2025'te tarım sektörüne ciddi bir kayıp yaşatan ve gıda fiyatlarının artmasına neden olsan zirai don bu yıl da çiftçinin en büyük kabusu olabilir.
Geçen yıl adeta bir afet boyutunda yaşanan zirai don, tarım sektöründe derin izler bırakmıştı. Uzmanlar 2026'da benzer bir tablonun yaşanabileceğine yönelik uyarılarını artırırken çiftçiler adeta alarm durumuna geçti.
Uzmanlar, mart, nisan ve mayıs aylarında etkili olabilecek erken ve geç ilkbahar donlarına karşı üreticilerin hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
İklim değişikliğinin etkisiyle mevsim geçişlerindeki sert dalgalanmalar riskleri büyütürken, özellikle narenciye ve hububat üretiminde zirai don kaynaklı hasar ihtimali endişe yaratıyor. Türkiye’nin dört bir yanında üreticiler, olası kayıpların önüne geçebilmek için şimdiden önlem almaya başladı.
'BU YIL DA ZİRAİ DON ÖNGÖRÜYORUZ'
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Mehmet Ali Ünal, geçen yıl etkili olan zirai donun olumsuz etkilerinin bu yıl da görülmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Doğru çeşit ve anaç seçimi çok önemli. Özellikle bahçe tesisinde, vadi tabanları yerine daha az don riski taşıyan bölgelerin seçilmesi gerekli." dedi.
Ünal, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın kaçınılmaz sonucu olarak özellikle Türkiye'de ve Akdeniz kuşağında mevsim geçişlerinde sert hareketlerin görüldüğünü söyledi.
Türkiye'de genel anlamda tarımsal açıdan risk teşkil eden ilkbahar geç donlarının geçen yıl daha belirgin hissedildiğini anımsatan Ünal, üreticilerin büyük bölümünün bu iklim olayına alışık olduğunu ancak geçen yıl ekstrem olarak lokalden bölgesele geçen don hadisesinin yaşandığını bildirdi.
Ünal, bu yıl için de yine aynı tehlikenin bulunduğuna işaret ederek, "Mart, nisan ve mayıs aylarında yine ilkbahar erken ve geç donlarının ne yazık ki ülkemizi olumsuz etkileyeceği şeklinde öngörümüz bulunmaktadır" diye konuştu.
FOTOĞRAF: AA
ÇİFTÇİ ALARMDA
Dün Akdeniz bölgesinden gelen haberlere göre, Antalya ve Adana'da çiftçiler, zirai dona karşı tarlalarına kurdukları don önleyici pervaneleri çalıştırarak nöbet tutmaya başladı.
Adanalı narenciye üreticileri, hava sıcaklıklarının zaman zaman sıfırın altına düşmesinin ardından zirai don riskine karşın önlemler almaya çalıştı.
Adana Yüreğir'de bahçelere 30 ila 60 dekarlık alanda etkili olan pervaneler yerleştirdi. Bu pervaneler, hava sıcaklığı belirlenen değerin altına düştüğünde otomatik olarak çalışmanın yanı sıra elle de çalıştırılabiliyor.
Aynı şekilde Antalya'da da çiftçiler seralarında ısıtma, yağmurlama ve dumanlama gibi yöntemlerle ürünlerini korumaya çalıştı. Gece gündüz seralarında kalan üreticiler, sıcaklık değerlerini sürekli kontrol ederek don riskine karşı önlem aldı.
Öte yandan önceki gün Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün zirai don riskine karşı uyardığı Adana Yüreğir'de gece saatlerinde etkili olan don nedeniyle bazı portakal ağaçları buz tuttu.
İlçede ağaçlar zarar görürken, buz tutan bahçelerde zarar oluştuğu öğrenildi.
Benzer şekilde Mersin'de dün 200 rakım üzerindeki bölgelerde sıcaklık eksiyi görmesiyle üreticilerde seralarda soba yakıp sabaha kadar nöbet tuttu.
TMO UYARDI
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hazırlanan "Fenolojik Değerlendirme-Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi (Aralık 2025 Değerlendirmesi)" raporuna göre, kar örtüsünün bulunduğu alanlarda hububatın soğuk stresine karşı korunduğu, kar örtüsünün yetersiz olduğu bölgelerde ise ocak ayı itibarıyla zirai don riskinin yakından izlenmesi gerektiği değerlendirildi.
Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erken ekim yapılan ve düşük rakımlı alanlarda kardeşlenme sürecine girildiği, İç Anadolu, Karadeniz'in iç kesimleri ve Doğu Anadolu'da bitkilerin çimlenme, çıkış veya erken yapraklı dönemde dormansiye geçtiği gözlemlendi.
Karadeniz Bölgesi'nde kıyı kesimlerde gelişimin iyi seyrettiği, iç kesimlerde ise yağış ve don riskinin belirleyici olduğu, Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise hububatın dormansi döneminde, ürün desenindeki değişimlerin sınırlı ve bölgesel nitelikte kaldığı gözlendi.
Öte yandan raporda, üreticilere yönelik uyarılar da yer aldı. Kış aylarında don, kırağı ve ani sıcaklık düşüşlerine karşı ekili alanların düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiği belirtilirken ekimi geç yapılan alanlarda çıkış ve bitki gelişiminin yakından takip edilmesi istendi. Olağanüstü bir durum tespit edilmesi halinde resmi birimlere zamanında bilgi verilmesinin önemi vurgulandı.
(AA-NEFES)
TİM Başkanı Gültepe'den kur ve faiz eleştirisiEkonomi