Memlekette öyle bir ekonomik seviye yakalandı ki, artık savaşın ortasındaki ülkeyle manav tezgahı kıyaslıyoruz.

İşin enteresanı bu kıyasın sonunda domates bile kızarıyor ama sorumluların suratında en ufak bir kızarma görünmüyor!

***

İran’da savaş var, ambargo var, Hürmüz Boğazı krizi var, ihracat yasağı var. Bizde ne var? “Program işliyor” var… “En kötüsü geride kaldı” var…

Sonuç? Türkiye’de dolmalık biber 155 lira… İran’da 33 lira… Domates bizde 100 liranın üstünde… İran’da 16 lira… Hepsinde fiyatlar böyle… Kısaca savaştaki İran ucuz, “Oyun kurucu ülke” diye anlatılan Türkiye kabus…

***

Daha da beteri Amerika ve İsrail’in sabah akşam bombaladığı İran’da asgari ücretli cebindeki parayla 335 kilo domates alabiliyor. Bizim asgari ücretlimiz ancak 280 kiloda kalıyor. Savaşta olan onlar, açlıkla savaşan biz…

Sor Tarım Bakanına… “Efendim ama mesele o kadar basit değil…” der… Zaten bu ülkede vatandaşa dokunan hiçbir mesele basit değildir ki!

***

Zira sarayın harcamaları basittir, müteahhide verilen işler basittir, yandaşın vergi affı basittir. Lakin domates neden 100 lira oldu derseniz, işte orada bir anda herkes iktisat profesörüne döner...

Sunum açarlar, grafik gösterirler, mevsimsellik derler, lojistik derler, küresel koşullar derler… Geçen yıl kiraz yiyemedi bu ülke, don vurdu dediler! En son suçu güneş lekesine bağlamadıkları kalır.

***

İran’daki ucuzluk bir ekonomik mucize değil… Çaresizliğin tezgahtaki hali… Nitekim Türkiye’deki pahalığın sebebi de bahaneler değil…

O da beceriksizliğin, plansızlığın, ithal girdiye bağımlılığın ve “Piyasa halleder” diye diye tarımı sahipsiz bırakmanın sonucu…

***

Şöyle söyleyeyim, resmi rakamlara göre çiftçinin maaliyeti yıllık sadece yüzde 36 arttı. İnananı var mı?

Hürmüz Boğazı kapandı diye dünyada doğal gaz ve üre krizi patladı. Gübre fiyatları üç haftada yüzde 50 arttı. Bizim çiftçimiz ne yapsın? Mazot 75 lirada… Tarlaya tohum atacağına barbutta zar at… Daha az risk valla!

***

Peki bu fiyatlar neden böyle? Sorsan 10 kişiye 17’si “Fırsatçılar, aracılar, market lobisi!” der… İyi de bu aracılar sadece Türkiye’de mi var? İran’da aracı yok mu? Orada niye fiyatlar yerlerde?

Mesele aracı değil, mesele planlama! Mesele, çiftçiyi toprağa küstürmek. Mesele, lojistik maliyetlerini kontrol edememek.

Türkiye’de hal çıkış fiyatı ile market rafı arasında yüzde 400 fark var. Neden? Çünkü kamyon o domatesi halden markete getirene kadar yakılan mazot, ödenen köprü ücreti, alınan vergi malın kendisinden pahalıya geliyor!

***

Sahi bu halk daha ne kadar sabredecek? Mutfaktaki yangın, cephedeki savaştan daha mı az tehlikeli? İran’da bombalar şehirlere bizde doğrudan buzdolabına düşüyor.

Savaşmayan bir ülke nasıl geldi savaştan çıkmıştan beter hale? Enkazın altında kalan millet de oturup düşünsün biraz acaba hata nerede?