Mansur Yavaş’ın yol haritası

“Uluslararası Sosyal Bilim ve İnsan Araştırmaları Dergisi’ndeki (International Journal of Social Science and Human Research) bir makale dikkatimi çekti: “Siyasi Yorgunluk Sendromu ve Uluslararası Politikada Güçlü Liderlere Duyulan İhtiyaç.”

Dr. Özge Tenlik, 1 Haziran’da kaleme almış.

Özetle diyor ki:

“Siyasi Yorgunluk Sendromu, özellikle geleneksel siyasi modeller ve kurumlara yönelik artan hoşnutsuzluk bağlamında, uluslararası ilişkilerde liderliğin değişen dinamiklerini anlamak için bir çerçeve olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sendrom, siyasi aktörlerin acil sorunları etkili bir şekilde ele alamama algısından kaynaklanan, kamuoyunda giderek artan bir güven krizini yansıtmaktadır.

“… Bu yorgunluk, duygusal tükenme ve siyasi katılımdan kopma olarak kendini gösterir ve seçmenleri belirsizlik karşısında acil eylem vaat eden kararlı liderler aramaya yönlendirir. Kurumsal güven kaybedildikçe, halkın demokratik tartışmalara katılma isteği azalır; bunun yerine düzen ve açıklık ararlar. Bu değişim doğrudan ‘güçlü liderlik’ talebine yol açar.”

Neden “Siyasi Yorgunluk Sendromu”yla başladım?

“ Ciddi düzeyde yoruldum” dediği iddia edildi

Üç gün önce…

TV100’de, Erdoğan Aktaş’ın sunduğu Eşit Ağırlık programında verdiğim bir bilgi tartışıldı, tartışılmaya devam ediyor. O gece canlı yayında dedim ki: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, koridorlarda konuşulanlara göre, CHP içerisindeki bu kaostan ve yaşananlardan ciddi düzeyde yorulduğunu söylüyor. Bu yüzden de geri çekilmeyi düşündüğünü öğrendim. Ankara’ya odaklanacak. Yavaş aslında iki tarafa da mesafeli durmaya çalışıyor. Onun kafasındaki matematik formülü yüzde 50+1. Bölünmüş bir CHP ile de olası yeni bir parti ile de bu 50+1’e ulaşmanın zorluğunu görüyor.”

Evet… Mutlak butlan kararının verildiği ilk günden bu yana Mansur Yavaş’ın hangi tarafta olacağı konuşuldu ve konuşulmaya devam ediyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla mı yoksa CHP’nin mutlak butlandan önceki lideri Özgür Özel’le mi hareket edecek Yavaş? Güvenpark ve Ferdi Zeyrek anmasına katıldığı için “Özel’le” diyenler ağırlıkta! Açıklamalarına baktığımızda, “CHP içinde birlikten” bahsediyor. Örneğin Güvenpark’taki bayramlaşmada şu cümleyi kurdu:

“Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa, siyaseti dahi bırakacağımı söyledim. Bizim insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil. Çünkü önemli olan bu toplumun geleceğidir. Bizler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu yüz yıllık bir partinin birlik ve bütünlüğünü savunduk. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynı kararlılıkla savunmayı sürdürüyoruz. (30 Mayıs 2026)”

Ya da geçen Salı günü “CHP Grup Toplantısı düellosunda”, Kılıçdaroğlu’na şu çağrıyı yaptı: “Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir.”

Bu noktada Yavaş’ın, Vahap Seçer ve Zeydan Karalar’la birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel merkezde ziyaret ettiğini hatırlatalım.

Peki Yavaş hangi hesabı yapıyor?

Matematik hesabı ve bölünmüş CHP

Birincisi… Bölünmüş bir CHP’nin adayı olduğunda ne olur? Kılıçdaroğlu liderliğindeki bir partide kalırsa taban baskısının nasıl olacağını hesaplıyor! Belki ilerleyen günlerde “baskı” azalabilir ama Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkiden dolayı Yavaş’ın kafasındaki matematiğin hayata geçmesi zor olur. Çünkü; yüzde 50 artı 1 konusunda elde var yüzde 33-35’le yola çıkılacağını en iyi bilen isimlerden. O zaman da en az yüzde 15 alması gerekecek.

İkincisi… Bölünmüş bir CHP’de yeni kurulacak partinin geleceği ne olacak? O partinin siyasi çizgisi, Ekrem İmamoğlu’na olan yakınlığı-uzaklığı da hesap edilenler arasında. Ayrıca yeni partinin CHP’deki oyların tamamını alırsa Yavaş yüzde 15 için uğraşacak. Ama yüzde 25 alan bir partiyle yola çıkılırsa o zaman en az yüzde 25 ihtiyacı daha var.

Peki ne yapacak Yavaş? Bilgim, bugünlerde biraz geri çekileceği ve olanı biteni uzaktan izleyeceği. Önemli bir CHP’li dedi ki: “Bu süreçte Mansur Yavaş’ın yıpranmaması gerekiyor. O da yıpranırsa 2028 süreci iyice zorlu hale gelir.” Bir bilgi de şu: Mansur Yavaş ve arkadaşları önümüzdeki günlerde yapılacak anketleri de değerlendirecek, kamuoyunun nabzını tutmaya çalışacak. O da bir yol haritasının şekillenmesine yardımcı olabilir. Yazımın girişindeki şu cümleleri hatırlatmakta fayda var: “Bu yorgunluk, duygusal tükenme ve siyasi katılımdan kopma olarak kendini gösterir ve seçmenleri belirsizlik karşısında acil eylem vaat eden kararlı liderler aramaya yönlendirir.” Yarın siyasette rol almak isteyenlerin bu cümleyi anlaması gerekiyor!

SON DAKİKA HABERLERİ

Aytunç Erkin Diğer Yazıları