin nasıl devasa bir servet kaybına uğratıldığını görünce hayretin yanına “Acıma hissini” de ekliyorum!

***

Ağustos 2023’te ne yaptı? “Cari açık çok arttı, sebebi de bu milletin altın sevdası” deyip ithalata kota koydurdu… Halt etti! Niye?

Normal şartlarda, yani pandemiyi falan saymazsak, bu ülke yılda ortalama 325 ton altın ithal ediyordu.

***

Vatandaş altını seviyor. Alıyor, kenara koyuyor. Neden? Çünkü senin yönettiğin paraya güvenmiyor!

Peki, kota gelince ne oldu? 2024 ve 2025’te ithalatı bıçak gibi kesildi. Yıllık ortalama 126 tona geriledi.

Yani? İki yılda bu ülkeye girmesi gereken 398 ton altın “Hop hemşerim, giremezsin!” diyerek kapıdan çevrildi!

***

Ekonomi yönetimi “Bakın cari açığı 37.4 milyar dolar düşürdük, harikayız, muhteşemiz!” diyerek birbirlerini kutluyorlardı.

Evet, cepten 37.4 milyar dolar çıkmadı. Kağıt üzerinde cari açık düştü. Bakan Şimşek mutlu, Merkez Bankası mutlu... Ama hikaye burada bitmedi.

***

Hani Bakan Bey “Atıl duruyor” demişti ya... O “Atıl” duran, hiçbir işe yaramadığını iddia ettikleri altının onsu 4.850 dolar seviyesinde…

Ekonomi yönetiminin yapamadığı bakkal hesabını biz yapalım.

“Döviz gitmesin” diye o 398 ton altını alınmadı. Ortalamalara gören yaklaşık 37.4 milyar doları kasada tutuldu.

***

Peki, o alamadığımız altınların bugünkü değeri ne olacaktı?

Tam 62 milyar dolar! Aradaki fark ne kadar? 24.6 milyar dolar!

Yazıyla yazayım ki etkisi daha net anlaşılsın; Tam “Yirmi dört nokta altı milyar dolar…”

Bu milletin varlığından buharlaşan tam 24.6 Milyar Dolar! Bir daha; Evet 24.6 Milyar Dolar!

***

Sadece para değil… Üretimi ve geleceği de kaybettik! Nitekim bu işin bir de sanayi tarafı var.

Türkiye’nin kuyumculuk sektörü dünyada ilk üçteydi... İtalyanlarla kafa kafaya yarışıyorduk. Ne oldu?

Sen içeride altını dünyaya göre pahalı hale getirince, ihracatçı adam ne yapsın? Hammaddeyi pahalıya alıp, kime mal satacak?

Mısır’a kaçtılar, Dubai’ye taşındılar. Kuyumcukent’teki atölyeler birer birer kapandı. Yüzyıllık ustalar, tezgahı toplayıp Arap çöllerinde atölye kurdu.

***

Ben basın toplantılarına çağrılmıyorum ama… Keşke çağırılan gazeteci veya ekonomist arkadaşlar bu durumu sorsalar ya kendisine…

“Sayın Şimşek… Ülkenin 24.6 milyar dolarlık zararına sebep oldunuz! Hâlâ “Atıl metal” için aynı fikirde misiniz?” diye…