Elbette “Gurur tablosu” olarak açıklayacaklar. “İstanbul Havalimanı Avrupa’nın Zirvesinde!” İyi de ciddi sorun var bu işin temelinde…
2026’nın Ocak ayı verileri… Terminalden tam 6.9 milyon yolcu geçti. Londra Heathrow’u, Paris’i, Frankfurt’u… Hepsi geride…
İyi de havacılıkta “En büyük benim” demek, “En akıllıyım” demek değildir. Hatta devasa bir verimsizlik çukuruna doğru koşa koşa gitmektir.
***
Sahi bu İngilizler neden bu kadar ahmak? Londra dediğiniz şehirde altı tane havalimanı var. Heathrow, Gatwick, Stansted, Luton, City, Southend...
Niye İngilizler toplanıp “Dünyanın en büyük terminalini biz yapacağız, içine de AVM kadar dükkan açacağız” demiyorlar? Paraları mı yok?
***
Nedeni basit! “Fonksiyonellik” denilen o kelime bu sorunun cevabı… Trafiği dağıtıyorlar, riski bölüyorlar.
Biz ne yapıyoruz? “Her şeyi tek sepete koyalım, sepet de dünyanın en büyük sepeti olsun, havamızı atalım” diyoruz.
***
“Multi-Airport System” (MAS) denilen, yani çoklu havalimanı sistemi… Mantığı “Benim iş adamım şehrin göbeğindeki London City’den 15 dakikada uçağa binsin, tatile gidecek olan Gatwick’e gitsin, ucuz bilet arayan Stansted’e yönlensin.”
Devasa sistemler, küçük bir aksaklıkta devasa felçler geçirir. İstanbul’da kar biraz fazla yağsa, tüm Türkiye’nin havacılık damarı kesilir. Londra’da bir havalimanı kapansa, öbürü idare eder.
Nitekim bir havalimanı 50 milyon kapasiteyi aşınca “Ölçek ekonomisizliği” başlar. Yani büyüdükçe verim artmaz, aksine karmaşa ve maliyet artar.
İstanbul Havalimanı’nda durum ne?
Şu anki aktif kapasite yıllık 90 milyon yolcu… 2025 yılındaki gerçek yolcu trafiği yaklaşık 84.4 milyon…
2026’da 90 milyon yolcu hedefleniyor… Dördüncü pistin 2026 Ağustos’ta tamamlanmasıyla birlikte terminal kapasitesinin 120 milyona çıkarılması planlanıyor.
***
Uçağın terminale yanaşması yarım saat… Uzun taksi süreleri yüzünden yakılan o fazladan yakıtlar kimin cebinden çıkıyor?
Eyvallah 330 destinasyona uçmak bir prestijdir ama uçağın pistten kalkması 30 dakika sürüyorsa, o uçak havada değil yerde para yakıyordur.
***
Pasaport kontrolüne ulaşmak için bir buçuk kilometreye yakın yol yürüyorsunuz. Peki, 25-50 milyon yolcu kapasiteli havalimanları varken, neden yolcuya bu acıyı çektiriyoruz? Çünkü derdimiz “En büyük” tabelasını asmak, yolcunun konforu değil ki…
Zira dev havalimanları transit yolculara hizmet ederler. Kendi vatandaşına ise çile çektirirler.
***
Sahi neden Atatürk Havalimanı’nda bütün pistler kapatılmadı? Neden Cumhurbaşkanı ve diğer devlet görevlileri Atatürk Havalimanı’nı kullanıyorlar?
Kendilerini de dünyanın en büyük havalimanlarından birini kullanmaya davet ediyorum. Buyursunlar bizimle aynı keyfi yaşasınlar. Ya da aynı kaderi ve kederi!