ANALİZ
Uyuşturucu, fuhuş ve kumar adı altında yapılan son operasyonlarda yine kamuoyunun yandan tanıdığı isimler gözaltına alındı.
Bunlardan 4’ü tutuklanırken 4’ü adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Ancak son operasyonların diğerlerinden biraz farkı var.
Çünkü bu kez işin içine CHP ve İmamoğlu da karıştırılıyor.
Son iki operasyonda soruşturmaya uğrayan bazı isimlerin İmamoğlu dosyasında adı geçen bazı kişilerle aynı özel uçağa bindikleri, Kıbrıs ve Londra’ya gittikleri belirtiliyor.
Neymiş; İmamoğlu’nun iş adamlarını haraca bağlayan ekibinin başında gelen ‘Kafa Koparan’ lakaplı Fatih Keleş ve İstanbul’un hafriyat işlerini tekeline alarak yıllık 200 milyon dolara yakın gelir sağlayan firari Murat Gülibrahimoğlu’nun, İmamoğlu’nun da kullandığı özel jetle uyuşturucu ve fuhuş partileri verdiği ortaya çıkmış.
Bir kere “İmamoğlu’nun da kullandığı özel uçak” ne demek?
Muhtemelen bu uçak daha önce İmamoğlu tarafından da kiralanmış.
Bu uçakla yolculuk yapılmış, uyuşturucu partisi nereden çıkıyor?
Amaç belli ki hem İmamoğlu’nu işe karıştırmak hem de CHP’yi bu yönden de kirletmek.
Şu ana kadar yapılan operasyonlarda adı uyuşturucu, seks skandalı, kara para aklama, bahis çetesi kurma iddialarının muhatapları hep iktidara yakın ya da iktidarın palazlandırdığı isimlerden oluşuyor.
Bu durumun AKP aleyhine işlemesinin önüne geçmek için şimdi dikkatler başka tarafa çekilmeye çalışılıyor.
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Oktay Kaynarca ne kurbanı?
Son uyuşturucu operasyonunda en dikkat çekici isim Oktay Kaynarca oldu.
Gözaltına alınan ve yurtdışı yasağı ile serbest bırakılan Oktay Kaynarca ne ile suçlanıyor bunu henüz bilmiyoruz.
Ama adli kontrol uygulandığına göre demek hakkında dava açılacak.
Kaynarca uyuşturucu ile hiç ilgisi olmadığını hatta uyuşturucu karşıtı sosyal kampanyalarda yer aldığını belirerek “alnım açık başım dik, istedikleri testi yapsınlar” dedi.
Oktay Kaynarca’nın diğer gözaltına alınanların telefonlarındaki fotoğraflarda da yer almadığı belli oluyor.
Kısacası Oktay Kaynarca’nın operasyona uğraması bana biraz muamma gibi geliyor.
Acaba sanatçı neden ve kimin kurbanı oldu?
GÜNÜN SÖZÜ
Medyasının yüzde 90’ı,
YALAKA...
ŞARLATAN...
ÇIKARCI...
PARACI...
UYUŞTURUCU...
SAPIK SEKS DÜŞKÜNÜ...
olunca, ülke nereye gider?..
Yazmayacağım, siz anladınız zaten... Ahmet ÜSTÜN
Bİ SOR BAKALIM
O fotoğrafları kim servis ediyor?
Gerçi ilk kez görmüyoruz ama kişilerin savcılıklarda verdikleri ifadelerin anında medyada yer alması, mahremleri olan telefon ve bilgisayarlarındaki kimi fotoğraf ya da belgelerin yine anında yandaş medyada yer alması artık çok sıktı.
Bu tür bilgi ve belgeler “araştırmacı gazetecilik” ile açıklanamaz.
Bir kişinin henüz hakimin önüne bile çıkmadan cep telefonundaki fotoğrafların medyada yayınlanması ancak bilinçli bir servis sayesinde olabilir.
Tabii bir de gazetecinin telefonu çalmasıyla da gerçekleşebilir bu ama o da olanaksız.
Bu görüntülerin yayınlanması Türkiye’nin bir hukuk devleti olmadığını, kişi hak ve özgürlüklerine asla riayet edilmediğinin bir kanıtıdır.
Savcılığın ise buna hiç ses çıkarmaması da insanın canını sıkan ayrı bir nokta.
BUNU YAZMAK GEREK
Adalet bakanına göre sakıncalı
Pek çok gibi ben de sıklıkla şu soruyu soruyoruz;
Bir yandan açılım sürerken, diğer yandan haklarındaki terör suçlamaları düşmüş bazı belediye başkanları neden hala görevlerine iade edilmiyor.
Örneğin Şanlıurfa büyükşehir belediye başkanı Ahmet Türk.
Örneğin Esenyurt belediye başkanı Ahmet Özer.
Bu iki belediye başkanı hakkında da terör suçlamaları düştü.
Ama hala görevlerine dönemiyorlar.
MHP genel başkan yardımcısı Feti Yıldız dün yine bu konuya değindi ve “Ahmet Özer ile Ahmet Türk’ün göreve iadesinin önünde bizim açımızdan hiçbir sakınca yoktur” dedi.
İktidarın ana ortağı bu konuda bir sakınca görmüyor ama belli ki adalet bakanı için durum hala sakıncalı.
Peki nedir adalet bakanının bizden sakladığı sakınca?