BUNU YAZMAK GEREK
Tam 87 yaşında ama bir delikanlı kadar dinç ve enerjik.
1973’de kurulan Ecevit-Erbakan hükümetinin Adalet Bakanı İsmail Müftüoğlu Beylerbeyi’nden dostum, büyüğüm.
Zaman zaman bir araya geliyoruz, görüşlerimiz birbirine çok zıt da olsa Türkiye’nin daha ileri gitmesi, insanların daha mutlu ve huzurlu olması, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması konularında aynıyız.
Sohbetlerimizin bir beyin fırtınası gibi geçtiği İsmail Müftüoğlu’nun Milli gazetede yazdığı köşe yazısındaki bir bölüm çok ilgimi çekti ve sizinle de paylaşmak istedim.
“Adam olmanın” tanımını dini açıdan da irdeleyen İsmail Müftüoğlu bakın ne demiş devamında;
Dört nevi insandan uzak durulmalıdır. Şöyle ki:
1- Yapılan iyiliği inkâr edecek kadar nankör olan, kadir bilmeyen insanlardan,
2- Doğru olanı göremeyecek kadar kör olan insanlardan,
3- Yanlışı savunacak kadar cahil olan insanlardan,
4- İnsanların acısından, eleminden ve çaresizliğinden zevk duyan insanlardan.
Böylelerine yakın olmamak, insanlar için huzur sebebidir.
Onun için önce:
* Zandan sakınmalı,
* Gıybetten uzak durmalı,
* Gelen haberleri mutlaka araştırmalı,
* Yapılan iyiliği başa kakmamalı,
* İnsanlarla alay etmemeli,
* İnsanlara iftira atmamalı,
* İnsanlara lakap takmamalı,
* Kötülükleri iyilikle savmaya çalışmalı ki iyi insan olabilsin.
Hz. Ömer; “Bir insan hakkında tam bir fikir edinmek için, onu hem felaket zamanında hem de rahat olduğu zamanda görmek lazımdır” buyurmaktadır.
İnsanlar 3 çeşittir:
* Tam adam,
* Yarım adam,
* Sıfır adam.
3 türlü kafa vardır:
* Taş kafa,
* Boş kafa,
* Hoş kafa.
Ayrıca insanlar 3 cinstir.
Şöyle ki:
* Bilgi sever,
* Ün sever,
* Para sever.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Zengin malı çenemizi yormasın!
Gazeteci Erdem Beliğ Zaman bu pazar için üç iğneleme göndermiş.
Birlikte okuyalım;
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’nin yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, “Bu Anayasa gömleği gerçekten dar geliyor.” dedi. İyi de iktidarları epeydir gömlek giymiyor, onlara ne?
***
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP’nin siyasette tükendiğini söyledi. Mecazî bir deyişle “ampul söndü”! Bu, bizim vatandaş için pek bir şey ifade etmez çünkü halkımız epeydir karanlıkta yaşamaya alıştı!
***
TBMM’de görev yapan milletvekillerinin mal varlıklarının araştırılması önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedilmiş. Bunu olumsuz algılamamak lazım, zenginin malı züğürdün çenesini yormasın diye yapmışlardır.
ÇOK GÜLDÜM
Pazar için üç fıkramız var
Bu hafta Yıldırım Tuna’dan gelen fıkraları beğeninize sunuyorum;
Evlilikte gülümseme
Karımla imzayı atıp evlendik, o güzel kız gitti, pastayı kestiği andan sonra astı suratını yıllardır gülmüyor arkadaşım. Ne yapsam gülmüyor. Evin içinde Sfenks gibi dolanıyor.
-Evlilik böyle bir şey işte. Benimkini her sabah gülerek uyandırıyorum ama ondan sonra o da aynı seninki gibi. Takma kafanı.
-Yahu seninki sabahları gülerek uyanıyormuş ya. O da yeter bana.
-Çaktırma ama sen de yapabilirsin? Kolay.
-Nasıl?
-Keçeli kalem?
Yemek yedirme yöntemi
Babam ben çocukken ve bana yemek yedirirken “Çuf çuf çuf tren geliyor” diye beni müthiş heyecanlandırır, bu sözleri çabuk yemek yememi sağlardı.
Gerçekten hiç ama hiç unutamadığım ve hayli etkili bir yöntem.
Maazallah biraz nazlansam, beni bağladığı banliyö tren hattının üzerinde bırakır diye hızlıca yemeğimi yer, bitirirdim.
Yemeğimi bitirdiğimde tam tren geliyorken şefkatle beni çözerdi.
Biricik babam benim.
Yeni sevgili
-Baba. Yeni bir erkek arkadaş edindim.
-Ben de yeni bir silah aldım.
-Bu dediğinle nasıl bir bağlantı kuracağımı bilemedim doğrusu.
-Umarım polisler de kuramaz.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Keşke hepimiz böyle çalışabilsek. Hayat çok daha keyifli olmaz mıydı?