"Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası" kapsamında tutuklandık 212 gün sonra tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Halk TV yayınında Kürşad Oğuz'un sorularını yanıtladı.

Son dönemde CHP'den diğer partilere transfer olan belediye başkanlarına ilişkin konuşan Karalar, "Hiç bu kadar parti değiştiren olmadı" diyerek, "İktidar belediyelerin yereldeki gücünü biliyor" değerlendirmesini yaptı.

"MİLLET İRADESİNE SAYGI DUYMANIZ GEREKİYOR"

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın CHP'den istifa etmesine şaşırdığını belirten Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, "Sağlam birine benziyordu" dedi.

"Siyasal partiler yarışıyor, siyasal partilerin adayları bir siyasal partiden aday oluyor. Şimdi siz eğer kendinize çok güveniyorsanız, bağımsız aday olacaksınız, oradan seçileceksiniz" diyen Karalar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer bir siyasi partinin adayı olarak giriyor ve oradan seçiliyorsanız, o millet iradesine saygı duymanız gerekiyor. Çünkü o siyasal partiye oy veriyor insanlar. Onu bırakıp başka bir partiye girmeyi tabii ki çok doğru bulmuyoruz."

"Parti değiştirip bir başka partiye transfer olanları eleştirmek kadar mevcut şartları da eleştirmek lazım" ifadesini kullanan Zeydan Karalar, "Hiçbir dönem bu dönemde olduğu kadar parti değiştiren belediye başkanı olmadı. O zaman dönemin şartlarını da konuşmak lazım" şeklinde konuştu.

"GENÇLER BENİM ONAY VEREMEMEME RAĞMEN 1100 KİLOMETRE YÜRÜDÜ"

212 günlük cezaevi sürecinin ardından Adana'da on binlerce yurttaşın kendisini karşılamasına ilişkin ise Zeydan Karalar, şunları söyledi:

"Bir miting oldu, 50-60 bin kişi falan geldi. Benim Adana'daki pozisyonum çok farklı. Bakın şimdi, seçilen siyasetçi ister genel iktidar olsun ister yerel iktidar olsun, sonuçta size oy veren de vermeyen de sizin vatandaşınız. Siz onları da kapsamak ve onlara da iyi davranmak durumundasınız. Bu ülkenin vatandaşları, "bana oy vermedi" diye herhangi bir tecride, bir dışlanmışlığa maruz kalmamalı. Dolayısıyla bizim de Adana'daki tavrımız bu olduğu için bizim mağduriyetimizi doğru bulmayan bir sürü insan geldi.

Oraya baktığınız zaman AK Parti'ye oy veren de var, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy veren de var, DEM'e de oy veren var, başka partiye de... O, yöneticinin genel tavrına bağlı. Onun için bizim her etkinliğimiz çok kalabalık olur. Mesela hiçbir ilde olmadığı kadar Adana'da 212 gün bizim arkadaşlarımız durmadı. Gençler benim onayı veremememe rağmen 1100 kilometre yürüdü. Her gün Adalet Çadırı dolup taşardı. Buraya gelen sadece Cumhuriyet Halk Partililer değildi. İşte o, mevcut yöneticinin insanlara bakış açısıyla, ayırt etmeden davranmasıyla ilgili bir şey. Ben devleti yöneten insanların da böyle olması gerektiğini düşünüyorum."

"BİZ, ÖDEMELERİN ZAMANINDA YAPILDIĞINI, İKİ AY BİLE GECİKMENİN OLMADIĞINI BELİRTTİK"

Zeydan Karalar’ın, Temmuz 2025'ten Şubat 2026'ya kadar tutuklu kaldığı Aziz İhsan Aktaş Davasında kendisine yöneltilen suçlamalara yönelik yanıtı ise şöyle oldu:

"Baki Nugay ilk ifadesinde "Ben kimseye rüşvet vermedim, rüşvete aracılık etmedim. Aziz İstan Aktaş Seyhan Belediyesi'nde yaptığım işte resmi ya da gayriresmi ortağım değildi" diyor. Fakat 5 ay yattıktan sonra, özellikle Aziz İstan Aktaş etkin pişmanlık ifadesinden tahliye olduktan yaklaşık 10-12 gün sonra, muhtemelen bu gerekçeyle tekrar ifade veriyor. Orada da üç tane ifadesi var, iki tane taslak ifadesi var dosyada ama iddianameye girmeden.

Bu çok ilginç, ben hukukçularla falan konuştum; bu çok olağan bir şey değil, çok rastlanan bir şey değil. Yani çalışılmış. Yani ne anlama geliyor işte; Zeydan Karalar o taslak iki ifade olsa tutuklanması söz konusu olmayacaktı. Üçüncü bir ifade var giren ama hiçbirinde de... Tutuklanmanızı gerektirecek bir ifade değil tabii. Sonrasında tabii birisinde işte "biri geliyor" diyor, birisinde "defalarca görüştüm" diyor.

Defalarca görüştüğü çok hani pek öyle bir şey olmadığı için tekli görüşmeye döndürüyor. Ama üçünde de hak ediş ödemelerinin olmadığını, geciktiğini, alması için bizim onu zorladığımızı falan söylüyor. Tabii biz böyle bir şeyin olmadığını, ödemelerin zamanında yapıldığını, genel alışkanlık olarak belediyelerin ödemeleri geciktiği gibi bir anlayışın olduğunu ama bizde öyle bir şey olmadığını, Seyhan Belediyesi'nde bırakın 6 ay, 7 ay, bir sene, hatta iki ay bile gecikmenin olmadığını, her ay düzenli ödemesinin alındığını falan söyledik. Aslında savcıya da onu ibraz ettik. Fakat biz tutuklandık tabii."

