Türkiye ekonomisinin yönetim katı kireçli… Damarlar tıkalı… Kan gitmiyor.

Oda ve borsalar dedikleri “Hizmet makamı” falan değil… Düpedüz iktidar ve rant paylaşım merkezleri!

Düşünsenize… Tam 25 yıl aynı koltukta oturup bir kere bile kalkmayan yöneticileri… Kalksa bile “Aman yerim soğumasın” diye koltuğu da sırtlayıp götüren tipleri… Türkiye’de o kadar çok var ki!

***

Yıl 2001… Apple ilk iPod’u tanıttı. Sadece müzik çalan bir aletti. iPhone’un çıkmasına daha 6 yıl vardı. İşte tam o yıl Rifat Hisarcıklıoğlu TOBB Başkanı oldu.

Aradan 25 yıl geçti. Çeyrek asır!

Bu süre içinde dünya defalarca yön değiştirdi, Türkiye sistem değiştirdi, nesiller büyüdü… Rifat Bey hâlâ orada... O koltukta…

İnsan merak ediyor; Neden kalkamıyor acaba?

***

Daha da beteri Bendevi Palandöken kişisi… Film gibi...

1962’de bakkallığa başlıyor. 1984’te Ankara Bakkallar Odası Başkanı oluyor. “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” diyorum yahu... Daha Kenan Evren cumhurbaşkanı… Berlin Duvarı yılmamış!

Sonrası daha fena… Aynı anda hem Oda Başkanı hem Federasyon Başkanı hem TESK Başkanı hem de kredi kooperatifi başkanı…

Bakkal derdini odaya anlatıyor; Başkan Palandöken… Oda çözemiyor, federasyona gidiyor; Başkan Palandöken. En tepeye çıkıyor; Başkan yine aynı… Palandöken!

Kimi kime şikâyet edeceksin? Sistemin başı da sonu da aynı kişi…

***

Üstelik kredi musluğunun başına da oturmuşlar. Köşeleri tutmuşlar. “Bana yan bakana kefalet yok” denildi mi, esnafın boğazına düğüm atılıyor.

Bu düzenin içinde demokrasi mi yeşerir, yoksa “Padişahım çok yaşa” kültürü mü?

Sahi bunun kuralı yok mu? Bir zamanlar vardı.

2004’te çıkan kanun dedi ki; “İki dönem (8 yıl) yeter” Sözde kan değişimi olacak, gençlerin önü açılacaktı.

***

Peki bizim “Ağalar” bunu yer mi? Yemez!

Kulisler, davalar derken 2013 yılında bir katakulli; “Seçme ve seçilme hakkına aykırı” diyerek süre sınırlaması kaldırıldı.

İyi de bunlar seçimlere devlet gibi giriyor. Odanın bütçesi, personeli, arabası, imkanları ellerinde… Rakip çıksa ne olacak? Nasıl kazanacak?

Garibim elinde kendisinin bastırdığı broşür ile ortalıkta dolanıp duracak…

***

Virüs bütün bünyeyi sarmış durumda…

Ankara Ticaret Borsası Başkanı… 1995’ten beri görevde… 31 yıl! İzmir, Ege, Antalya, Samsun, Sivas... Tablo hep aynı… Yıllardır koltuğu bırakmayan “Yerel baronlar” çürütüyorlar ekonomiyi…

Koltukta kalanlar birbirini koruyor. Yereldeki başkan merkezi destekliyor. Merkez de yerelde düzen sürsün istiyor. Bunun adı; “Al gülüm ver gülüm” sistemi…

***

Bakın İTO Başkanı Şekip Avdagiç’e… Milletin 27-30 Euro’luk oyuncaklarını yasaklamak için kendini yerden yere attı.

Sonrasında başta THY olmak üzere 20 ayrı kurumda yöneticilik yaptığı… Huzur hakkı adı altında maaş aldığı ortaya çıktı.

Hem de daha 7 yıl 9 ay oldu kendisi seçileli... Düşünsenize diğerlerini…