Bİ SOR BAKALIM

İktidarın ekonomide pembe tablolar çizmesini hiç hazmedemiyorum.

Fiyatlar uçmuş gitmiş.

Halkın satın alma gücü yerlerde sürünüyor.

Emekliler, asgari ücretliler açlık sınırının ile altında gelire talim etmek zorunda bırakılmış.

Ama başta Erdoğan olmak üzere ekonomi ile ilgili kişilerin beyanlarına bakıyorsunuz Türkiye sanki cennetten bir köşe.

AKP Genel Başkanı son kabine toplantısından sonra yine aynı tonda ekonomiyi övdü, her şeyin çok iyiye gittiğini söyledi, işçi ve memurların her zaman olduğu gibi yine enflasyon altında ezdirilmediğini iddia etti.

Enflasyonda ise başarıdan başarıya koşulduğunu söyledi.

Neymiş, alınan önlemlerle enflasyon düşüyormuş son 49 ayın en düşük seviyesine gelinmiş.

İyi de o 49 ay nasıl geçti, bu biiiir.

O 49 ay içinde iktidarda başkası mı vardı, yüzde 30’luk (o da TÜİK rakamına göre) enflasyon kimin sayesinde var bu ikiii.

Bir de şunu merak ediyorum, enflasyon geçen ayda da önceki aya oranla daha düşük gelmişti.

O zaman son 48 ayın en düşük enflasyonu diye konuşulmuş muydu?

Bu tür hatırlatmalar genellikle yuvarlak rakamlarda yapılır.

Galiba ocak ayı enflasyonunun yüzde 30’dan fazla çıkacağını tahmin ediyorlar ve 50’nci ayı beklemeden “49 ayın en düşük enflasyonu” deyiverdiler.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Maduro fırsatı fena kaçırmış

Haber Amerika’nın en önemli gazetelerinde yayınlandı.

Senatör Graham’ın da doğruladığına göre Trump yönetimi aralık ayı içinde Maduro’ya “Artık Venezuela’nın başında kalamazsın, yargılanmamak istiyorsan görevini bırak ve bir başka ülkeye git, örneğin Türkiye’de rahat edersin”
demiş.

Ama Maduro bu teklifi kabul etmemiş.

Artık neye güvendi bilmiyorum ama bu tekliften 15 gün sonra yatağında uyurken karşısında birden Amerikan Delta Force askerlerini görüverdi.

Şimdi belki de bin pişman olmuştur Maduro ve karısı.

Gerçi iyi de oldu.

Türkiye durup dururken başına dert alacaktı.

ÇOK GÜLDÜM

Bana bir tekme atsana

Maduro gibi biri Amerika tarafından yatağından kaldırılıp götürülür de Yıldırım Tuna bunu Tii’ye
almaz mı?

Hemen bir fıkra göndermiş.

Birlikte okuyalım;

Bir ülkenin başkanı, komşu ülkenin görev timi tarafından kaçırılmış, yatağında uyurken uyandırılan başkana tim komutanı “Başkanım, kıçıma sert bir tekme atar mısınız?” demiş ve anında yanlarında getirdiği video ekibine “çekim başlasın” işaretini vermiş..

Ne olduğunu anlamadan uykusundan sinirle fırlayan başkan, tim komutanına sert bir tekme patlatmış, ardından seke seke ayağını ovuşturan başkanı paketleyip helikoptere tıkmışlar..

Helikopterle giderken içlerinden biri tim komutanına “Nerden çıkardınız son anda o tekme olayını?” diye sormuş şaşkınlıkla “Eee.. Emir öyleydi” demiş komutan, “İlk o başlattı.. Herkes görsün işte!”

BUNU YAZMAK GEREK

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı

Yılbaşından hemen önce Yalova’da bir IŞİD hücre evine yapılan operasyonda üç polisimiz şehit olmuştu, eli kanlı teröristlerden de 6’sı öldürülmüştü.

Operasyondan sonra açıklama yapan içişleri bakanı Ali Yerlikaya “teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” olduğunu açıklamıştı.

Bu açıklama bana garip gelmişti, YouTube konuşmamda “Neden Türk vatandaşı değil de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dedi” diye sormuştum.

İlk anda bu kişilerin sığınmacılardan vatandaşlık alanlar olduğunu düşünmüştüm.

MHP Genel Başkanı Bahçeli ise aynı konuda farklı bir tepki gösterdi.

Şöyle dedi; “Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesi son derece rahatsız edici ve sorunlu bir açıklamadır. Böylesi düşüncesiz her yöne çekilebilecek mahsurlu değerlendirmelerden özenle kaçınılmasını temenni ediyorum.”

Anladığım Bahçeli’yi kızdıran şu; Bakan Yerlikaya’nın teröristlerin sığınmacı olmadığını kanıtlamaya çabalaması.

Sanki sayıları 5 milyonu geçen sığınmacılar arasında terörist yok.

Ali Yerlikaya’nın görevden alınacağı söyleniyor bir süredir, Bahçeli bu süreci mi kısaltıyor acaba?