SORU: Glooper nedir, ne amaçla kullanıldığını biliyor musunuz?

CEVAP: Glooper diye bir şeyi duymadım, ne olduğunu bilmem.

Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında, Süleymancıların lideri olduğu iddia edilen Kuriş’e “Glooper” uygulaması soruldu ve Kuriş “Ne olduğunu bilmem” yanıtını verdi.

Ancak… Bir ifade var:

“Siber saldırı olmasın, gizli mektuplarımız, kendi iç yazışmalarımız bilinmesin diye Hindistan teknolojisi uygulamaların daha korunaklı olduğu düşüncesiyle, beytülmalden (cemaatten) yurtların paralarıyla bir mesajlaşma uygulaması satın aldıklarını çok iyi biliyorum. Toplantılarda duyuyordum.”

Bu ifadeyi (Erdal Arıkan’ın şikayet dilekçesi) Kaan Arslan’ın, “Süleymancılar” kitabından (Kasım 2025/Kaynak Yayınları) sizlere aktardım. Alihan Kuriş Suç Örgütü yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma başlayınca Kaan’ın kitabını bir kez daha okuma ihtiyacı hissettim. Okurken, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, Diyarbakır’da yaptığı konuşmayla, kitaptaki “bu ifade” örtüştü.

Çiftçi dedi ki:

“Alihan Kuriş 2016 yılında örgütün başına geçiyor. Akımın başına geçiyor. Geçmesiyle beraber de şu son zamanlarda hepiniz seyrediyorsunuz, görüyorsunuz. Büyük para hareketleri var, mal varlığı hareketleri var. Bir dini cemaat, bir akım. Örnek veriyorum, mesela gizli bir yazılım kullanır mı? Önceden FETÖ’cüler biliyorsunuz ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı Glooper diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulamayla uygulamaya girilebiliyor.”

Sonra 17 Mayıs 2025’te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na Kuriş örgütlenmesiyle ilgili 17 sayfalık şikayet dilekçesi veren Erdal Arıkan’ı aradım.

Yıllarca Süleymancıların yurtlarında yöneticilik yapan Arıkan dedi ki:

“Bu hesaplar tek düzen hesap diye bilanço hesapları excel üzerinde tutuluyor. Mavi defterler vardı, yurtlarda gizleniyordu. Daha sonra her yurdun ağabeyi mavi defterleri evlerine götürüyordu. O süreçte o zaman idareciydim. O zaman bize söylediler, cemaatin havuzunda, merkez sekretarya kararıyla Hindistan’dan özel program alacağız, mesajlaşma programı. Alihan Kuriş’in mektuplarının dağılımı, özel-acil haberleşme yapılacak. Herhangi bir siber saldırı olmasın diye bu program alındığını biliyorum.”

Bekiroğlu: Yazılımı Kuriş özel yaptırdı

Alihan Kuriş yapılanmasını yakından takip eden Avukat Burak Bekiroğlu da dün sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

“Glooper’ı Apple Store ya da Android marketlerden indiremezsiniz. Zira dünya nüfusunun kullanımına açık değil.

“Programın yazılımı Alihan Kuriş tarafından Hindistan’da özel olarak yaptırıldı, kendisi, kurmayları ve 3.300 civarı yönetim kadrosu tarafından kullanılıyor. Öncelikle bu şekilde çok gizli bir programın kullanım amacını anlamak hiç zor değil.

“Diğer yandan AİHM kararlarının yanlı olduğunu ve özellikle Türkiye karşıtı her türlü karara imza attıklarını tartışmaya dahi gerek yok. Özellikle devamlı AİHM’nin fiziken kapısını aşındıran ve hükümeti karalayıp sanki siyasi bir yaklaşımda bulunuluyormuş izlenimi veren Avrupa’daki firari örgüt unsurları cabası.

“ByLock konusunda hata yapılmadı, suç konusu eylemlerini gizlilik içerisinde icraya koyabilmek ve neticede arkalarında delil bırakmamak için ve yargılanma durumunda muhtemel bir cezadan kurtulabilmek amacıyla kullanılan bir haberleşme programını yok saymakta kabul edilemez. Ancak kendinizi kandırmak olur.

“Kaldı ki ByLock içeriklerini hepimiz dosyalarda ve basında ayrı ayrı gördük, doğrudan örgüte içeriği suç olan veya kumpas yargılamalarla bağlantılı talimatlar verilmiş.

“Glooper’a gelince, iddia olunan Alihan Kuriş Silahlı Suç Örgütü (aramalarda ele geçen çok sayıda ruhsatsız silah söz konusu) tarafından kullanılan bu programın ne amaç için kullanıldığını anlamamış olmak garip. Anlamamak değil işine gelmemek demek lazım. Zira herkes kimin neyi ne için yaptığını gayet iyi biliyor ve/fakat bir diğerinin işine gelmiyor.

“Diğer yandan birkaç gün önce Ankara’da onca insan nasıl toplandı? Nasıl 24 saat içinde hiçbir ilan yapmadan koordine olarak toplandılar?”

Kamu görevlileri ortaya çıkarılacak mı?

Evet; Alihan Kuriş dosyası açıldıkça her gün yeni bir bilgiyle karşılaşıyoruz. Ancak… 17 Mayıs 2025’te Erdal Arıkan’ın şikayet dilekçesinde “örgütün” nasıl çalıştığı, nasıl örgütlendiği, tek tek anlatılmış. Bakalım bu dilekçe de işleme konulacak mı? Ya da konuldu mu?

Örneğin dilekçedeki şu iddialar:

“Cemaatin yurtlarında eğitim almış ve devlet memuru olmuş ve bu cemaatin lideri ve abileri ile sürekli irtibat ve iltisaklı olduğu düşünülen bazı kamu görevlilerinden gizli bilgi ve yardım aldıkları (denetlemeye gelen müfettişlerin kurumdan çıkış saatlerini öğrenmeleri gibi) da defalarca olagelmişlerdendir.”

Örneğin…

“Cemaat kurumlarda bulunan kendileri ile iltisaklı memurlardan olası yurt denetlemesi yapılacağını ve müfettişlerin geleceğini haber alarak bu mavi defterleri, hesapları saklamakta çok uzmanlaşmışlardır.”

Bu iddiaların da üzerine gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.