Beklenen oldu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş CHP’den istifa ettiğini açıkladı. Neden beklenen oldu dedim?
Bunu anlatacağım.
Önce açıklamasındaki satır aralarını okuyalım Yavaş’ın.
“19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.”
Yavaş nasıl bir yol önerdi?
Mutlak butlan kararının verildiği 21 Mayıs’tan hemen sonra 4 Haziran’da CHP Ankara İl Başkanlığı’nda düzenlenen törende dedi ki:
“Bu insanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı, daha güzel bir ülkede yaşama umudu, gençler için, emekliler için daha güzel bir ülkede yaşama umudu benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir. Ben daha önce de bu konudaki fikrimi açık açık söylemiştim. İnsanların umudunu tüketecek bir durumda bulunmaktansa siyaseti dahi bırakacağımı söyledim. Bizim, insanların umudunu yeşertmemiz gerekir, onların umudunu tüketmemiz değil.”
Yine 10 Eylül’de sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:
“Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Böyle bir ortamda taraf olmayı da atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değil, zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.”
Yavaş’ın durduğu yer tam da burasıydı:
“Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değil, zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır.”

Öztrak’ın açıklamasından sonra metin hazırladı
Ancak… 9 Eylül günü CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümüne katılmaması CHP yönetiminin tepkisini çekmişti. Hatta 10 Eylül açıklamasında kurduğu şu cümle partide rahatsızlık yaratmıştı: “Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben de o zemini korumaya çalışıyorum. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem.”
11 Eylül’de “Gereğini yapmaktan da çekinmem” cümlesine yanıt CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’tan geldi: “CHP tehditle, korkutarak hareket edebilecek olan parti değildir. Bunun dışında Sayın Yavaş’ın açıklamasının takdirini milletimize bırakıyorum.”
İşte bu açıklamanın üzerine Mansur Yavaş “istifa” kararını aldı ve metni de hazırladı. Ancak… Daha sakin düşününce istifadan vazgeçti ve CHP’de kalacağını çalışma arkadaşlarıyla paylaştı. Yani, dünkü istifa 12 gün önce de gündeme gelmişti ama rafa kaldırmıştı Yavaş.
Bu arada CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’yla da zaman zaman görüşmeyi ihmal etmedi.
YENİ Parti lideri Özgür Özel’in, 9 Eylül’de Erdoğan-Yavaş buluşmasına yaptığı değerlendirme de dikkat çekti. Özel dedi ki: ““Benim haberim var. Mansur Bey birtakım yatırımlar ve projelerle ilgili randevu istemek istediğini bana söylemişti. Benim ondan haberim var, o konuda bir sıkıntı yok. Mansur Bey’in hiçbir şeyinden de şüphem olmaz o konuda. Ankara’nın menfaatleri için önceden beri planladığı, bizim de haberimiz ve onayımızla yaptığı bir görüşmedir. (Koza TV/9 Eylül 2026)”
“Haberimiz ve onayımızla…” cümlesi CHP kanadında tepki yarattı diyebilirim.
Tabanda birliği sağlayabilir mi?
Yine Mansur Yavaş’ın istifa açıklamasına dönersek.
Yavaş, CHP kurmaylarına açıklamasıyla şu yanıtı verdi:
“Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır: Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir. Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.”
Bu noktada Yavaş’ın kendisini CHP’nin üzerinde görmediğini vurgulaması sonrasında da “tabanda birlik” cümlesi.
Bu da cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde izleyeceği yol haritasının şifresi. Değerlendirme şöyle: “Bir yerin kılıcını tutmak mı yoksa herkesin umudu olmak mı? Mansur Yavaş bu denklemde bakıyor. Parlamento içindeki kavganın bir tarafı olduğun an seçmenin cumhurbaşkanlığı için ayırdığı, sandık için cebinde sakladığı siyasetçi imajını bozuyorsun.”
Anlaşılan Yavaş bundan sonra “ortak adaylık zeminini” zorlayacak. Olur mu? Göreceğiz.
YENİ Parti lideri Özel’in 19 Eylül’de T24’ten Murat Sabuncu’ya kurduğu şu cümle önemli: “Ekrem Başkan aday olmasın diye her şeyi yapacaklar. Bu durumda Mansur Yavaş’ın adaylığı çok önemli bir seçenektir.”
Ankara koridorlarını yakından takip eden bir dostum da bana şu mesajı attı:
“Muhalefetin elinde güçlü tek aday var. Ve günü geldiğinde CHP ile Yeni Parti’nin ortak cumhurbaşkanı adayı gösterebileceği kişi Mansur Yavaş. Ve CHP’den istifa etmeden YENİ Parti’yi de yok saymadan pozisyon almıştı ki zaten son seçimi Özgür Özel CHP’sinin. Siyasi gerçeklik bu iken CHP’nin çıkıp Yavaş’a ‘Ya biz ya Yeni Parti’ demesi dikkat çekici.”
CHP SÖZCÜSÜ MÜSLİM SARI:
Kemal Bey’in açıklamamdan haberi yoktu
CHP Sözcüsü Müslim Sarı’yla konuştum. Açıklama öncesi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’yla konuşup konuşmadığını öğrenmek istedim.
Neden böyle bir açıklama yaptınız?
Bizim açımızdan sürdürülebilir bir durum değildi. 9 Eylül’de Anıtkabir’e gelmiyorsun, genel merkezdeki etkinliğe gelmiyorsun… Ondan sonra da diyorsun ki, ‘İki genel başkana da söyledim.’ Sizin genel başkanınız kim? Bugün de dedik ki, hiç kimse CHP’nin kurumsal kimliğinden büyük değildir. Bu lafta bir şey yok ki.
Kemal Bey’in bu açıklamayı yapacağınızdan bilgisi var mıydı?
Bilgisi var mıydı? Bu sorulan bir soruya verilen cevap. Sorunun içinde Mansur Yavaş’ı soruyorlar.
Önceden bir görüşme yok.
Hayır yok. Soruya verilen bir cevap, her soruyu önceden konuşmayız ki. Açıklamamdan sonra görüştük. Bir sorun yok. Kendisinin yolu açık olsun başka bir siyasi yola çıkmayı düşünüyorsa hayırlı olsun.