Sonuç ne olursa olsun Beşiktaş’ı izlemek heyecanlı. Tempolu oynuyorlar. Çok koşuyorlar. Her topa ısıracak gibi saldırıyorlar. Tüm futbolcular büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Saklanarak oynayan yok. Toptan kaçan yok. Hata yapsa da müdahaleyi ve mücadeleyi bırakan yok. Öyle olunca her an yeni bir şey üreteceklerini bilerek izliyor insan...
Sadece Kocaelispor maçına özel değildi bu durum. Avrupa Ligi’nin ilk maçından, ligde yenilgiyle biten
Alanya ve Amed karşılaşmalarına kadar her oyunu böyleydi Beşiktaş’ın. Bu teknik direktör Vincenzo Italiano etkisi midir, yönetimin getirdiği bir mantalite midir, futbolcu grubunun doğal yapısı mıdır, başta Orkun Kökçü olmak üzere takım içindeki lider oyuncuların oturttuğu bir duygu mudur, bilmek zor. Belki de hepsinin birleşimidir. Ama her neden kaynaklanıyorsa hem taraftarlarına hem de futbol sevdalılarına heyecan yaşatan bir Beşiktaş ortaya çıkmış.
Biliyorsunuz ki bu takım puan da kaybetse, yenilse de hep üretiyor, hep mücadele ediyor, hep savaşıyor.
Kocaelispor karşısında bunun meyvesini topladılar. 90 dakikası keyif veren ve sonu 3 puan olan bir maç izledik.
Bu görüntü şimdi ‘Bu sene, son 4 sezonun şampiyonu Galatasaray’ı zorlayacak takım Beşiktaş olur’ yorumlarını gündeme getiriyor. Bence öyle değil. ‘Bu sezon Beşiktaş’ı en çok Galatasaray zorlar’ demek lazım.
Kocaelispor, tipik bir Anadolu takımı. Ligdeki diğer rakiplerine karşı üstün ve baskın oynayıp İstanbul’un
büyükleri karşısında savunmaya çekilme hatasını yapıyorlar. Galatasaray’dan sonra Beşiktaş da bunun cezasını kesti.