DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş başta ekonomi olmak üzere dünya çapında elbette pek çok olumsuz sonuçlara yol açacak.
Ancak bu savaş özellikle Müslüman ülkelerde de derin hasara yol açacağı gibi toplumsal kırılmalara da neden olacak.
Tarihçi ve siyasetçi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu “Son savaş bize neyi gösterdi?” diye sorduktan sonra şu cevapları sıralamış;
1- İslâm devletleri birleşemediğini.
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimsenin size çıkarı olmadan destek vermeyeceğini.
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıklarını ve siyonizm savunucusu olduklarını.
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiğini ve Müslümanların akıllanmadığını.
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceğini.
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağını.
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağını.
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğunu.
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceğini.
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceğini.
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğunu.
Halaçoğlu notunun sonuna şu cümleyi de eklemiş; aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız.
CANIMI SIKAN ŞEYLER
Bu kadar kirletme olmamalı
Hali zamandır gündemde olmayan “şafak operasyonu” daha yaşadık dün.
Uyuşturucu kullandıkları ya da yer temin ettikleri iddiasıyla 14 çok ünlü isim gözaltına alındı.
Galatasaray ve Beşiktaş’ın eski başkanları Burak Elmas ile Fikret Orman da var gözaltına alınan isimler arasında.
Sabancı ailesinden de iki isim aynı nedenle gözaltına alındı.
Sinema ve dizi dünyasının yakından tanıdığı isimler de var.
Peki bu kişiler uyuşturucu ticareti mi yapıyor. Buna olanak mı sağlıyor ya da bu uyuşturucu kullanarak haksız kazanç mı elde ediyor?
Muhtemelen hayır.
Madde kullanmak ağır cezası olan bir suç değil.
O zaman bu tür operasyonlar “isimleri kirletmek” dışında bir işe yaramıyor.
Kişiler yıpranıyor, kamuoyunda itibarları zedeleniyor, ama baronlar purolarından bir nefes daha çekerek rahat koltuklarında oturuyor.
GÜNÜN SÖZÜ
Hukuku “Guguk” olan...
Eğitimi “Gençleri Oyalama Alanı” olan...
Siyaseti “Kavga Arenası” olan...
Ekonomisi “Yalan, Dolanla Dolu” olan...
Parası “Pul” olan...
Halkı “Nemelazımcı” olan...
Ülkeden ne beklenir?..
Bir şey beklenmez...
Ahmet ÜSTÜN
YENİ ÖĞRENDİM
Ezber bozan bir araştırma
Yazar İsmail Çetin’i Haydar Baş sayesinde tanımıştım.
Çetin geçenlerde yeni çıkan kitabını gönderdi.
Kitabın adı Alevîlik Yol, Bektaşîlik Medeniyettir.
Farklı bir araştırma kitabı olmuş. Kitapta Alevîlik, Bektaşilik ve Ehl-i Beyt anlayışını ideolojik kalıpların, yerleşik ezberlerin ve uzun yıllar tekrar edilen yanlış anlatıların dışına taşıyor ve konuyu gerçekçi bir perspektifle yeniden ele alıyor.
İsmail Çetin’le kitabını konuşurken “Bu kitapta ‘Hak İslâm Ehl-i Beyt’tir, ‘Mumsöndü İbadettir’, ‘Andımız Bektaşî ahlâkıdır’, ‘Osmanlı ve Cumhuriyet Bektaşî felsefesiyle kuruldu’, ‘Andımız neyse Gülbenk de odur’, ‘Kut anlayışı Ehl-i Beyt’le nasıl yoğruldu’, ‘Cumhuriyet Devletin, Laiklik Dinin teminatıdır’ gibi tartışmalı başlıkları tarihsel gerçeklik ve güvenilir kaynaklar temelinde değerlendirmeye çalıştım” dedi.
İlginç bir araştırma kitabı, konuya meraklı olanlara tavsiye ederim.
KOMİK
Heyt be, tasarrufa bak
Maliye bakanı tasarruf genelgesi yayınlamıştı biliyorsunuz, biz de zannettik ki ciddi bir tasarruf yapılacak, savurganlık sona erecek.
Olmadı tabii, zaten olamaz da 23 yıldır iktidarda olan AKP kavuştuğu lüks ve ihtişamdan vazgeçer mi?
Ama yine de bize “tasarruf diye sunulan” kandırmacalar da olmuyor değil.
Örneğin Maliye bakanlığı faaliyet raporunda “taşıt kiralanması” konusunda tasarrufa gidildiği ileri sürülmüş.
Neymiş?
Kamu idareleri 16 bin 200 taşıt kiralanması talebinde bulunmuş ama bakanlık bunlardan sadece 3 bin 800 adedine izin vermiş böylelikle yüzde 20’lik tasarruf sağlanmış. Yahu bunun neresi tasarruf.
Tasarruf yeni alımlara engelleme ile değil, lüks ve şatafata yol açan mevcut araçlardan vazgeçerek olur. Seveyim böyle tasarrufu.