NATO Parlamenter Asamblesi’nin İran savaşının tam ortasında ABD’nin başkenti Washington’da yaptığı toplantı, kayıtlara ‘çok cesur yürek’ değerlendirmelerin yapıldığı oturum olarak geçti. ABD yönetiminin NATO ülkelerine yönelik eleştirilerinin net biçimde karşılandığı ve ‘yeni yol’ önerilerinin tartışıldığı bir ortam yaşandı.”

Bu iddia, mart ayı sonunda ABD’de yapılan savunma ve güvenlik konularının ele alındığı toplantıya katılan Türk heyetine ait. Onlara göre ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya sert eleştiriler yönelttiği saatlerde, ilk kez İngiltere dahil tüm heyetten ‘tek ses’ çıktı.

***

Türk heyetinin saptamalarına göre ABD’nin kontrolsüz tavrı, İsrail’in manipülasyon etkisi, savaşla ilgili olarak NATO’ya hiçbir platformda bilgi verilmemiş olması gibi konularda, her zamankinden cesur ve net bir duruş sergilendi.

Oturumlarda genel olarak, İran’a yönelik savaş hazırlıkları konusunda NATO ile istişare yapılmadığı, gerekçelerin ortaya konulmadığı belirtildi. Çoğunlukla da “Tek bir değerlendirme yapılmadan İran savaşında NATO ülkelerinden destek beklenmesi kabul edilir değil. ABD yönetiminin NATO’yu eleştirmeye hakkı yok. Ortak karar mekanizması yok sayılmıştır. Destek beklemesi yanlış” tavrı sergilendi.

Türk heyetine göre ilk kez bir NATO toplantısında İngiltere dahil blok hareket edildi. ABD yönetimine yönelik sert eleştiriler, ABD’li parlamenterler tarafından sessiz ve itirazsız dinlendi.

***

Toplantılarda ayrıca, Avrupa’nın güvenliği, Rusya-Ukrayna Barış Anlaşması olasılıkları ve savaş sonrası Ukrayna’da Avrupa ülkelerinin rolü ile Çin’in yeni dönem hedefleri gibi konular da ele alındı.

Uzmanlar tarafından yapılan sunumların, siyasilerin değerlendirmelerinden daha dikkat çekici olduğunu söylemek mümkün. Özellikle, Çin’in küresel güç olarak etkisinin 2030 yılında daha fazla hissedileceği ve diğer ülkelerin bu duruma yönelik olarak pozisyon geliştirmesi gerektiğine ilişkin analizler. Bu durumun NATO ülkelerinin savunma ihtiyacı açısından önemli bir başlık olduğu aktarılıyor.

Yapılan analizlerde, ABD yönetiminin son dönemlerdeki en hafifinden çılgın hareketlerinin, Çin’in domine etme gücünü yavaşlatma amacı taşıdığı belirtiliyor. Buna göre Çin’in güçlü gelişini geciktirmek için Venezuela operasyonu ve İran savaşının yapıldığı iddia ediliyor. Asıl ‘mega hedefin’ Çin’in önlenemeyen yükselişini durdurmak olduğu değerlendiriliyor. Toplantının en ilginç analizlerinden biri bu.

***

Diğeri ise İsrail’in ABD yönetimini manipüle gücü. Bu konu, tüm Avrupa ülkelerinin hemfikir olduğu bir başlık olarak değerlendirmelerde yerini almış. ABD Başkanının, kurumsal yapı ve mekanizmaları kullanmadan aldığı bireysel kararlar da bu manipülasyonun etkisinin büyük olduğunun altı çiziliyor. Sonuçlarının kasım ayındaki ara seçimlerde görüleceği yorumları yapılıyor.

Sonuçta, savaşın ortasında, ABD’nin kalbi olan Washington’da bir araya gelen NATO ülkelerinin siyasetçileri, ilk kez ‘tek vücut halinde’ bakış sergiliyorlar. Bu yeni bir durum ama yeni bir dönemin başlangıcı mıdır bilinmez. NATO kaybettiği gücü ve itibarı yeniden sağlar mı? Yoksa ilk kavşakta yeni ittifaklar kurulup, aynı film izlenir mi göreceğiz…