Muhtemelen şöyle düşünmüştür iddia makamı,"Ya bu belediyeler yine ihaleye çıkmıştır, bir ihale almıştır falan gerekçe odur" diye. İşin hani bizim tarafımızdan iyi tarafı şu: Söz konusu ihaleden, işten sonra, tarihten sonra çıkılan bir ihale yok. Yani yeni bir iş yok. İhale alma, ihale almaya devam etmek için bu parayı vermişsinizdir, kurgusunu varsayım olarak ortaya koyuyor."

"TUTUKLANMAMA KONU OLAN İHALE 2017 YILINDA AK PARTİ BELEDİYESİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİ"

Tutuklanmasına konu olan ihalenin 2017'de dönemin AK Parti belediyesi tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar şöyle konuştu:

"'Çıkar sağlamaya devam ettiğini iddia ettiği' tarih 17 Kasım 2017. Çok ilginç. Şimdi siz 1 Nisan'da görevi teslim almışsınız; sizden önceki o zaman AK Parti belediyesiydi, fark etmez başka bir parti de olabilirdi. Oradan devraldığınızda zaten mevcutla çalışıyordu bu firma, orada da iş yapıyordu.İhale süreci bitinceye kadar bizde de iş yapmaya başladı.

O tarihten 17 Kasım 2017'ye kadar zaten düzenli ödemişsiniz. Bu ne demek? Bundan sonra da düzenli ödeyeceksiniz demektir. Yani siz şimdi bir iş yaptınız, her ay düzenli ödüyorsunuz paranızı, alıyorsunuz paranızı... Gelip benden para ister misiniz, öyle bir şeye ihtiyaç duyar mısınız? Doğru değil mi, öyle bir şart yok.

Dolayısıyla biz de o ifadelerimizi verdik, mahkeme heyeti bizim tutuksuz yargılanmamıza karar verdi. Ama bu da tabii işin ilginç tarafı, ben defalarca söylüyorum; biraz iki taslak ifade çok böyle olan bir durum değil. Biraz çalışılmış orada."

Karalar, yaşananın hukuki mi, siyasi mi olduğu yolundaki soruya şu yanıtı verdi:

"Bu süreçlere hukuki süreç demek isteriz ama öyle olaylar oluyor ki, hani ben bu işe sadece hukuki süreç desem Türkiye'nin yarısı buna inanmayacak. Türkiye'nin %60'ı bu iş siyasi süreç diyecek. Mesele beni, sizi ikna etmek değil; mesele kamu vicdanını ikna etmek, toplumun çok büyük bölümünü ikna etmek. Hani biz ne dersek diyelim, mevcut şartlara bakıyor halk, bir karar veriyor. Yani yürüyen yargılamalar o siyasi saiki çağrıştırdığı için insanlar böyle düşünmeye başlıyor. Aslında bu herkes için tehlikeli, keşke böyle bir şey olmasa."

"BEN ATATÜRK'ÜN KURDUĞU PARTİNİN BİR NEFERİYİM"

Cezaevinde bulunduğu dönemde kendisine 'CHP'den istifa et soruşturmalardan sıyrıl' şeklinde bir teklif gelip gelmesine de değinen Karalar, "Hayır, öyle bir teklif gelmedi" diyerek şöyle konuştu:

Yani bana teklif de gelse, ben Cumhuriyet Halk Partiliyim; bunu bütün Türkiye biliyor. Ben Atatürk'ün kurduğu partinin bir neferiyim. Yani o yolda yürüyen bir insanım. Herkesin kendine göre bir fikri vardır, ona da saygı duyarız. 1973 tarihlerinde Ecevit genel başkan oldu, işte Kıbrıs harekatı, Ege'deki kıta sahanlığı, Ege'deki oradaki şeylere sahip çıkması bizi orada pekiştirdi. O gün bu güne inandığımız bir yolla devam ediyoruz. Bize öyle bir teklif, öyle bir ima falan da olmadı."

Aylar süren cezaevi sürecini ise Karalar şöyle anlattı:

"Biz ülkenin kurucu partisinin fertleri olarak devlete çok saygılıyız, devletin kurumlarına çok saygılıyız. Normalde onlara laf söylemek bizim için züldür. Devletin kurumlarının temsiliyetini taşıyan bazı insanlara laf söyleriz de devletin kurumlarına falan laf söylemek bizim için çok zuldür. Yani gittik işte, ne yapalım. Sabah erken kalktık, biraz kitap okuduk, biraz yürüdük, biraz televizyon seyrettik. İşte demin söylediğim gibi bizi yalnız bırakmadılar, çok ziyaretçilerimiz geldi. Yani bir gün hukukun tecelli edeceğine inancımızı kaybetmedik."

Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geri dönmeyi beklediğini ifade eden Zeydan Karalar, "Olmaması için bir neden yok" dedi. Hakkındaki suçlamaların boşa çıktığını belirten Karalar, beraat edileceğine inandığını ifade ederek, "Bir kere irtikap kalktı buradan. İki, ihale alma, ihaleye devam etme... Böyle bir olay da olmamış. O zaman suç nerede? Biz bunu savunduk. Yani sonuçta beraat edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu.